⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 403
🕐 Son Güncelleme: 20.10.2026 12:58
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Çanakkale Savaşları’nın 2’nci Kerevizdere Muharebeleri sırasında, Türk askerinin yaralı bir İngiliz başçavuşunu kurtardığına dair arşiv belgesi bulundu.
- 13 Temmuz 1915 tarihli harp ceridelerinde, Türk keşif kolunun yaralı İngiliz Deniz Başçavuşu Arthur Hunt’ı mevzilere taşıyarak tedavi ettirdiği kayıt altına alındı.
- Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) bünyesindeki araştırmacılar, bu insani yaklaşımı akademik çalışmalar ve sempozyumlarla kamuoyuna duyurmayı hedefliyor.
Çanakkale Savaşları’nın üzerinden geçen 111 yıla rağmen, cephe hattında yaşanan insani olaylara dair yeni bulgular gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Atatürk ve Çanakkale Savaşlarını Araştırma Merkezi (AÇASAM) tarafından devlet arşivlerinde yürütülen titiz çalışmalar, savaşın en kanlı dönemlerinden birine dair önemli bir belgeyi ortaya koydu. Yapılan araştırmalar, Türk askerinin savaşın en zorlu şartlarında dahi merhamet duygusunu elden bırakmadığını bir kez daha tescillemiş oldu.
Harp Cerideleri Tarihi Bir Gerçeği Gün Yüzüne Çıkardı
2’nci Kerevizdere Muharebeleri sırasında, 13 Temmuz 1915 tarihinde kaydedilen harp cerideleri, İngiliz Deniz Başçavuşu Arthur Hunt’ın yaşadığı dramatik kurtuluş hikâyesini gözler önüne seriyor. Muharebe hattında yaralı ve yürüyemeyecek halde bulunan İngiliz askerinin, bir Türk keşif kolu tarafından fark edildiği ve komutanın talimatıyla sırtında Türk mevzilerine kadar taşındığı anlaşıldı. Bölgede sedye bulunmaması nedeniyle, alay karargahından özel olarak getirilen sedyeyle sargı yerine nakledilen askerin tedavisine Türk hekimleri tarafından devam edildiği belirtildi.
Tarihi belgelerin korunması ve gelecek nesillere aktarılmasının, tıpkı Manisa’daki tarihi medreseler gibi kültürel mirasın bir parçası olduğunu vurgulayan uzmanlar, bu tür keşiflerin Çanakkale ruhunu anlamak için kritik öneme sahip olduğunu ifade ediyor.
İnsani Değerler Savaşın Ötesinde
ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada Türk askerinin savaş ortamında sergilediği yüksek ahlaki duruşa dikkat çekti. Erenoğlu, “Türk Müslüman askerinin, kendi canını tehlikeye atarak düşman askerini kurtarması, milletimizin sahip olduğu merhamet kültürünün bir yansımasıdır. Bu belgeleri, toplumsal hafızamızı zenginleştirecek etkinliklerle halkımıza anlatmaya devam edeceğiz” dedi.
AÇASAM Müdürü Dr. İsmail Sabah ise 15 Temmuz gecesi yaşanan bu olayın, literatürde taarruz hattının tahkim edildiği süreçte yaşandığını belirtti. Savaşın yıkıcı etkisine rağmen, Türk siperlerinden çıkan bir keşif kolunun yaralı bir düşman askerine gösterdiği bu yaklaşım, askeri tarihçiler tarafından “savaşın insani yüzü” olarak nitelendiriliyor. Bu tür tarihi bulgular, geçmişle bugün arasındaki bağı güçlendirirken, Türkiye’nin kalkınma vizyonu gibi geleceğe odaklanan stratejik projelerin yanı sıra, milli değerlerin korunmasının da ne kadar elzem olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Üniversite yönetimi, bu araştırmaların sadece akademik bir çıktı olarak kalmayacağını, sempozyumlar, paneller ve çeşitli yayınlar aracılığıyla farklı yaş gruplarına ulaştırılarak Çanakkale’nin insani yönünün daha geniş kitlelerce anlaşılmasının sağlanacağını açıkladı.



