⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 377
🕐 Son Güncelleme: 19.10.2026 21:36
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Irak’ın başkenti Bağdat’ta düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 52. Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’na katıldı.
- Ertuğruloğlu, üye ülkelere Kıbrıs Türk halkına uygulanan haksız izolasyonların son bulması için somut adımlar atma çağrısında bulundu.
- İki bağımsız ve egemen devlet modelini savunan Bakan, tükenmiş müzakere süreçleriyle bir 50 yıl daha kaybedilmeyeceğini vurguladı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Irak’ın başkenti Bağdat’ta gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 52. Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’nda kritik açıklamalarda bulundu. “Diyalog ve Dayanışma” temasıyla düzenlenen zirvenin son gününde söz alan Ertuğruloğlu, uluslararası toplumun Kıbrıs Türk halkına yönelik çifte standartlı yaklaşımını sert bir dille eleştirdi.
Kıbrıs meselesinde artık geleneksel ve sonuç vermeyen yöntemlerin geride bırakılması gerektiğini belirten Bakan Ertuğruloğlu, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde iki devletli bir çözüm modelinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Benzer uluslararası diplomatik temaslar ve bölgesel gelişmeler, dünyadaki stratejik dengeleri etkilemeye devam ederken; nitekim uluslararası arenada yaşanan benzer krizler, örneğin Birleşmiş Milletler raporlarına yansıyan Batı Şeria’daki insani kriz gibi konular da İİT platformlarında sıklıkla ele alınıyor.
“50 Yıl Daha Kaybetme Lüksümüz Yok”
Konuşmasında geçmiş yıllara ve müzakere masalarında harcanan zamana dikkat çeken Ertuğruloğlu, Ada’daki gerçeklerin göz ardı edilemeyeceğini belirtti. 2021 yılından bu yana iki ayrı bağımsız devlet temelinde bir vizyon izlediklerini hatırlatan Dışişleri Bakanı, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Tükenmiş bir model üzerinde müzakere etmek için bir 50 yıl daha kaybetme lüksümüz bulunmamaktadır. Kıbrıs Adası’nın gerçeği tek ada, iki devlettir. Uluslararası toplumun artık bu gerçeği görerek Kıbrıs Türk halkına uygulanan insanlık dışı izolasyonlara son vermesi gerekmektedir.”
Bakan Ertuğruloğlu ayrıca, bölgesel barışın ve küresel iş birliğinin güçlendirilmesi adına Türkiye’nin uluslararası alandaki diplomatik ve stratejik hamlelerinin önemine değindi. Tıpkı savunma sanayii ve güvenlik alanında atılan stratejik adımlarda olduğu gibi, örneğin TCG Anadolu’nun uluslararası tatbikatlardaki varlığı gibi milli çıkarların her platformda kararlılıkla savunulduğunu, Kıbrıs davasında da benzer bir dik duruşun sergilendiğini kaydetti.
Türkiye’nin 1974 Müdahalesinin Önemi
Kıbrıs Türk halkının 1963-1974 yılları arasında maruz kaldığı baskı ve zulümleri hatırlatan Ertuğruloğlu, Türkiye’nin garantörlük hakkını kullanarak gerçekleştirdiği 1974 Barış Harekâtı’nın adaya barış ve huzur getirdiğini vurguladı. Bu müdahalenin adanın Yunanistan’a ilhakını önlediğini belirten Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türklerinin varoluş mücadelesinde Anavatan Türkiye’nin desteğinin hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.



