⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 364
🕐 Son Güncelleme: 27.10.2026 12:03
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul’da düzenlenen 7. Fonksiyonel Tıp Kongresi, alanında uzman hekim ve diyetisyenlerin katılımıyla modern tıbbın geleceğini ve uzun yaşam stratejilerini tartıştı.
- Kongrede perimenopoz döneminin erken belirtileri, zayıflama iğnelerinin beslenme yönetimiyle kullanımı ve kas kütlesinin korunması konuları öne çıktı.
- Uzmanlar, bilinçsiz diyet ve ilaç kullanımına karşı profesyonel danışmanlığın önemine dikkat çekerek, kişiye özel bütüncül sağlık yaklaşımlarını vurguladı.
İstanbul’da gerçekleştirilen 7. Fonksiyonel Tıp Kongresi, sağlık dünyasının en güncel konularını ve bilimsel gelişmeleri bir araya getirdi. Longevity (uzun yaşam), perimenopoz ve obezite tedavisi gibi geniş bir yelpazede gerçekleştirilen oturumlar, katılımcılara bütüncül tıp yaklaşımı hakkında kapsamlı bilgiler sundu. Özellikle küresel sağlık sistemindeki riskler ve modern hastalıkların yönetimi noktasında uzmanların paylaştığı veriler büyük dikkat çekti.
Perimenopoz Döneminde Erken Tanı ve Belirtiler
Kongrenin en dikkat çeken oturumlarından birinde Op. Dr. Dilara Tekden Kırgız, kadınların menopoz öncesi süreci olan perimenopoz dönemine dair kritik uyarılarda bulundu. Kırgız, “Kırklı yaşlardan sonra başlayan eklem problemleri, genellikle ihmal edilen ancak östrojen azalmasının bir göstergesi olabilen erken belirtilerdir” ifadelerini kullandı. Hormonal dengenin korunmasında egzersizin vazgeçilmez bir role sahip olduğunu belirten Kırgız, kadınların vücutlarındaki değişimleri yakından takip etmesi gerektiğinin altını çizdi.
Zayıflama İğneleri ve Beslenme Yönetimi
Dyt. Yeşim Temel Özcan ise son dönemin popüler sağlık gündemi olan zayıflama iğneleri (GLP-1 reseptör agonistleri) üzerine önemli uyarılarda bulundu. Özcan, bu ilaçların iştahı kesme ve mide boşalımını yavaşlatma etkisinin obezite ile mücadelede etkili olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.
Beslenme uzmanı Özcan, “Zayıflama iğnesi kullanırken kas kütlesini korumak en kritik görevdir. Sadece tokluk hissiyle az yemek, vücudun ihtiyaç duyduğu protein ve diğer besin ögelerinin eksikliğine yol açar. Bu süreç bir diyetisyen ve egzersiz uzmanı eşliğinde yönetilmezse, kalıcı sağlık sorunları ortaya çıkabilir” açıklamasında bulundu. Sağlık sektöründeki bu gelişmeler, Fransa’da riskli bulunan tümör ameliyatının Van’da başarıyla yapılması gibi yenilikçi tedavi yöntemlerinin önemini bir kez daha hatırlatıyor.
Bütüncül Tıp ile Uzun Yaşam (Longevity)
Kongrede ayrıca, günümüzde sıklıkla karşılaşılan Haşimato tiroidi ve metabolik hastalıkların beslenme ile nasıl yönetilebileceği de masaya yatırıldı. Uzmanlar, sadece semptomları değil, hastalığın kök nedenlerini hedefleyen fonksiyonel tıp yaklaşımının, gazetecilerin ruh sağlığı dosyası gibi toplumsal sağlık projelerinde de rehber olması gerektiğini savundu. Bireyselleştirilmiş tedavi protokollerinin, kronik hastalıkların önlenmesinde tek yol olduğu konusunda fikir birliğine varıldı.



