⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 351
🕐 Son Güncelleme: 19.10.2026 13:42
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Balıkesir’de 1965 yılında Ali Aktürk tarafından başlatılan terzilik mesleği, oğlu Nuri Aktürk ve torunu Dilara Zişan Aktürk ile üçüncü kuşakta devam ediyor.
- Aile, mesleği yaşatmak için büyük çaba sarf etse de artan maliyetler ve özellikle çırak yetiştirme konusundaki zorluklar mesleğin geleceğini tehdit ediyor.
- Balıkesir Terzi ve Konfeksiyoncular Odası Başkanı Nuri Aktürk, sektördeki yapısal sorunların ve mevzuat değişikliklerinin esnafı olumsuz etkilediğini vurguluyor.
Balıkesir’de 1965 yılında Ali Aktürk ile temelleri atılan terzilik geleneği, günümüzde aynı dükkan içerisinde üçüncü kuşak temsilcileriyle varlığını sürdürüyor. Yarım asrı aşkın bir süredir el işçiliğinin ve ustalığın temsilcisi olan Aktürk ailesi, mesleki birikimlerini gelecek nesillere aktarmanın gururunu yaşarken, sektörün karşı karşıya olduğu zorluklara da dikkat çekiyor.
Üç Kuşaktır Süren Ustalık
Meslek hayatına 1965 yılında adım atan Ali Aktürk, yılların getirdiği tecrübeyi oğlu Nuri Aktürk’e, ardından da torunu Dilara Zişan Aktürk’e aktardı. 1981 yılında kendi iş yerini açan Ali Aktürk, Yeşilli Caddesi’ndeki yılların emeğini bugüne taşıdı. Aktürk, “Oğlumu yanımda yetiştirdim, ardından iş yerini ona devrettim. Şimdi torunumuzla birlikte bu bayrağı taşımaya devam ediyoruz,” ifadeleriyle mesleğe olan bağlılığını dile getiriyor.
Günümüzde el sanatlarına olan ilginin azalması ve seri üretimin yaygınlaşması, terzilik gibi geleneksel zanaatları zor bir sürece soktu. Tıpkı Çin ekonomisinde ihracat odaklı büyüme modelinde olduğu gibi, yerel esnaf da iç pazardaki durgunluk ve artan maliyetler nedeniyle üretim süreçlerini yeniden şekillendirmek zorunda kalıyor.
Terzilik Mesleğinde Çırak Krizi
Balıkesir Terzi ve Konfeksiyoncular Odası Başkanı olan Nuri Aktürk, sektördeki temel sorunun “yeni nesil usta yetişmemesi” olduğunu belirtiyor. 1995 yılından bu yana mesleğin içinde olan Aktürk, çırak bulmanın giderek imkansız hale geldiğini ifade ediyor. Nuri Aktürk, “Terzilik mesleği yok oluşa doğru gidiyor. Artan maliyetler ve çırak yetiştirme güçlüğü, mesleki sürdürülebilirliği olumsuz etkiliyor,” dedi.
Sektördeki bu daralma, sadece küçük esnafı değil, aynı zamanda toplumsal yaşamın dokusunu da etkiliyor. Tıpkı TEİS’ten ilaç prospektüslerinin kaldırılması kararına tepki gösteren meslek örgütleri gibi, terziler de kendi alanlarındaki yasal düzenlemelerin esnafın lehine iyileştirilmesini bekliyor. Basit usulde vergilendirme sistemindeki değişikliklerin, küçük ölçekli terzilerin kepenk kapatmasına neden olduğunu vurgulayan Aktürk, mesleğin korunması için teşviklerin şart olduğunu savunuyor.
Dilara Zişan Aktürk’ün 2026 yılında çıraklık eğitim merkezinde moda tasarımı bölümüne başlaması, aile geleneğinin devamlılığı adına umut verici bir adım olarak görülse de, genel tablo sektörün acil çözüm beklediğini ortaya koyuyor.



