⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 382
🕐 Son Güncelleme: 26.10.2026 15:42
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Suriye’de yönetim değişikliğinin ardından 2025-2026 eğitim yılı için hazırlanan yeni ders kitaplarında Türkiye ve Osmanlı Devleti’ne dair tarihsel anlatım yeniden düzenlendi.
- Önceki dönemde kullanılan “işgalci” ve “zulüm” gibi Türkleri hedef alan ifadeler metinlerden çıkarılarak yerine daha tarafsız bir diplomatik dil tercih edildi.
- Güncellenen coğrafya ve tarih kitaplarında Hatay, Türkiye sınırları içerisinde gösterilerek uzun süreli bir ihtilaf alanında yeni bir yaklaşım benimsendi.
Suriye’de Beşşar Esed döneminin sona ermesinin ardından, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara yönetimi altında ülkenin eğitim sistemi köklü bir dönüşüm sürecine girdi. Eğitim müfredatında yapılan bu güncellemeler, özellikle tarih ve coğrafya kitaplarındaki ideolojik anlatının yumuşatılmasıyla dikkat çekiyor. IMPACT-se kuruluşunun raporlarına yansıyan verilere göre, 2025-2026 eğitim öğretim yılına hazırlanan yeni materyaller, bölgedeki komşuluk ilişkilerini yeniden tanımlayan bir vizyon sunuyor.
Osmanlı ve Türkiye’ye Dair Yeni Tarih Anlatısı
Geçmiş yıllarda Suriye eğitim müfredatında Osmanlı Devleti, “işgalci” bir güç olarak tanımlanıyor ve Arap coğrafyasındaki varlığı “zulüm” kavramıyla ilişkilendiriliyordu. Ancak yeni yönetimin attığı adımlarla bu söylem tamamen değiştirildi. Özellikle 1916-1918 yılları arasındaki Arap Ayaklanması’nın anlatıldığı bölümlerde, “Büyük Arap Ayaklanması” ibaresi yerine daha teknik bir ifade olan “Hüseyin bin Ali’nin isyan hareketi” tanımı getirildi. Bu değişiklik, tarihsel olayların ideolojik bir çerçeveden ziyade, akademik bir perspektifle ele alınmaya başlandığının bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Dünya genelinde bölgesel gerilimlerin çözümüne dair diplomatik adımlar artarken, Suriye’nin de komşularıyla olan tarihsel bağlarını yeniden kurgulaması stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Benzer şekilde, Türkleri doğrudan hedef alan “halkları Türklerin zulmünden kurtarmak” gibi ifadeler, yeni baskılarda yerini “Osmanlıları bölgeden çıkarmak” gibi daha nesnel ifadelere bıraktı.
Hatay Haritalarda Türkiye Sınırları İçinde
Müfredat değişikliğinin en somut ve dikkat çeken yansıması ise coğrafya kitaplarındaki haritalar oldu. Uzun yıllardır Suriye resmi kaynaklarında tartışmalı bir konu olarak ele alınan Hatay bölgesi, güncellenen yeni ders kitaplarında Türkiye sınırları içerisinde gösterildi. Bu adım, bölge ülkeleri arasındaki ekonomik ve siyasi istikrarın sağlanması adına atılan önemli bir diplomatik adım olarak yorumlanıyor.
Eğitim uzmanları, bu değişikliğin sadece bir müfredat güncellemesi olmadığını, aynı zamanda Suriye’nin yeni dış politika vizyonunun genç nesillere aktarılması anlamına geldiğini belirtiyor. Şara yönetimi, eğitim materyallerini ideolojik çatışmalardan arındırarak, daha gerçekçi ve bölgesel iş birliğini önceleyen bir model oluşturmayı hedefliyor. Bu süreç, bölgedeki diğer ülkeler tarafından da yakından takip ediliyor.
Suriye’nin eğitim alanındaki bu reformları, toplumsal hafızanın yeniden inşası açısından kritik bir dönemeç teşkil ediyor. Öğrencilerin, bölge tarihini daha objektif kaynaklardan öğrenmesi, uzun vadede toplumsal barışın tesisi için de temel bir ihtiyaç olarak görülüyor.



