⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 427
🕐 Son Güncelleme: 25.10.2026 12:15
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- 6 Şubat depremlerinde Gaziantep’in Nizip ilçesinde 51 kişinin ölümüne yol açan Furkan Apartmanı davasında yargı süreci yeniden hareketlendi.
- İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin verdiği hükmü “bilinçli taksir” hükümlerinin değerlendirilmemesi ve müteahhit beraati gerekçeleriyle ikinci kez bozdu.
- Kararın ardından kamu görevlilerinin de dahil olduğu davanın yeniden görülmesi ve yeni bir hüküm kurulması bekleniyor.
6 Şubat depremlerinde Gaziantep’in Nizip ilçesinde bulunan ve yıkılan tek yapı olmasıyla dikkat çeken Furkan Apartmanı davasında yargı süreci kritik bir dönemeçten geçiyor. 51 kişinin yaşamını yitirdiği trajik olayla ilgili yerel mahkemenin verdiği karar, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi tarafından ikinci kez bozularak yeniden yargılama yapılmasına hükmedildi.
İstinaf Mahkemesinin Bozma Gerekçeleri Neler?
İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin kararında hukuki boşluklar ve eksik değerlendirmeler tespit etti. Mahkemenin bozma kararındaki en önemli iki gerekçe; kamu görevlilerinin yargılandığı süreçte “bilinçli taksir” hükümlerinin neden uygulanmadığının yeterince tartışılmamış olması ve binanın fiili müteahhidi olduğu belirtilen Hasan Hüseyin Sever hakkında verilen beraat kararının hatalı bulunmasıdır.
Deprem sonrası yaşanan bu büyük yıkım, bölgedeki pek çok aile için derin psikolojik travmalar yarattı. Yaşanan bu ağır süreçte, endişe ve kabus arasındaki ilişki üzerine yapılan bilimsel çalışmalar, afetzedelerin yaşadığı durumun vahametini bir kez daha gözler önüne seriyor. Hukuki sürecin uzaması da bu travmatik süreci etkileyen bir diğer faktör olarak öne çıkıyor.
Davanın Geçmişi ve İlk Yargılama Süreci
Nizip Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen yargılama sürecinde, daha önce binanın zemin katındaki iş yeri sahipleri Faik Öğüt, Eyüp Öğüt ve Nejdet Alpay hakkında delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verilmişti. Fenni mesul Yılmaz Şahin Yurtyapan ise 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak istinafın ilk bozma kararının ardından 13 Şubat 2026’da yeniden kurulan hükümde, beraat eden iş yeri sahiplerine de hapis cezaları verilmiş, ancak bu karar da istinaf tarafından tekrar bozulmuştu.
Yapı güvenliğindeki ihmallerin sonuçları, tarihteki büyük felaketleri anımsatmaya devam ediyor. Tıpkı Cleveland 1986 felaketi gibi, teknik hataların ve ihmallerin geri dönülemez sonuçlar doğurduğu bu dava, Türkiye’deki yapı denetim sisteminin sorgulanmasına neden oluyor.
Kamu Görevlileri de Yargı Kıskacında
Dava dosyasına eklenen yeni gelişmelerle birlikte, binanın yapı kullanma izin belgesinde imzası bulunan dönemin Nizip Belediyesi İmar Müdürü Mehmet Aslan, İmar İşleri Müdür Yardımcısı Orhan Zoroğlu ve inşaat mühendisleri de yargılama kapsamına alındı. Kamu görevlilerinin “taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçlamasıyla yargılanması, davanın seyrini değiştiren en önemli unsurlardan biri haline geldi. İstinafın son kararıyla birlikte, bu görevlilerin sorumluluk düzeyinin ve bilinçli taksir boyutunun yeniden incelenmesi gerekecek.
Firari müteahhit Abdullah Devrim Sever’in dosyası ise ayrı bir süreç olarak devam ederken, mahkemenin vereceği yeni karar, deprem bölgesindeki benzer davalar için de emsal teşkil edecek nitelikte.



