⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 509
🕐 Son Güncelleme: 21.10.2026 13:27
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İzmir’in Bayındır ve Tire ilçelerinde yaşayan Afro-Türkler, 1500’lü yıllardan itibaren Anadolu’ya gelen atalarının izinde Ege kültürünü ve özgün şivesini benimsiyor.
- Zamanla kent merkezlerine yaşanan göçler nedeniyle köydeki hane sayıları azalsa da mahalle halkı güçlü komşuluk bağlarını korumaya devam ediyor.
- Ziyaretçilerin şaşkınlıkla karşıladığı Afro-Türkler, ten renklerine rağmen benimsemedikleri hiçbir yabancı unsur olmadan, Ege’nin ayrılmaz bir parçası olarak yaşamlarını sürdürüyor.
Kökleri 1500’lü yıllara dayanan Afro-Türkler, İzmir’in Bayındır ve Tire ilçelerinde geleneksel Ege şiveleri, misafirperverlikleri ve güçlü komşuluk bağlarıyla varlıklarını sürdürüyor. Tarih boyunca Afrika’dan Anadolu’ya göç eden ailelerin torunları olan bölge sakinleri, doğup büyüdükleri Ege topraklarına duydukları derin bağlılıkla dikkat çekiyor.
Afrika’dan Ege Köylerine Uzanan Asırlık Yolculuk
Tarım işçiliği ve benzeri sosyo-ekonomik nedenlerle 16. yüzyıldan itibaren Sudan ve çevre Kuzeydoğu Afrika ülkelerinden Anadolu’ya gelen toplulukların torunları, İzmir’in kırsal mahallelerinde yaşam mücadelesini sürdürüyor. Günümüzde küresel ölçekte göçmenlik ve uyum süreçleri tartışılırken, Ege’deki bu köklü topluluk asırlardır yerel halkla tam bir entegrasyon ve huzur içerisinde yaşıyor.
Tire’nin Yeniçiftlik Mahallesi’nde ikamet eden 83 yaşındaki Mehmet Üstüner, atalarının Sudan’dan İzmir’e uzanan hikayesini anlatarak büyüdüğünü ifade ediyor. Çocukluk yıllarında çevresindeki köylülerin beyaz tenli, kendisinin ise siyahi olduğunu ancak bu durumun hiçbir zaman bir ayrışma yaratmadığını vurgulayan Üstüner, “Çocukken de arkadaşlarımla hiçbir zaman yabancılık çekmedim. Burası benim doğduğum, büyüdüğüm öz vatanımdır” sözleriyle toprağına olan bağlılığını ifade ediyor.
56 Yıllık Evlilik ve Farklı Ten Rengi Sürprizi
Mehmet Üstüner ile 56 yıldır evli olan 72 yaşındaki Hatice Üstüner, evlilik kararı aldıkları dönemde babasının ten rengi farklılığı nedeniyle ilk başlarda çekimser kaldığını anlatıyor. Ancak zamanla sevgi ve samimiyetin tüm önyargıları aştığını belirten Üstüner çifti, 6 çocuk yetiştirdikleri huzurlu bir yuva kurduklarını aktarıyor.
Evlilik süreçlerindeki unutulmaz bir anıyı paylaşan Mehmet Üstüner, “İlk çocuğumuz siyahi doğmuştu. Ancak ikinci kızımız beyaz tenli olarak dünyaya geldi. O an hastanede bebeklerin karışmış olabileceğinden bile şüphelendik ve büyük bir şaşkınlık yaşadık” diyerek tebessüm ettiren aile hikayelerini dile getiriyor.
Hane Sayıları Azalıyor, Komşuluk Dayanışması Sürüyor
Bölgedeki genç nüfusun zaman içerisinde kent merkezlerine taşınmasıyla birlikte Afro-Türk ailelerin kırsaldaki nüfusu giderek azalıyor. Mahallede doğup büyüyen 97 yaşındaki Havva Zenci, geçmiş yıllarda köylerinin çok daha kalabalık olduğunu hatırlatarak günümüzde Afro-Türk olarak köyde sadece 3 hanenin kaldığını belirtiyor. Zenci, dışarıdan gelen ziyaretçilerin kendilerinin Egeli olduğuna inanmakta zorlandığını ancak komşularıyla kardeş gibi iç içe yaşadıklarını ekliyor.
Türkiye’nin farklı bölgeleri nasıl doğa tutkunlarını bekliyor ve yerel güzellikleriyle öne çıkıyorsa, İzmir’in bu köyleri de sunduğu zengin kültürel mozaikle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Dünyada farklı coğrafyalar ekonomik ve kültürel avantajlarıyla öne çıkıyor olsa da Ege kırsalındaki bu köklü dostluk ve hoşgörü iklimi, Anadolu’daki bir arada yaşama kültürünün en somut örneklerinden birini teşkil ediyor.
“Kardeşten Öte Bir Bağ Kurduk”
Mehmet Üstüner’in çocukluk arkadaşı ve mahalle komşusu olan 73 yaşındaki Erdoğan Köklü ise sokakta birlikte büyüdüklerini belirterek, “Mehmet benim için öz kardeşten farksızdır. Ten renginin siyah olmasını hiçbir zaman bir farklılık olarak görmedik. Aramızdaki komşuluk ve dostluk bağı yarım asırdan fazladır güçlü bir şekilde devam ediyor” değerlendirmesinde bulunuyor.



