⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 433
🕐 Son Güncelleme: 24.10.2026 20:41
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Yemen Dışişleri Bakanı Afrah Zube, İstanbul ziyareti kapsamında Türk gazetecilerle bir araya gelerek Yemen’deki güncel siyasi durumu değerlendirdi.
- Zube, İran destekli Husilerin müzakere süreçlerini sürekli olarak baltaladığını ve Yemen’in kültürel kimliğini yok etmeye çalıştığını belirtti.
- Bakan, Husilerin halka yönelik uygulamalarını İsrail’in Filistin politikasını örnek göstererek ağır bir dille eleştirdi.
Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zube, resmi temaslarda bulunmak üzere geldiği İstanbul’da Türk basın mensuplarıyla bir araya geldi. Gerçekleşen toplantıda Zube, Yemen’de uzun süredir devam eden iç çatışmalar, Husilerin yönetim anlayışı ve bölgedeki istikrarsızlık konularında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bakan Zube, İran destekli Husilerin Yemen halkını temsil etmediğini ve ülkeyi bir kaos ortamına sürüklediğini vurguladı.
Müzakere Süreçleri ve Husilerin Baltalama Stratejisi
Yemen’deki iç savaşın kronolojisine değinen Bakan Zube, Husilerin 2014 yılında askeri bir darbe ile başkent Sana’yı ve stratejik bölgeleri ele geçirdiğini hatırlattı. Uluslararası toplumun arabuluculuğuyla başlatılan birçok barış girişiminin Husiler tarafından sabote edildiğini ifade eden Zube, 2016 yılındaki dört aşamalı müzakere sürecinde siyasi anlaşmanın hazır olmasına rağmen imza aşamasında engellerle karşılaşıldığını söyledi. 2018’deki Stockholm Anlaşması ve 2022’deki Suudi Arabistan öncülüğündeki girişimlerin de benzer şekilde Husilerin reddiyle sonuçlandığını belirtti.
Bölgesel diplomasi trafiğinin ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Katar Başbakanı Al Sani Arasında Görüşme gibi kritik uluslararası temasların barış süreçleri için hayati önem taşıdığı bir dönemde, Yemen’deki tıkanıklık dikkat çekiyor. Zube, 2024 ve 2025 yıllarında planlanan benzer barış girişimlerinin de yine Husiler tarafından engellendiğini kaydetti.
Kültürel Kimliğe ve Eğitim Sistemine Müdahale
Husilerin sadece askeri değil, aynı zamanda kültürel bir yıkım içinde olduklarını savunan Bakan Zube, grubun Yemen’in tarihini ve inanç yapısını değiştirmeye çalıştığını iddia etti. Başkent Sana’nın kontrol altına alınmasının ardından eğitim sistemine yönelik radikal değişiklikler yapıldığını belirten Zube, “Sana Üniversitesi’ndeki Türkoloji Bölümünü kapatıp yerine Farsça Bölümünü açtılar” diyerek kültürel asimilasyon vurgusu yaptı. Bu durum, uluslararası alanda adalet arayışları ve Ömer Çelik’ten Birleşmiş Milletler’in 81. Yılı İçin Adalet Mesajı gibi hukuki normların korunması gerekliliğini hatırlatan diplomatik çevrelerce yakından takip ediliyor.
İsrail Benzetmesi ve Bölgesel Güvenlik Tehdidi
Konuşmasının en dikkat çekici kısmında Husilerin yöntemlerini İsrail’in Filistin üzerindeki politikalarına benzeten Zube, Yemen halkının benzer bir baskı altında olduğunu savundu. Evlerin patlayıcılarla yıkıldığını, baskınlarla insanların gözaltına alındığını ve toplumsal kimliğin yok edilmeye çalışıldığını belirten Bakan, Husilerin aslında bir “imamet rejimi” kurarak Yemen halkını sınıflara ayırmayı hedeflediğini söyledi. Ayrıca, Husilerin komşu ülkelere yönelik saldırılarının, özellikle de Suudi Arabistan’ın kutsal şehirlerini hedef alan eylemlerinin bölge barışını ciddi şekilde tehdit ettiğini ekledi.
Bakan Zube, son olarak Husilerin Yemen halkını yoksullaştırarak ve açlığa sürükleyerek boyun eğdirmeye çalıştığını, bu yöntemin Yemen’in geleceğini karanlığa ittiğini belirterek sözlerini tamamladı.



