Gündem

İzmir Barosu’ndan Kadın Avukat Cinayetine Karşı Basın Açıklaması

İzmir Barosu, Menemen'de avukat Özge Penbegül'ün öldürülmesine tepki göstererek, devletin koruyucu yükümlülüklerini yerine getirmesi çağrısında bulundu.

OKUMA AYARLARI
İzmir Barosu'ndan Kadın Avukat Cinayetine Karşı Basın Açıklaması
İzmir Barosu'ndan Kadın Avukat Cinayetine Karşı Basın Açıklaması
📍 Konum: İzmir, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 338
🕐 Son Güncelleme: 23.10.2026 20:40

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • İzmir’in Menemen ilçesinde, İzmir Barosu’na kayıtlı avukat Özge Penbegül, polis memuru olan nişanlısı tarafından öldürüldü.
  • İzmir Barosu, olayın ardından yaptığı açıklamada, failin kamu görevlisi olmasının denetim mekanizmalarındaki eksikliği gösterdiğini belirtti.
  • Baro Başkanı Serhat Sökmen, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının ve koruyucu kanunların etkin uygulanmamasının kadın cinayetlerini artırdığını vurguladı.

İzmir’in Menemen ilçesinde meydana gelen ve hukuk camiasını yasa boğan cinayetin ardından, İzmir Barosu kapsamlı bir basın açıklaması düzenledi. İzmir Barosu’na kayıtlı avukat Özge Penbegül’ün, polis memuru olan nişanlısı tarafından hayatının kaybedilmesi üzerine gerçekleştirilen açıklamada, yaşanan trajedinin münferit bir olay olmadığı ve sistematik bir sorunun yansıması olduğu ifade edildi.

Denetim Mekanizmaları ve Kamu Gücü Vurgusu

İzmir Barosu Av. Özkan Yücel Hizmet Binası önünde toplanan basın mensuplarına hitap eden İzmir Barosu Başkanı Serhat Sökmen, failin bir kamu görevlisi olmasının vahim bir gerçeğe işaret ettiğini söyledi. Sökmen, kamu gücünü ve silah kullanma yetkisini elinde bulunduran bireylerin karıştığı şiddet olaylarının, devletin denetim mekanizmalarındaki zafiyeti ortaya koyduğunu belirtti. Meslek örgütlerinin toplumsal olaylara gösterdiği hassasiyet ve tepkiler, bu tür denetimsizliklerin hukuk devletinde kabul edilemez olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Sökmen, geçmişte yaşanan benzer kadın cinayetlerine de atıfta bulunarak, faillerin ortak noktalarının kamu gücü kullanımı olabileceğine dikkat çekti. Silah taşıma yetkisinin sadece mesleğe girişte yapılan yüzeysel değerlendirmelerle verilmemesi gerektiğini savunan Baro Başkanı, silahlı personelin risk analizlerinin periyodik olarak yapılması gerektiğini vurguladı.

İstanbul Sözleşmesi ve Koruyucu Hukuk Talebi

Basın açıklamasında, kadın cinayetlerinin önlenmesindeki en büyük engellerden birinin hukuki güvencelerin zayıflatılması olduğu ifade edildi. 2021 yılında İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının, faillere karşı bir “cesaret madalyası” işlevi gördüğü belirtildi. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un etkin bir şekilde uygulanmamasının, kadınları korumasız bıraktığı dile getirildi.

Hukuki süreçlerin işletilmesi ve hak arama özgürlüğünün korunması noktasında, hukuki hak arama süreçleri toplumun vicdanında derin yaralar açmaktadır. İzmir Barosu, devletin asli görevinin kadınları koruyan hukuki kalkanları aşındırmak değil, tam bir güvenlik mekanizması tesis etmek olduğunu belirterek, kadın cinayetlerine karşı mücadele kararlılıklarını yineledi.

Baro yönetimi, kamu güvenliğini sağlamakla görevli kişilerin ellerindeki devlet otoritesini bir cinayet aracına dönüştürmesini engelleyecek proaktif idari tedbirlerin ivedilikle alınması çağrısında bulundu.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir