Gündem

Diyarbakır Kulp’ta GES Projesine Karşı Köylülerin Direnişi Sürüyor

Diyarbakır Kulp'ta yaşam alanlarına 10 metre mesafede kurulmak istenen GES projesine karşı köylüler direniyor. Proje belgelerinde sahtecilik iddiaları gündemde.

OKUMA AYARLARI
Diyarbakır Kulp'ta GES Projesine Karşı Köylülerin Direnişi Sürüyor
Diyarbakır Kulp'ta GES Projesine Karşı Köylülerin Direnişi Sürüyor
📍 Konum: Diyarbakır, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 391
🕐 Son Güncelleme: 19.10.2026 01:24

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı Ağaçlı köyünde, evlere ve su kaynaklarına çok yakın mesafede kurulması planlanan GES projesine karşı köylülerin iki aydır süren direnişi devam ediyor.
  • Köy sakinleri, mahkemeye sunulan proje dosyalarında drone fotoğraflarıyla yerleşim yerlerinin ve su kaynaklarının gizlendiğini, protesto görsellerinin ise destek görüntüsü gibi sunulduğunu iddia ediyor.
  • Bölge halkı, projenin hayvancılık, ipek böcekçiliği ve su kaynakları üzerindeki yıkıcı etkilerinden endişe ederek yeni bir zorunlu göç dalgasıyla karşı karşıya kalmaktan korkuyor.

Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı Ağaçlı (Cixsê) köyünde, yerleşim alanlarının sadece 10 metre mesafesine inşa edilmesi planlanan Güneş Enerji Santrali (GES) projesi, bölgede büyük bir toplumsal gerilime yol açtı. Köylülerin yaşam alanlarını, meralarını ve su kaynaklarını korumak amacıyla başlattığı direniş, ikinci ayını geride bırakırken, projeye dair ciddi usulsüzlük iddiaları yargıya taşındı.

Proje Belgelerinde Sahtecilik İddiası

Direnişin öncü isimlerinden ve köyün önceki dönem muhtarı Taner Ay, VBZ İnşaat tarafından yürütülen projeye ilişkin mahkemeye sunulan belgelerin gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü. Ay, proje alanının belirlenmesi için kullanılan drone görüntülerinde, köyün hayati öneme sahip su kaynağı olan Diş Göleti ve evlerin kasıtlı olarak gösterilmediğini belirtti. Ay, durumu “Sanki Mars’tan çekilmiş gibi, ne gölet var ne de evlerimiz” sözleriyle ifade ederek, belgelerde sahtecilik yapıldığını iddia etti.

Daha da vahim olan iddia ise, köylülerin projeyi protesto etmek amacıyla Kulp Kaymakamlığına yürüdüğü sırada çekilen fotoğrafların, mahkeme dosyalarına “Köylüler projeyi destekliyor” şeklinde sunulması oldu. Bölgede yaşanan bu gerilim, Diyarbakır’da siyasi süreç ve toplumsal beklentiler bağlamında da geniş yankı uyandırdı.

Ekolojik ve Ekonomik Tehdit: İpek Böcekçiliği ve Su Kaynakları

Yaklaşık 32 bin güneş panelinin ve 17 farklı depolama alanının kurulması planlanan proje, sadece fiziksel yerleşim alanlarını değil, bölgenin ekonomik damarlarını da tehdit ediyor. Ağaçlı köyü sakinleri, projenin mera alanlarını yok edeceğini, Türkiye’nin ikinci sırada yer alan ipek böcekçiliği faaliyetlerini bitireceğini ve su kaynaklarını kirleteceğini savunuyor. Kulp, Lice, Bingöl ve Varto hattının maden, HES ve GES projeleri arasında parsel parsel bölündüğünü belirten köylüler, ekolojik talana karşı hukuk mücadelesini sürdürüyor.

Bölgedeki bu tür hareketlilikler, dünya genelindeki kitlesel protestolar ile benzerlik gösteren bir toplumsal tepkiyi beraberinde getiriyor. Köylüler, devletin “şehirlere gitmeyin” çağrısına rağmen, projeler aracılığıyla kendilerini toprağından etmeye çalıştıklarını ifade ediyor.

“Yeni Bir Zorunlu Göç Politikası mı?”

Yaşanan süreci 1990’lı yıllardaki köy boşaltma dönemleriyle kıyaslayan Taner Ay, bölge halkının derin bir travma yaşadığını vurguladı. Ay, “90’larda terör ve güvenlik gerekçeleriyle köylerimiz boşaltılmıştı. Şimdi ise maden, GES ve JES projeleriyle bizi yerimizden etmeye çalışıyorlar. Bizim gidecek yerimiz yok,” diyerek, mevcut durumun yeni bir zorunlu göç politikasına dönüştüğü uyarısında bulundu.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir