⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 390
🕐 Son Güncelleme: 21.10.2026 01:31
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Uluslararası Af Örgütü, İngiltere’deki üniversitelerin Filistin dayanışması gösteren öğrenci ve akademisyenlere karşı sistematik baskı uyguladığını raporladı.
- Rapora göre, barışçıl protestolar “düzeni bozma” olarak nitelendirilmekte; öğrencilere uzaklaştırma, kampüse giriş yasağı ve vize iptali gibi ağır yaptırımlar uygulanmaktadır.
- Baskıların özellikle Müslüman öğrenciler ve yabancı uyruklu akademik personel üzerinde orantısız bir şekilde yoğunlaştığı vurgulanmaktadır.
Uluslararası Af Örgütü tarafından hazırlanan yeni bir rapor, Birleşik Krallık’taki yükseköğretim kurumlarının Filistin’e destek veren kitlelere karşı sert ve kısıtlayıcı bir tutum sergilediğini ortaya koydu. “Muhalif Seslerin Susturulması: İngiltere Üniversitelerinin Kampüslerdeki Filistin Dayanışmasına Tepkisi” başlıklı rapor, üniversite yönetimlerinin akademik özgürlükleri ve barışçıl protesto haklarını ihlal ettiğini iddia ediyor.
Kampüslerde Protesto ve Etkinlik Yasakları
Raporda yer alan bilgilere göre, İngiliz üniversiteleri Filistin’e destek içeren ifadeleri doğrudan “İsrail eleştirisi” olarak kodlayarak engelleme yoluna gidiyor. Bu kapsamda, üniversitelerin pek çok toplantı ve etkinliği iptal ettiği, kampüslerde kurulan protesto çadırlarını kaldırdığı ve barışçıl eylemleri “kamu düzenini bozma” gerekçesiyle bastırdığı belirtiliyor. İngiltere’deki üniversitelerde Filistin dayanışmasına yönelik baskılar, akademik ortamın demokratik yapısına zarar veriyor.
İncelenen vakaların, uluslararası hukukta tanımlanan “siyasi açıklama” ve “barışçıl protesto” sınırlarını aşmadığı kaydedilirken; öğrencilerin slogan atması, alkışlaması veya kefiye takması gibi sembolik eylemlerin bile disiplin süreçlerini tetiklediği ifade edildi.
Disiplin Süreçleri ve Vize Tehditleri
Rapordaki en dikkat çekici noktalardan biri, uygulanan cezaların ağırlığı oldu. Öğrenci ve akademik personele yönelik uzaklaştırma, kampüse giriş yasağı ve unvanların geri alınması gibi yaptırımların yanı sıra, uluslararası öğrencilere yönelik vize iptali veya statü değişikliği gibi tehditlerin de kullanıldığı vurgulandı. Bu durum, öğrenci ve akademisyenleri ciddi bir belirsizliğe ve psikolojik baskıya sürüklüyor.
Baskıların dağılımı incelendiğinde, görünür şekilde Müslüman olan öğrenciler ile Filistin kimliğini sembolize eden unsurları taşıyanların orantısız bir şekilde hedef alındığı saptandı. Bölgesel siyasi gerilimlerin akademik dünyaya yansıması, sadece İngiltere ile sınırlı kalmıyor; örneğin Güney Kıbrıs Rum Meclisinde İsrail ile İş Birliği Grubu Tartışması gibi gelişmeler de bölgedeki siyasi kutuplaşmanın boyutlarını gösteriyor.
Kurumsal İş Birliği ve Hukuki Riskler
Af Örgütü, bazı üniversitelerin Gazze’deki duruma karşı çıkanlara yönelik stratejilerini birbirleriyle paylaştığını ve Eğitim Bakanlığı’ndan gelen talimatlar doğrultusunda hareket ettiğini iddia ediyor. Bazı kurumların, protestoların yapılacağı açık alanlara “izinsiz giriş” muamelesi yaparak mahkeme tedbirlerine başvurduğu ve bu durumun katılımcıları hapis veya para cezası riskiyle karşı karşıya bıraktığı belirtiliyor.
Uzayan disiplin süreçleri nedeniyle kampüslere erişimi kısıtlanan akademisyen ve öğrencilerin, bu belirsizlik süresince ciddi sağlık sorunları yaşadığı da raporun sonuç bölümünde yer alan önemli detaylar arasında bulunuyor.



