Gündem

TSS Bünyesindeki 10 Bin İşçiye Günlük Ücret ve Yeni Çalışma Düzeni Dayatması

THY iştiraki TSS bünyesinde çalışan 10 bin işçiye günlük ücret sistemi dayatılıyor. İşçiler, muvafakatname ve iş güvencesi konusunda ciddi endişeler taşıyor.

OKUMA AYARLARI
TSS Bünyesindeki 10 Bin İşçiye Günlük Ücret ve Yeni Çalışma Düzeni Dayatması
TSS Bünyesindeki 10 Bin İşçiye Günlük Ücret ve Yeni Çalışma Düzeni Dayatması
📍 Konum: İstanbul, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 377
🕐 Son Güncelleme: 19.10.2026 01:35

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • THY iştiraki TSS bünyesinde çalışan 10 bin kargo, temizlik ve teknik servis işçisine günlük ücret sistemine geçiş için muvafakatname imzalatılmak isteniyor.
  • İşçiler, ücret kalemlerinin değiştirilmesi, aile yardımı adı altında yapılan düzenlemeler ve işten çıkarılma tehdidi gibi konularda baskı gördüklerini iddia ediyor.
  • 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girmesi planlanan yeni düzenleme, çalışanlar arasında ciddi bir iş güvencesizliği ve ekonomik belirsizlik endişesi yaratıyor.

Türk Hava Yolları’nın (THY) stratejik iştiraklerinden biri olan Turkish Support Services (TSS) bünyesinde görev yapan yaklaşık 10 bin çalışan, çalışma koşullarında köklü değişiklikler öngören yeni bir süreçle karşı karşıya kaldı. Kargo, temizlik ve teknik servis alanlarında faaliyet gösteren işçilere, 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren geçerli olacak günlük ücret sistemine geçiş yapmaları için muvafakatname imzalatılması planlanıyor.

Muvafakatname İçeriği ve Ücret Kalemlerindeki Değişiklikler

İşçilere sunulan muvafakatnamenin içeriği, çalışanlar arasında büyük bir huzursuzluğa yol açmış durumda. Düzenleme kapsamında, mevcut aylık sabit ücret sisteminden günlük ücret modeline geçilmesi hedeflenirken, bazı ücret kalemlerinin niteliğinin de değiştirilmesi öngörülüyor. Özellikle 1750 TL tutarındaki bir kademe ücretinin “aile yardımı” adı altında gösterilmesi, işçiler tarafından hak kaybı olarak nitelendiriliyor.

Belgede yer alan diğer kritik maddeler arasında; iş kıyafetlerinin veya şirket kartlarının iade edilmemesi durumunda ücretlerden kesinti yapılması ve tüm şirket prosedürlerinin kurumsal e-posta yoluyla bildirilmiş sayılması gibi düzenlemeler bulunuyor. Bu tür işçi hakları ve çalışma standartları konusundaki tartışmalar, tıpkı Avrupa’da kitlesel protestolar sürecinde görüldüğü gibi, küresel ölçekte iş gücü piyasalarının en hassas noktalarından birini oluşturuyor.

İşçilerden “Baskı” ve “İş Güvencesizliği” İddiaları

Çalışanlar, muvafakatnameyi imzalamak için birim amirleri tarafından baskı gördüklerini ve belgeyi imzalamayanların iş akitlerinin sonlandırılacağı yönünde sözlü uyarılar aldıklarını ileri sürüyor. Her ne kadar imzalanması istenen belgenin metninde doğrudan bir işten çıkarma hükmü bulunmasa da, Ağustos ayından bu yana devam eden süreç işçilerde ciddi bir psikolojik baskı yaratmış durumda. İşçiler, 1 Ocak 2027 sonrasında nasıl bir çalışma ortamı ve gelir düzeyiyle karşılaşacaklarına dair kendilerine şeffaf bir bilgi verilmediğini belirtiyor.

Sürecin yarattığı belirsizlik, toplumsal beklentiler ve çalışma barışı açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor. İşçiler, mevcut durumun iş güvencesini zedelediğini ve ekonomik olarak kendilerini kırılgan hale getirdiğini vurguluyor.

TSS Bünyesindeki Çalışan Profili ve Geçmiş Süreç

TSS çatısı altında toplamda yaklaşık 10 bin kişilik dev bir iş gücü bulunuyor. Bu personelin dağılımı şu şekildedir:

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir