⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 465
🕐 Son Güncelleme: 21.10.2026 14:16
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- ABD merkezli finans ajansı Bloomberg, Türkiye sermaye piyasalarını sarsan Tera Grubu fon skandalını 25’ten fazla kaynakla görüşerek kapsamlı bir dosyayla inceledi.
- Şirket içinde sürdürülemez borçlanma ve riskli fon işlemleri nedeniyle üst düzey yöneticiler arasında sert tartışmalar ve fiziksel kavgalar yaşandığı, BİST denetçilerinin tehlikeyi aylar öncesinden raporladığı ortaya çıktı.
- Uzmanlar sistemi yapay ve manipülatif bir balon olarak nitelendirirken, SPK ve denetim mekanizmalarının sürece müdahalesindeki gecikmeler tartışma konusu olmaya devam ediyor.
ABD merkezli finans ajansı Bloomberg, Türkiye sermaye piyasalarında büyük yankı uyandıran ve yüz binlerce yatırımcının mağduriyetine yol açan devasa fon skandalını tüm yönleriyle masaya yatırdı. Yirmi beşten fazla şirket çalışanı, piyasa uzmanı, yatırımcı ve kamu görevlisiyle gerçekleştirilen görüşmelere dayandırılan kapsamlı dosya; sistemin nasıl kurulduğunu, kurum içi çatışmaları, göz ardı edilen denetçi raporlarını ve krizin derin yansımalarını gün yüzüne çıkardı.
“Türkiye’nin Goldman Sachs’ı” Söyleminden Yumruklu Kavgiya
Hisseleri kısa süre içerisinde yaklaşık yüzde 2 bin oranında değer kazanan Tera Grubu’nun kurucusu Emre Tezmen, şirketi “Türkiye’nin Goldman Sachs’ı” vizyonuyla konumlandırma hedefindeydi. Ancak İstanbul merkez binasında artan riskler nedeniyle büyük bir kriz patlak verdi. Sürdürülemez borçlanma politikaları ve düşük likiditeli hisselere dayalı riskli fon işlemleri, üst düzey yöneticiler arasında derin fikir ayrılıklarına neden oldu.
Ajansa bilgi veren ve güvenlik gerekçesiyle isimlerinin açıklanmasını istemeyen kaynaklara göre, Şubat ayında Tezmen’in en yakın kurmaylarından Emir Munir Sarpyener ile diğer üst düzey yöneticiler arasında başlayan sert tartışmalar fiziksel kavgaya dönüştü. Şüpheli işlemlere imza atmak istemeyen pek çok yetkin yönetici ise görevlerinden istifa ederek kurumdan ayrılmayı tercih etti.
Denetçi Uyarıları ve Bürokratik Direnç
Yayınlanan araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri, Borsa İstanbul denetçilerinin piyasadaki tehlikeyi aylar öncesinden tespit etmiş olmasıydı. Denetçiler, fonların likiditesi düşük hisselerde devasa pozisyonlar aldığını, ardından borçlanma yoluyla kendi aldıkları varlıkları tekrar satın alarak fiyatları yapay biçimde tırmandırdığını üst makamlara defalarca raporladı.
Öte yandan, küresel ekonomik gelişmeler ve uluslararası piyasalardaki dalgalanmalar sürerken, benzer şekilde İngiltere’de kamu borcu ilk kez 3 trilyon sterlini aştı haberlerinde olduğu gibi kamu maliyesindeki riskler de dünya genelinde yakından takip ediliyor. Türkiye’deki süreçte ise üst düzey bir Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yetkilisi, kurum içindeki bazı isimlerin Tera’ya zarar verebilecek sıkılaştırıcı adımlara karşı direnç gösterdiğini öne sürdü. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Kasım 2025’teki “Piyasa bir oyun alanı değil” uyarısına rağmen, manipülatif işlemlerin yaklaşık 10 ay boyunca büyümeye devam ettiği görüldü.
Yapay Balon Nasıl Şişirildi?
Sistemin, sürekli yeni para girişine ihtiyaç duyan ve kendi kendini besleyen sanal bir mekanizmayla işlediği aktarıldı. Tera’nın TLY fonu aracılığıyla belirli şirketlerin düşük hisse adediyle halka açıldığı, ardından grup fonlarının bu hisseleri toplayarak borçlanma yoluyla fiyatı yükselttiği belirlendi. Pusula Portföy gibi yapılarla birbirlerinin fonlarına yatırım yapılarak sahte bir karlılık illüzyonu yaratıldığı ifade edildi. Küresel ölçekte yaşanan ekonomik zorluklar ve ABD’nin trilyon dolarlık faiz faturası federal bütçeyi zorluyor gelişmeleri gibi makroekonomik baskılar piyasalardaki kırılganlığı artırırken, Londra merkezli North of South Capital ortağı Kamil Dimmich yaşanan yapıyı “Aşırı değerlemelerle desteklenmiş manipülatif bir balon” olarak tanımladı.



