⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 369
🕐 Son Güncelleme: 19.10.2026 13:38
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren Türkiye’de ilaç kutularından basılı prospektüslerin kaldırılarak dijital karekod sistemine geçilmesi planlanıyor.
- Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS), bu değişikliğin özellikle yaşlı ve dijital okuryazarlığı düşük hastalar için ciddi erişim sorunları yaratacağını savunuyor.
- Sendika, halk sağlığının korunması adına basılı ve dijital prospektüs seçeneklerinin birlikte sunulması gerektiğini belirterek kurumları yeniden değerlendirmeye çağırıyor.
Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Nurten Saydan, sağlık sektöründe dijitalleşme adımları kapsamında 1 Ocak 2027 itibarıyla hayata geçirilecek olan ilaç kutularındaki basılı prospektüslerin kaldırılması kararına sert tepki gösterdi. Saydan, söz konusu uygulamanın hastaların ilaca erişim ve kullanım talimatlarını anlama süreçlerinde ciddi bir “dijital eşitsizlik” yaratacağını vurguladı.
Dijital Dönüşüm ve Erişilebilirlik Sorunu
Yeni düzenleme ile birlikte aşılar ve radyofarmasötik ürünler haricindeki tüm ilaçların kutularından kâğıt prospektüsler çıkarılacak. Vatandaşlar, ilacın yan etkileri, dozajı ve kullanım şekli gibi kritik bilgilere ancak ambalaj üzerindeki karekodu akıllı telefonlarıyla okutarak ulaşabilecek. Saydan, bu durumun özellikle akıllı telefonu olmayan, internet erişimi kısıtlı veya teknoloji kullanımına aşina olmayan ileri yaştaki vatandaşlar için büyük bir risk taşıdığına dikkat çekti.
Dünya genelinde yaşanan dijital dönüşüm süreçleri, Atatürk’ün Nutuk’u sekiz dilde dijital platformda erişime açıldı haberimizde olduğu gibi kültürel ve eğitimsel alanlarda büyük kolaylıklar sağlasa da, sağlık gibi hayati konularda fiziksel erişimin korunması gerektiği belirtiliyor.
Eczacı ve Hasta Arasında Güven Krizi
TEİS Başkanı Saydan, uygulamanın eczanelerdeki işleyişi de olumsuz etkilediğini belirtti. Hastaların kutudan prospektüs çıkmadığında eczacılara yönelerek “İlaç sahte mi?” veya “Neden prospektüs yok?” gibi sorular sorduğunu ifade eden Saydan, bu durumun eczacı ile hasta arasındaki güven ilişkisini zedelediğini söyledi. Ayrıca, yaşanabilecek teknik aksaklıklarda vatandaşın ilaç firmasına ulaşmasının neredeyse imkânsız olduğunu, eczacıların bile bu konuda zorluk yaşadığını hatırlattı.
Sağlık sistemindeki bu tür köklü değişiklikler, toplumun her kesimini etkileyebilecek potansiyel sonuçlar doğurmaktadır. Tıpkı Türkiye Unesco Yeşil Eğitim Ortaklığı’na katılan 100. ülke oldu gelişmesinde olduğu gibi, dijitalleşme politikalarının toplumun tamamını kapsayacak şekilde planlanması gerektiği ifade ediliyor.
Afet ve İnternet Altyapısı Riskleri
Nurten Saydan, sadece bireysel değil, bölgesel risklere de dikkat çekti. İnternet altyapısının yetersiz olduğu kırsal bölgelerin yanı sıra, deprem veya sel gibi doğal afet durumlarında iletişim altyapısının çökmesi halinde hastaların ilaç bilgilerine ulaşamayacağını belirtti. TEİS, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nu (TİTCK) bu düzenlemeyi yeniden gözden geçirmeye ve basılı prospektüs ile dijital karekod sisteminin hibrit bir modelle birlikte devam ettirilmesine davet ediyor.



