⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 340
🕐 Son Güncelleme: 26.10.2026 21:17
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Hafıza Büyük Resim programının 135. bölümü, 15. yüzyıldan günümüze küresel sistemi domine eden güçleri konu alıyor.
- Gazeteci Ersin Çelik ve Stratejist İbrahim Ufuk Kaynak, hegemonik güç kavramını ve sömürü düzenlerini tarihsel bağlamda inceliyor.
- Yayında çok kutuplu dünya mücadelesi, Avrupa’nın hegemonya iddiası ve Türkiye’nin küresel konumu detaylı bir şekilde değerlendiriliyor.
Türkiye’nin ve dünyanın yakın siyasi tarihi ile küresel stratejik dengelerini mercek altına alan Hafıza Büyük Resim, izleyicileriyle buluşmaya devam ediyor. Programın merakla beklenen 135. bölümünde, küresel sistemin kökten sarsıldığı bu dönemde tarihi ve güncel dinamikler derinlemesine analiz ediliyor.
Küresel Sistemde Güç Değişimi ve Hegemonya
Gazeteci Ersin Çelik ve Stratejist İbrahim Ufuk Kaynak’ın katılımıyla gerçekleşen yeni bölümde, 15. yüzyıldan bugüne küresel sistemi yönlendiren hegemonik güç kavramı masaya yatırılıyor. Sömürü sistemlerinin doğası, emperyalist politikaların arka planı ve bu küresel aktörlerin gerileme süreçleri tüm detaylarıyla deşifre ediliyor.
Dünya genelinde ekonomik ve siyasi dengelerin yeniden şekillendiği bu kritik evrede, uluslararası ilişkilerdeki kırılma noktaları da gündeme taşınıyor. Benzer şekilde, küresel ölçekteki ekonomik projeksiyonlar ve büyüme dinamikleri de uzmanlar tarafından yakından takip ediliyor; nitekim uzmanlar Cumhurbaşkanından 2026 ve 2027 büyüme tahminleri ekseninde küresel ekonominin yansımalarını da değerlendiriyor.
Avrupa’nın Hegemonya Yanılgısı ve Çok Kutuplu Dünya
Masanın diğer yüzünde ise çok kutuplu hegemonluk mücadelesi, bölgesel hegemonya arayışları ve Avrupa’nın yaşadığı hegemon güç yanılgısı sorgulanıyor. Çelik ve Kaynak, Batı merkezli küresel iddiaların artık geçerliliğini yitirdiğini ve dünyanın yeni bir kutuplar evresine girdiğini vurguluyor.
Programda ayrıca, stratejik altyapı ve ticaret koridorlarının jeopolitik önemi de coğrafi ve tarihsel perspektifle ele alınıyor. Küresel ticaret yollarının geleceği konuşulurken, bölgesel entegrasyon projeleri de dikkat çekiyor; tıpkı Kalkınma Yolu Projesi’nin uzantısının temeli 2027 yılında atılacak gelişmesinde olduğu gibi, lojistik ve ticaret hatları ülkelerin küresel konumunu doğrudan etkiliyor.
Türkiye’nin Tarihi Konumu ve Yeni Dünya Düzeni
Tarihi kökenlerinden ilham alarak inşa edilen yeni düzen ve Türkiye’nin küresel konumu da yayının ana eksenini oluşturuyor. “64 devletin kuruluş sebebi neden Türkiye?” sorusuna yanıt aranan bölümde, ülkenin tarihi misyonu ve jeopolitik duruşu detaylıca irdeleniyor. 21. yüzyılın güç değişimleri ve Türkiye’nin bu süreçteki merkezî rolü, izleyicilere geniş bir perspektifle aktarılıyor.



