⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 438
🕐 Son Güncelleme: 20.10.2026 12:04
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Bitlis’in Hizan ilçesine bağlı sadece 13 köyde, nesillerdir aktarılan geleneksel yöntemlerle siyah üzüm pekmezi üretimine başlandı.
- Havuzlarda çiğnenerek suyu çıkarılan üzümler, beyaz toprakla mayalandırıldıktan sonra büyük kazanlarda yaklaşık 5-6 saat boyunca kaynatılıyor.
- Zahmetli bir süreç sonucunda 100 kilo şıradan ortalama 30-35 kilo elde edilen şifalı pekmez, kış mevsimi öncesinde tüketicilerden yoğun ilgi görüyor.
Türkiye’nin önemli tarım ve üretim merkezlerinden biri olan Bitlis, geleneksel lezzetleriyle adından söz ettirmeye devam ediyor. Bitlis’in Hizan ilçesindeki 13 farklı köyde, asırlık gelenekler yaşatılarak kış hazırlıkları kapsamında doğal siyah üzüm pekmezi üretimi resmen başladı. Bölge halkının dededen toruna aktardığı bu özel üretim süreci, coğrafi ve kültürel değerlerin korunması açısından büyük önem taşıyor.
Akşar köyü Kılavuz mezrasında taze olarak toplanan üzümler, hem sofralık olarak değerlendiriliyor hem de artan kısımları tamamen doğal yöntemlerle pekmeze dönüştürülüyor. Üretim sürecinin her aşamasında el emeği ve sabır ön planda tutuluyor. Gelişen teknolojiye rağmen köylüler, atalarından kalma bu kadim yöntemi bozmadan üretime devam ediyorlar.
Geleneksel Yöntemlerle Pekmez Yapım Aşamaları
Hizan’ın 13 köyünde gerçekleştirilen pekmez üretimi, oldukça zahmetli ve uzun bir hazırlık safhasını kapsıyor. İlk olarak bağlardan özenle derlenen üzümler özel havuzlarda geleneksel usullerle çiğnenerek suyu çıkarılıyor. Elde edilen saf üzüm şırası, maya vazifesi gören özel beyaz toprakla harmanlanarak büyük kazanlarda ilk ısıtma işlemine tabi tutuluyor.
İlk aşamanın ardından süzülen şıra, daha büyük kazanlara aktarılarak yaklaşık 5 ila 6 saat süren yoğun bir kaynatma sürecine giriyor. Bu süre zarfında sürekli karıştırılan üzüm suyu, suyunu çekerek koyulaşıyor ve eşsiz lezzetiyle Bitlis siyah üzüm pekmezi haline geliyor. Bu doğal üretim aşamaları, pekmezin hem aromasını hem de besin değerini en üst seviyede tutuyor.
Yüz Kilosundan Otuz Beş Kilo Elde Ediliyor
Bölgede uzun yıllardır geleneksel tarım ve üretim faaliyetlerini sürdüren üreticilerden Erkan Özer, bağların bakımından hasat dönemine, sıkma işleminden kaynatmaya kadar tüm süreçleri atalarından öğrendikleri gibi devam ettirdiklerini ifade ediyor. Üzüm bağlarının çapalama ve budama işlemlerinin tamamen doğal yapıldığını belirten Özer, üretim verimliliği hakkında şu bilgileri paylaşıyor:
“Hasat sonrasında elde ettiğimiz üzüm suyunu bidonlarda dinlendirip mayalandırıyoruz. Ardından kazana alıp saatlerce kaynatıyoruz. Yaklaşık 100 kilogram taze üzüm şırasından ortalama 30 ila 35 kilogram saf pekmez elde ediyoruz. Tamamen katkısız olan bu ürünler, dinlendirildikten sonra kış aylarında tüketilmek üzere kaplara dolduruluyor.”
Ülke genelinde vatandaşların ekonomik ve doğal gıdaya erişim çabaları sürerken, Türkiye’de bütçe arama trendleri zirvede yer aldı başlığı altında incelenen ekonomik dengeler, tüketicileri doğrudan üreticiden saf ve sağlıklı gıda almaya yöneltiyor. Benzer şekilde, gıda güvenliği ve hijyenik üretim süreçlerinin önemi de her geçen gün artıyor; nitekim gıda sektöründeki denetimler ve tüketici hassasiyetleri titizlikle takip ediliyor.
Zahmetli yolculuğun ardından hazırlanan bu şifa deposu pekmezler, kış mevsiminde bağışıklık sistemini güçlendirmek isteyen vatandaşlar tarafından kapış kapış satın alınıyor. Hizan’ın bu eşsiz aromaya sahip pekmezi, hem yöre ekonomisine katkı sağlıyor hem de kültürel mirasın geleceğe taşınmasında köprü görevi üstleniyor.



