Spor

Şenol Güneş: Milli Takımda Oyuncu da Antrenör de Türk Olmalı

Trabzon'da gençlerle buluşan tecrübeli teknik direktör Şenol Güneş, A Milli Takım'da görev alacak antrenör ve futbolcuların yerli olması gerektiğini vurguladı.

OKUMA AYARLARI
Şenol Güneş: Milli Takımda Oyuncu da Antrenör de Türk Olmalı
Şenol Güneş: Milli Takımda Oyuncu da Antrenör de Türk Olmalı
📍 Konum: Trabzon, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 530
🕐 Son Güncelleme: 19.10.2026 16:02

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • A Milli Futbol Takımı ve Trabzonspor’un eski teknik direktörü Şenol Güneş, Trabzon’da düzenlenen 3. Türk Dünyası Gençlik Buluşması’nda gençlerle bir araya gelerek Türk futbolunun geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
  • A Milli Takım’daki yabancı teknik direktör tartışmalarına değinen Güneş, milli takımlarda hem oyuncuların hem de teknik heyetin yerli isimlerden oluşması gerektiğini, Türkiye’nin kendi antrenörlerini yetiştirecek potansiyele sahip olduğunu belirtti.
  • 2002 FIFA Dünya Kupası’ndaki üçüncülük deneyimini aktaran deneyimli çalıştırıcı, Türk futbolunun uluslararası alanda saygınlık kazanması için altyapı ve yerli kaynakların daha etkin kullanılması çağrısında bulundu.

Türk futbolunun tecrübeli isimlerinden, A Milli Futbol Takımı ve Trabzonspor’un eski teknik direktörü Şenol Güneş, Trabzon Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen “3. Türk Dünyası Gençlik Buluşması” kapsamında gençlerle bir araya geldi. Kariyeri boyunca edindiği tecrübeleri aktaran deneyimli teknik adam, son dönemde spor kamuoyunda geniş yer bulan milli takımlardaki yabancı teknik direktör tercihine ilişkin net açıklamalarda bulundu.

“Milli Takımlarda Antrenörümüzü Kendimiz Üretmeliyiz”

Toplantıda gençlerin yönelttiği soruları yanıtlayan Şenol Güneş, A Milli Futbol Takımı bünyesinde yer alacak profesyonellerin yerli olması gerektiğinin altını çizdi. Türkiye’nin genç nüfusu ve teknik adam potansiyeline dikkat çeken Güneş, “Oyuncu da antrenör de benim için Türk olsun. Milli takımlarda kesinlikle antrenörümüzü kendimiz üretebilmeliyiz ve bulmalıyız. Türkiye’de yabancı oyuncu fazlalaştıkça yabancı antrenör de fazlalaştı. Milli takımda olması gereken budur. Türkiye’de bir sürü genç arkadaşlarımız var. Hepsi de yapabilecek durumdadırlar.” ifadelerini kullandı.

Ligdeki yabancı futbolcu yoğunluğunun yerli antrenör gelişimini de doğrudan etkilediğini vurgulayan Güneş, Süper Lig ekiplerinde geçmiş yıllarda görev almış yabancı oyuncuların yarattığı rekabetin doğru analiz edilmesi gerektiğini belirtti. Bu bağlamda, ligin dinamiklerini yakından tanıyan Steven Caulker futbol kariyeri gibi deneyimlerin Türk futboluna katkı sağladığı kadar, yerli gençlerin önünü açacak sistemlerin kurulmasının da zaruri olduğunu dile getirdi.

2002 Dünya Kupası Başarısı ve Uluslararası İtibar

Teknik direktörlük kariyerinin en önemli dönüm noktalarından biri olan 2002 FIFA Dünya Kupası sürecine değinen Güneş, turnuvada elde edilen dünya üçüncülüğünün yalnızca sportif bir başarı olarak görülmemesi gerektiğini kaydetti. Elde edilen başarının Türkiye’nin tanıtımına ve küresel futbol organizasyonlarındaki ağırlığına kalıcı katkılar sunduğunu ifade etti.

Turnuva sonrasında FIFA tarafından düzenlenen uluslararası antrenörler paneline davet edildiğini hatırlatan usta çalıştırıcı, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Dünya üçüncüsü olarak ülkeye geri döndük. Saha sonucu bir göstergedir. Herkesin katkı yaptığı bir işte başarmamak mümkün değil. Döndüğümüzde sadece Türkiye’de değil, Orta Asya’da, Afrika’da bütün Müslüman devletlerinde gurur ve sevgi gördük. Aynı zamanda Avrupa’da da takdir gördük. O maçların bitiminde FIFA’nın dünyadan antrenörlerin olduğu bir toplantısına konuşmacı olarak katıldım. FIFA toplantısında izleyen değil, konuşan hoca konumuna gelmekten dolayı gurur duyuyorum. Tarihe bir damgadır.”

Gençlere Azim ve Çok Çalışma Tavsiyesi

Konuşmasında çocukluk ve gençlik yıllarında karşılaştığı zorluklardan da bahseden Şenol Güneş, 15 yaşından itibaren ailesinin sorumluluğunu üstlenmek zorunda kaldığını anlattı. Hayatında Trabzon dışına ilk kez profesyonel futbolculuk kariyeri sayesinde çıktığını aktaran tecrübeli teknik adam, gençlerin başarısının disiplinli çalışma ve pes etmeme kültürüne bağlı olduğunu dile getirdi.

Bölgesel kalkınma ve gençlerin geleceğe hazırlanması konularının sporla iç içe olduğuna işaret edilirken, tıpkı bölgeyi uluslararası ticarette merkezi bir konuma taşıması hedeflenen Kalkınma Yolu projesi gibi vizyoner yaklaşımların Türk sporu için de kurumsal düzeyde hayata geçirilmesi gerektiği kaydedildi. Spor altyapısının sürdürülebilirliği açısından, kamu desteklerinin ve sağlık harcamalarında kamu ve özel sektör payı dengesi gibi kurumsal kaynak planlamalarının genç sporcuların fiziksel gelişiminde kritik rol oynadığı vurgulandı.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir