⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 421
🕐 Son Güncelleme: 22.10.2026 19:22
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, MYK toplantısında Barış ve Siyasallaşma Kurulu’nun neden devreye alınmadığını gündeme getirdi.
- Meclis’e sunulan fon kanunu teklifinin belirsizlikler içerdiğini ve kurumsal güveni tesis etmekte yetersiz kalacağını savundu.
- Bürokrasideki görev değişimlerinin gerçek bir hesap verebilirlik ve denetim sağlamadığını belirtti.
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sürerken düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin siyasi ve ekonomik gündemine dair kritik değerlendirmelerde bulundu. Doğan, özellikle barış süreciyle ilgili yürütülen tartışmaların şeffaflığına ve Meclis gündemindeki ekonomik düzenlemelere yönelik sert eleştiriler yöneltti.
Barış ve Siyasallaşma Kurulu Neden Bekletiliyor?
Toplantıda iktidar kanadının süreçle ilgili açıklamalarını değerlendiren Doğan, sürecin şeffaf bir şekilde ilerlemesi gerektiğini vurguladı. İktidar yetkililerinin sürecin kendi mecrasında yürüdüğünü ifade etmelerine rağmen, partinin kurumsal mekanizmalarının neden pasif kaldığını sorgulayan Doğan, şu ifadeleri kullandı:
“Barış ve Siyasallaşma Kurulu ne zaman çalışmaya başlayacak? Niye bekletiliyor? Hangi el bekletiliyor? Yani bizim göremediğimiz, bilmediğimiz bu sürece uzanan bir el mi var?”
Doğan, sürecin ilerlemesini istediklerini ancak mevcut belirsizliklerin çözüm üretmekten uzak olduğunu ifade etti. Hukuki süreçlerin ve siyasi adımların netlik kazanması gerektiğini belirten Doğan, toplumsal barışın tesisi için kurumların aktif rol alması gerektiğinin altını çizdi. Bu noktada, yargı ve siyaset arasındaki hassas dengenin, tıpkı NATO zirvesi öncesi tutuklanan avukat Doğa İncesu olayında görüldüğü gibi, kamuoyunda soru işaretleri yaratmaması gerektiğini hatırlattı.
Fon Kanunu ve Ekonomik Belirsizlikler
Ekonomik gündeme de değinen Ayşegül Doğan, Meclis’e gelen fon kanunu teklifinin içeriğine dair ciddi endişeler taşıdıklarını belirtti. Teklifin belirsizliklerle dolu olduğunu savunan Doğan, bu tür düzenlemelerin yapısal sorunları çözmeyeceğini dile getirdi. Doğan, mali bir toparlanma için sadece finansal hamlelerin yeterli olmayacağını, asıl meselenin kurumlar arasındaki güven ilişkisi olduğunu söyledi.
Doğan, kamuoyunda tartışılan fon yönetimi ve denetim konularına ilişkin şunları ekledi: “Bu teklifin ne kadar belirsizliklerle dolu olduğunu gördük. Bu belirsizlikler kamuoyuna açıklanmalı. Eğer bu konuda samimiyseniz, öncelikle mevcut belirsizliklerden vazgeçmeniz gerekiyor.”
Hesap Verebilirlik ve Bürokratik Değişimler
Son dönemde bazı bürokratların emekliliğe ayrılması veya görevden alınmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Doğan, bu durumların bir “hesap verme” mekanizması olarak sunulmasına tepki gösterdi. Doğan, emekliliğin veya istifanın gerçek bir denetim anlamına gelmediğini vurguladı. Kamu kurumlarındaki denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Doğan, asayiş ve hukuk alanındaki kararlılığın, kamu yönetimi için de bir standart haline gelmesi gerektiğini ifade etti. Örneğin, Eskişehir merkezli tefecilik operasyonu gibi suçla mücadele süreçlerindeki titizliğin, kamu kaynaklarının yönetimi ve bürokratik denetim süreçlerinde de eksiksiz uygulanması gerektiğini savundu.
DEM Parti Sözcüsü, toplantının devamında parti bileşenleri ve Yeni Parti ile yapılan görüşmelerin sürdüğünü belirterek, siyasi diyaloğun devam edeceğinin mesajını verdi.



