⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 468
🕐 Son Güncelleme: 23.10.2026 17:22
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Borsa İstanbul (BIST 100) endeksi, haftanın son işlem gününde 10 bin 800 puan seviyelerine gerileyerek yılbaşından bu yana elde ettiği tüm kazanımları kaybetti.
- Düşüşün temel nedenleri arasında fon soruşturmalarıyla başlayan güven kaybı, TCMB’nin sürpriz faiz indirimi ve küresel enerji maliyetlerindeki artış yer alıyor.
- Bankacılık ve iletişim sektörleri panik satışlarından en çok etkilenen alanlar olurken, piyasada kırılganlık hakimiyeti sürüyor.
Borsa İstanbul (BIST 100), haftanın son işlem gününde yatırımcılarını derin bir endişeye sevk eden sert bir kırılma yaşadı. Yaklaşık 40 gün önce başlayan fon soruşturmalarının yarattığı güven erozyonu, küresel piyasalardaki dalgalanmalar ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) piyasa beklentileriyle örtüşmeyen adımlarıyla birleşince endeks hızla değer kaybetti. Gün içerisinde 10 bin 800 puan seviyelerine kadar gerileyen BIST 100, 2026 yılı boyunca elde edilen tüm kazanımları yatırımcısına geri verdi.
TCMB’nin Faiz Kararı ve Piyasa Beklentileri
Geçmiş dönemlerde TCMB tarafından uygulanan faiz indirimi döngüleri, genellikle hisse senedi piyasaları için pozitif bir katalizör olarak görülürdü. Ancak bu kez durum farklı bir seyir izledi. TCMB’nin politika faizinde gerçekleştirdiği 100 baz puanlık sürpriz indirim, piyasada beklenen yükselişi tetiklemek yerine satış baskısını artırdı. Kararın ardından endekste yüzde 3’ü aşan kayıplar yaşanırken, yatırımcıların makroekonomik verilerden ziyade yapısal güven sorunlarına ve hukuki zemine odaklandığı gözlemlendi.
Sermaye piyasalarındaki bu hareketlilik, uluslararası ticaret ilişkilerinin önemini bir kez daha ortaya koyarken, Ticaret Bakanı Bolat’ın Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacminin arttığına dair açıklamaları, makro düzeyde olumlu bir tablo çizse de borsadaki kısa vadeli panik havasını dağırmaya yetmedi.
Fon Soruşturmaları ve Güven Erozyonu
Borsadaki düşüşün merkezinde, yaklaşık 40 gün önce patlak veren ve kapsamı genişleyen “fon soruşturmaları” bulunuyor. Sermaye piyasalarına yönelik manipülasyon ve usulsüzlük iddiaları, özellikle yerli yatırımcıların sisteme olan güvenini ciddi şekilde zedeledi. Kurumsal yatırımcıların pozisyonlarını küçültmesi ve piyasadan sermaye çıkışının hızlanması, düşüş ivmesini yukarı taşıdı. Yabancı yatırımcıların zaten mesafeli durduğu bir ortamda, yerli yatırımcının da “güvenli liman” arayışına girmesi, 11 bin puanlık psikolojik sınırın altına inilmesine neden oldu.
Küresel Riskler ve Enerji Maliyetleri
İç dinamiklerin yanı sıra, küresel piyasalardaki enflasyon ve faiz sarmalı da Borsa İstanbul üzerindeki baskıyı artırdı. Ortadoğu’daki jeopolitik gerilimler nedeniyle Brent petrol fiyatlarının yüzde 4’ten fazla artarak 114 doların üzerine çıkması, dünya genelinde enerji maliyetlerini yükseltti. Benzer şekilde, Almanya’nın enerji güvenliği için rafineri stratejisini güncellemesi gibi küresel hamleler, enerji krizinin kalıcı olabileceği endişelerini tetikledi. Bu durum, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikaları üzerindeki baskıyı artırarak gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışını hızlandırdı.
Haftanın son saatlerinde gelen tepki alımları endeksi bir miktar yukarı taşısa da, özellikle bankacılık ve iletişim sektörlerindeki ağır hasar kalıcılığını koruyor. Uzmanlar, piyasadaki kırılganlığın aşılması için şeffaf bir hukuki süreç ve öngörülebilir bir ekonomi yönetiminin kritik önem taşıdığını vurguluyor. Bu süreçte şirketlerin dış pazarlara açılma stratejileri dikkat çekerken, örneğin Basbug Group’un Hollanda pazarına girişi gibi kurumsal genişleme adımlarının uzun vadede destekleyici olabileceği öngörülüyor.



