⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 368
🕐 Son Güncelleme: 22.10.2026 11:33
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Niğde’nin Sazlıca beldesinde bir madencilik firmasına ait elektrik direğinde onarım yapan Servet Can Aylan, akıma kapılarak hayatını kaybetti.
- Olayla ilgili açılan davada, elektrik şirketinin sahibi Hasan G., Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından tutukluluk halinin sona erdirilmesine karar verilerek tahliye edildi.
- Ailenin avukatı, iş kazasında denetim eksikliği ve ihmal olduğunu savunarak tahliye kararına itiraz edeceklerini duyurdu.
Niğde’nin Sazlıca beldesinde geçtiğimiz Ağustos ayında meydana gelen ve tüm Türkiye’yi yasa boğan iş kazasıyla ilgili yargı süreci devam ediyor. Bir madencilik firmasına ait elektrik direğinde onarım çalışması gerçekleştiren Servet Can Aylan, elektrik akımına kapılarak yere düştü. Olayın ardından bölgeye sevk edilen sağlık ekiplerinin tüm müdahalelerine rağmen Aylan, hastanede hayatını kaybetti. Yaşanan bu acı olay, iş sağlığı ve güvenliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Yargılama Sürecinde İlk Karar: Tahliye
Servet Can Aylan’ın ölümüyle ilgili başlatılan geniş kapsamlı soruşturma sonucunda, olayda ihmali olduğu iddia edilen sanıklar hakkında yargılama süreci başladı. Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada, elektrik şirketinin sahibi olan ve daha önce tutuklanan Hasan G. hakkında önemli bir karar verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Hasan G.’nin tahliyesine hükmetti. Öte yandan, madencilik şirketi yetkilisi Fazıl C. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Hukuki süreçlerin işleyişi ve işçi haklarına dair toplumsal hassasiyetin arttığı bu dönemde, çalışma hayatına ilişkin kademeli emeklilik düzenlemesi için gözler bakanlığa çevrildi gibi önemli mevzuat tartışmaları sürerken, iş kazalarındaki sorumluluk payları yargı önünde titizlikle inceleniyor. Mahkemenin verdiği tahliye kararı, davanın seyrini değiştirebilecek nitelikte bir gelişme olarak kayıtlara geçti.
Ailenin İhmal İddiası ve Hukuki Mücadele
Evlatlarını bir iş kazasında kaybeden Yaşar ve Sıddıka Aylan çifti, yaşanan olayın basit bir kaza değil, doğrudan bir ihmal zinciri olduğunu savunuyor. Ailenin, sanıkların en ağır cezayı alması için hukuki mücadelesini sürdüreceği belirtiliyor. Ailenin avukatı Burak Gürlevik, müvekkillerinin hiçbir teknik denetim ve güvenlik önlemi alınmadan sahaya sürüldüğünü vurguladı.
Avukat Gürlevik, iş güvenliği risklerinin, tıpkı Marmara ve Kıyı Ege için kuvvetli sağanak yağış uyarısı gibi dış etkenler kadar, çalışma ortamındaki denetim eksiklikleri kadar hayati olduğunu ifade etti. Gürlevik, mahkemenin verdiği tahliye kararının adalete hizmet etmediğini belirterek, karara karşı üst mahkemelere itiraz yoluna gideceklerini açıkladı.
Davanın bir sonraki duruşmasında, iş kazasındaki kusur oranlarının bilirkişi raporları ışığında yeniden değerlendirilmesi bekleniyor. Servet Can Aylan’ın ailesi, adaletin yerini bulması için sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını dile getirdi.


