⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 426
🕐 Son Güncelleme: 27.10.2026 00:33
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeni katliamında oğlu Uğur Yıldız’ı kaybeden Ali Ekber Yıldız, eski Başbakan Binali Yıldırım hakkında yaptığı açıklamalar gerekçesiyle emniyete ifadeye çağrıldı.
- Aile, duruşma öncesinde yaptığı açıklamalarda yetkililerin kendilerini arayarak özür dilemesini istediğini, bu talebi reddetmeleri üzerine yasal süreçle karşılaştıklarını belirtti.
- Yıldız ailesi, adalet mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak baskılara karşı korkmadıklarını ve seslerini duyurmaya devam edeceklerini ifade etti.
Türkiye’nin hafızasında derin izler bırakan Erzincan İliç’teki maden faciasının acıları tazeliğini korurken, adalet arayışındaki ailelere yönelik baskı iddiaları gündeme geldi. Çöpler Altın Madeni’nde 13 Şubat 2024 tarihinde meydana gelen yığın liçi kaymasında oğlu Uğur Yıldız’ı yitiren Ali Ekber Yıldız, eski Başbakan Binali Yıldırım’a yönelik eleştirel açıklamaları nedeniyle emniyete çağrıldı.
Yaşanan bu gelişme, Türkiye’de adalet mekanizması ve ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirirken, son dönemde iktidarlar değişse de basın ve toplum üzerindeki baskılar devam ediyor gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. Toplumun farklı kesimlerinden gelen eleştirilere karşı yürütülen hukuki süreçler kamuoyunda geniş yankı uyandırıyor.
Valilikten “Özür Dile” Telefonu İddiası
Anagold Madencilik’e ait tesiste 9 işçinin hayatını kaybettiği felakete ilişkin davanın dokuzuncu duruşması 20 Ekim tarihinde görülmüştü. Duruşma öncesinde basına konuşan baba Ali Ekber Yıldız, 53 gün boyunca toprak altında kalan oğlunu ararken yetkililerden destek görmediğini dile getirmişti. Yıldız, Erzincanlı olduğunu belirten eski Başbakan Binali Yıldırım’a sitem ederek sert ifadeler kullanmıştı.
Duruşmanın ardından Valilikten arandığını iddia eden Ali Ekber Yıldız, sarf ettiği sözlerden duyulan rahatsızlığın kendisine iletildiğini ve Binali Yıldırım’ı arayarak özür dilemesinin istendiğini belirtti. Bu telefonu reddeden ve arama yapmayan Yıldız, kısa süre sonra emniyetten gelen aramayla ifadeye çağrıldı.
“Katiller Serbestken Biz İfadeye Çağrılıyoruz”
Yaşanan baskılara tepki gösteren aile fertleri, adalet arayışından vazgeçmeyeceklerinin altını çizdi. Kız kardeş Duygu Yıldız, yaptığı açıklamada hukuki sürecin işleyişindeki çelişkilere dikkat çekti. Sadece babasının değil, tüm aile bireylerinin hedef alındığını belirten Yıldız şunları kaydetti:
“Babam öfkesiyle, acısıyla bir şeyler söylediği için şikayette bulunmuşlar. Sadece babamı değil, beni ve annemi de ifadeye çağrısınlar. Ne yaparsanız yapın korkmuyoruz. Bizi susturmaya, bu davanın peşini bırakmamızı sağlamaya çalışıyorlar. 33 yaşında insanlar öldürüldü ancak adalet yerini bulmadı. Sorumlulardan bazıları lüks otellerde kalırken, biz acımızla sarf ettiğimiz sözler yüzünden soruşturuluyoruz.”
Hukuk devletinde herkesin kanun önünde eşit olması gerektiğine işaret eden aile, benzer hak arayışı süreçlerinde yaşanan bu tür olayların toplumsal vicdanı yaraladığını ifade etti. Benzer şekilde, ülkede yaşanan hak ihlalleri ve hukuki süreçlerdeki aksaklıklar, medya ve ifade özgürlüğü alanındaki operasyonlar ile birlikte değerlendiriliyor.
İliç maden faciası davası önümüzdeki günlerde yeni duruşmalarla devam ederken, Ali Ekber Yıldız’ın emniyetteki ifadesinin ardından savcılığın nasıl bir karar alacağı merakla bekleniyor. Aile ve avukatları, maden sahasındaki asıl sorumluların yargılanması için hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini yineliyor.



