Dünya

Urumiye Gölü’ndeki Kuraklık Türkiye’yi Etkilemeyecek

İran'daki Urumiye Gölü'nde yaşanan kuraklık ve tuz tozu taşınımı riskinin Türkiye'ye etkisi uzmanlar tarafından açıklandı. Detaylar haberimizde.

OKUMA AYARLARI
Urumiye Gölü'ndeki Kuraklık Türkiye'yi Etkilemeyecek
Urumiye Gölü'ndeki Kuraklık Türkiye'yi Etkilemeyecek
📍 Konum: Batı Azerbaycan, İran
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 426
🕐 Son Güncelleme: 23.10.2026 13:58

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • İran’ın Batı Azerbaycan eyaletindeki Urumiye Gölü, iklim değişikliği ve hatalı su yönetimi nedeniyle ciddi bir kuraklık kriziyle karşı karşıya.
  • Uzman Muhammed Derviş, hakim rüzgarların batıdan doğuya doğru esmesi nedeniyle göldeki tuz tozunun Türkiye’ye değil, İran içlerine taşınacağını belirtti.
  • Gölün kurumasında aşırı tarımsal su kullanımı, barajlar ve su akışını engelleyen köprü yapıları temel nedenler olarak gösteriliyor.

İran’ın Batı Azerbaycan eyaletinde bulunan Urumiye Gölü’nde yaşanan kuraklık ve buna bağlı olarak gelişen tuz tozu taşınımı tartışmaları, sınır komşusu olan Türkiye’de de endişe yaratmıştı. Gölün Türkiye sınırına yakınlığı nedeniyle, rüzgarların taşıyacağı tuz tozlarının Türkiye’nin doğusundaki tarım arazilerine zarar verebileceği yönündeki görüşler, çevre uzmanları tarafından değerlendirildi. Eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani döneminde Stratejik Araştırmalar Merkezi Çevre Bölümü Başkanlığı görevini yürüten uzman Muhammed Derviş, konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Rüzgar Yönü Türkiye’yi Korumaya Yetiyor

Urumiye Gölü’ndeki ekolojik dengenin bozulması ve göl tabanındaki tuzun rüzgarlarla taşınması riskine değinen Derviş, Türkiye için bir risk öngörmediğini ifade etti. Derviş, “Urumiye Gölü’ndeki iklimsel değişiklikler Türkiye’yi olumsuz yönde etkilemez; çünkü hakim rüzgarlar batıdan doğuya doğru esiyor. Bu durum, toz taşınımının sadece İran’ın Doğu Azerbaycan eyaletleri, Erdebil ve Zencan gibi bölgelerini etkileyeceği anlamına geliyor,” dedi.

Uzmanlara göre, bu toz taşınımı yerel ölçekte ciddi bir çevre felaketine yol açabilir. Tuz tozlarının Şebisten, Marağa, Bonab ve Zencan gibi şehirlerde hava kalitesini düşürmesi, sağlık sorunlarını tetiklemesi ve bölgedeki göç hareketlerini hızlandırması bekleniyor. Bu durum, tıpkı deniz ekosistemi risk altında olan bölgelerde görüldüğü gibi, ekolojik dengenin bozulmasının sosyo-ekonomik sonuçlarını beraberinde getirebilir.

Gölün Kurumasındaki Kritik Faktörler: Barajlar ve Köprüler

Urumiye Gölü’nün normal seviyesine ulaşabilmesi için 12 milyar metreküp suya ihtiyaç duyulduğunu hatırlatan Derviş, mevcut su miktarının 4 milyar metreküp seviyesinde olduğunu belirtti. Son on yılın en iyi seviyesine ulaşıldığı söylenmesine rağmen, gölün kalıcı olarak kurtarılması için köklü adımlar atılması gerekiyor. Gölün kurumasındaki en büyük etkenlerin, göle dökülen 14 nehir üzerine inşa edilen çok sayıda baraj ve kontrolsüz tarımsal su kullanımı olduğu vurgulandı.

Şehit Kelanateri Köprüsü Su Akışını Kesiyor

Gölün kuruma sürecini hızlandıran bir diğer teknik hata ise eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad döneminde inşa edilen Şehit Kelanateri Köprüsü olarak gösteriliyor. Derviş, köprünün standartlara uygun yapılmadığını ve göl suyunun kuzeyden güneye olan doğal akışını durdurarak tortulanmayı (sedimantasyon) artırdığını ifade etti. Bu durum, gölün su döngüsünü felç eden temel unsurlardan biri olarak kabul ediliyor.

Gölün geleceği için 28 farklı çözüm planı önerilse de, tarımsal ürün çeşitliliğinin azaltılması gibi stratejik adımların siyasi baskılar nedeniyle hayata geçirilemediği belirtiliyor. Uzmanlar, küresel ölçekte iklim mücadelesinde iş birliği ve sürdürülebilir su politikalarının önemine dikkat çekiyor. Çiftçilere alternatif geçim kaynakları sunulmadığı sürece, Urumiye Gölü’nün doğal dengesini koruma ihtimalinin oldukça düşük olduğu öngörülüyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir