⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 369
🕐 Son Güncelleme: 20.10.2026 15:13
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Gaziantep’te bir tekstil fabrikası patronuna yönelik cinsel taciz ve nitelikli cinsel saldırı suçlamasıyla açılan dava görüldü.
- Sanık avukatları ses kayıtlarının hukuka aykırı olduğunu ve basın yoluyla linç yapıldığını savunurken, mağdur avukatları tacizin boyutuna ve travmaya dikkat çekti.
- Mahkeme, savcının mütalaa için süre istemesi üzerine duruşmayı 3 Kasım saat 11.20’ye erteledi.
Gaziantep’te bir tekstil fabrikası patronu olan Ahmet Aslansoy hakkında açılan cinsel taciz ve nitelikli cinsel saldırı davasında kritik bir duruşma gerçekleştirildi. Gaziantep 9’uncu Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, savcının esas hakkındaki mütalaasını sunmak üzere süre talep etmesi üzerine karar duruşması 3 Kasım 2026 tarihine ertelendi.
Savunma Makamı ve Mağdur Tarafın Çelişen İddiaları
Duruşma sırasında sanık avukatları, davanın esasına yönelik suçlamalardan ziyade, sürecin kamuoyuna yansıma biçimine odaklandı. Sanık tarafı, sosyal medya üzerinden yapılan duyuruların ve basın açıklamalarının birer “karalama kampanyası” niteliğinde olduğunu, bu durumun Ahmet Aslansoy’a yönelik bir linç girişimi oluşturmaya çalıştığını iddia etti. Ayrıca, dosyada yer alan ses kayıtlarının hukuka aykırı yollarla elde edildiğini öne sürerek bu delillerin geçersiz sayılmasını talep ettiler.
Mağdur kadın işçinin avukatları ise sanık tarafının iddialarına sert yanıtlar verdi. Savunmanın, asıl meseleyi saptırarak davayı esastan uzaklaştırmaya çalıştığını belirten avukatlar, iş yerlerinde tacize uğrayan kadınların yaşadığı ekonomik baskı ve işini kaybetme korkusuna dikkat çekti. Mağdur avukatları, kadınların yaşadığı travma nedeniyle şikayet sürecinde zaman geçirebileceğini belirterek, “neden iki hafta bekledi?” gibi soruların mağduru hedef göstermek amacıyla sorulduğunu vurguladı. Adalet arayışındaki bu tür hassas süreçler, Suzan Elik Cinayeti Davasında Kırmızı Bülten Kararı gibi toplumsal hassasiyet içeren diğer hukuki süreçlerde olduğu gibi, kamuoyunun yakından takip ettiği bir boyuta ulaştı.
“Bu Bir Adalet Mücadelesidir”
Duruşma sonrası açıklamalarda bulunan Emek Partisi (EMEP) Antep Milletvekili Sevda Karaca, davanın sadece bir bireyi değil, tüm kadın işçileri kapsadığını ifade etti. Karaca, ekonomik gücünü ve siyasi nüfuzunu kullanarak kadınları susturabileceğini düşünen tüm patronlara karşı bir duruş sergilendiğini belirtti. Karaca, kadın örgütlerinin ve emek güçlerinin davayı yakından takip ettiğini söyleyerek, davanın sonucunun kadın hakları açısından sembolik bir öneme sahip olduğunu vurguladı.
İşçi hakları ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi konusundaki tartışmalar sürerken, 2027 Asgari Ücret Senaryosu gibi ekonomik gelişmelerin de iş gücü piyasasındaki dengeleri etkileyeceği bir dönemde, iş yerindeki güvenliğin sağlanması talepleri her geçen gün artıyor. Mağdur avukatları, sanığın herhangi bir indirim uygulanmaksızın en üst sınırdan cezalandırılmasını talep etti.



