⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 430
🕐 Son Güncelleme: 21.10.2026 14:19
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Ordu şehir merkezindeki Devlet Hastanesi’nin bir bloğunun yıkılması kararıyla, hastanenin yatak kapasitesinin 520’den 200’e düşürülmesi planlanıyor.
- Emek Partisi Ordu İl Başkanı Yasin Uzun, sağlık hizmetlerinde aksama yaşanmaması için yatak sayısının 500’ün altına düşmemesi gerektiğini savundu.
- Vatandaşlar, Şehir Hastanesi ve Eğitim Araştırma Hastanesi’nin merkezden uzak olması nedeniyle kapasite kaybının ciddi bir mağduriyet yaratacağını belirtiyor.
Ordu şehir merkezinde faaliyet gösteren iki bloklu Devlet Hastanesi’nin bir bloğu için alınan yıkım kararı, bölgedeki sağlık hizmetlerinin geleceği konusunda endişeleri beraberinde getirdi. Toplamda 520 yatak kapasitesiyle hizmet veren hastanenin, yıkım sonrası kapasitesinin 200 yatağa düşeceği duyuruldu. Bu gelişme üzerine açıklama yapan Emek Partisi (EMEP) Ordu İl Başkanı Yasin Uzun, sağlık hizmetlerinin erişilebilirliği ve kamu hizmeti niteliği konusunda kritik uyarılarda bulundu.
Yatak Kapasitesinde Büyük Düşüş Kapıda
Şehir merkezindeki hastanenin bir bloğunun yıkılacak olması, Ordu halkı arasında sağlık hizmetlerine erişim konusunda ciddi tartışmalar başlattı. Mevcut durumda 520 yatak kapasitesine sahip olan kurumun, yeni projeyle birlikte sadece 200 yatakla faaliyetine devam edecek olması, sağlık sistemindeki yığılmaları artırma riski taşıyor. İl Başkanı Yasin Uzun, Ordu Devlet Hastanesi’nin stratejik önemine dikkat çekerek, “Acil durumlar ve hastanın ulaşabilmesi için Ordu Devlet Hastanesi’nde yatak sayısı 500’den aşağı olmamalı” değerlendirmesinde bulundu.
Uzun, Şehir Hastanesi ve Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin şehir merkezinden uzak konumlarda bulunmasının, merkezdeki devlet hastanesini daha hayati bir noktaya taşıdığını belirtti. Siyasi partilerin bu tür toplumsal meselelerdeki duruşu ve Anayasa Mahkemesi’nden Yeni Parti’nin İsmi İçin Karar süreçleri gibi hukuki ve siyasi dinamiklerin sağlık politikaları üzerindeki etkisi de kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.
“Sağlık Hizmetleri Ticarileşmemeli”
Sağlık sistemindeki dönüşümü eleştiren Uzun, devlet hastanelerinin “sosyal devlet” ilkesinin en önemli yapı taşlarından biri olduğunu vurguladı. Şehir hastaneleri üzerinden sağlık hizmetlerinin ticarileşmeye çalıştığını savunan Uzun, devlet hastanelerinin ücretsiz ve ulaşılabilir kalması gerektiğini ifade etti. Kamu hizmetlerinin sürdürülebilirliği ve ekonomik dengeler, İngiltere’de Kamu Borcu İlk Kez 3 Trilyon Sterlini Aştı haberinde görüldüğü gibi küresel ölçekte de tartışılan bir konu haline gelirken, yerel düzeyde hastane kapasitelerinin düşürülmesi vatandaşın yükünü artırıyor.
Türkiye genelinde randevu alma süreçlerinin zorlaştığını ve sağlık personelinin iş yükünün giderek arttığını dile getiren Uzun, kapasite düşüşünün bu sorunları daha da derinleştireceğini söyledi. Sağlık hakkının bir lütuf değil, tartışılmaz bir hak olduğunu belirten Uzun, halkın sağlık hizmetlerine kesintisiz ve ücretsiz erişebilmesi için ortak mücadelenin önemine değindi. Toplumsal hak arayışlarının ve yaşam maliyetlerine karşı duruşun, Lizbon’da Binlerce Kişi Artan Barınma Maliyetlerine Karşı Yürüdü örneğinde olduğu gibi dünya genelinde benzer temalarla işlendiğini hatırlattı.
Ordu halkı, yıkılan bloğun yerine yeni bir bina inşa edilerek mevcut yatak kapasitesinin korunmasını ve şehir merkezindeki sağlık hizmetlerinin zayıflatılmamasını talep ediyor.



