⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 406
🕐 Son Güncelleme: 23.10.2026 03:04
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Belçika’nın başkenti Brüksel’de Yunanistan basınına Ege ve Doğu Akdeniz meselelerine dair diplomatik açıklamalarda bulundu.
- Fidan, 1995 yılındaki ‘Casus Belli’ kararının bir kanun değil, TBMM bildirisi olduğunu ve Mavi Vatan ile ilgili yeni bir yasa tasarısının bulunmadığını belirtti.
- Türkiye’nin elektrik kablosu projesine (GSI) karşı olmadığını ancak deniz araştırmaları öncesinde Ankara’ya yazılı bildirim yapılması gerektiğini vurguladı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Belçika’nın başkenti Brüksel’de Yunanistan basınına yönelik gerçekleştirdiği mülakatla Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki kritik meselelere dair Türkiye’nin duruşunu net bir şekilde ortaya koydu. Ta Nea gazetesine konuşan Fidan, Yunanistan ile yaşanan deniz yetki alanları tartışmaları, “Casus Belli” kavramı ve enerji projeleri üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Casus Belli ve Mavi Vatan Hakkında Net Mesajlar
Yunanistan’ın karasularını 6 milin üzerine çıkarmasının bir savaş sebebi (Casus Belli) sayılmasına ilişkin soruyu yanıtlayan Bakan Fidan, hukuki bir ayrım yaptı. 1995 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından alınan kararın bir kanun değil, bir bildiri olduğunu hatırlatan Fidan, bu kararın uluslararası deniz hukuku çerçevesindeki haklara işaret ettiğini belirtti. Bu tür diplomatik süreçlerin yönetimi, Türkiye’nin bölgesel güvenlik hamlesi gibi stratejik dengelerle doğrudan bağlantılıdır.
Mavi Vatan doktrinine ilişkin gündemde bir yasa tasarısı olup olmadığı sorusuna da yanıt veren Fidan, şu an için böyle bir yasa tasarısının bulunmadığını ifade etti. Deniz parkı gibi konuların henüz tartışma aşamasına gelmediğini belirterek, Türkiye’nin deniz yetki alanlarındaki haklarını koruma kararlılığını yineledi.
Enerji Hattı Projesine (GSI) Yazılı Bildirim Şartı
Türkiye ile Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında planlanan elektrik kablosu projesi (GSI) hakkında da konuşan Fidan, Türkiye’nin bu projeye kategorik bir karşı duruş sergilemediğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da daha önce önerdiği üzere, 2 bin kilometre uzaktan elektrik taşımak yerine Türkiye’den elektrik tedarik edilmesinin daha rasyonel bir seçenek olabileceğini vurguladı. Ancak Fidan, projeye dair kritik bir şart sundu: “Biz kablo hattına karşı çıkmıyoruz ancak araştırma yürütüldüğünde bize sadece sözlü değil, yazılı bir ihbar gönderilmesi gerekmektedir.”
Uluslararası siyasetin bu denli hassas olduğu dönemlerde, bazen ülkelerin karşılaştığı ekonomik zorluklar gibi iç gündemlerin ötesinde, bölgesel enerji koridorları jeopolitik önemini korumaya devam ediyor.
Yunan Basınında “İzin” Tartışması
Hakan Fidan’ın “yazılı bildirim” talebi, Yunanistan medyasında farklı yorumlandı. Kathimerini Gazetesi, Fidan’ın açıklamalarını “Türklerden izin alınmayacak” şeklinde manşetlere taşıdı. Yunan analistler, Fidan’ın “izin” yerine “bildirim” kelimesini kullanmasının, Türkiye’nin egemenlik haklarına vurgu yapan bilinçli bir diplomatik tercih olduğunu değerlendirdi. Ta Nea gazetesi ise Fidan’ın Yunanistan’ı Türk siyasetinde bir “günah keçisi” olarak nitelendirmesini ve Mavi Vatan konusundaki açıklamalarını manşet yaparak geniş yer ayırdı.



