⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 433
🕐 Son Güncelleme: 27.10.2026 03:51
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrail, 7 Ekim 2023’te gerçekleşen saldırıların ardından ilk kez genel seçimlere gidiyor.
- Mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu ile muhalefet lideri Gadi Eisenkot arasındaki yarış başa baş bir seyir izliyor.
- Seçim sonuçları, Gazze’deki savaşın geleceğini ve İsrail’in aşırı sağcı partilerle olan koalisyon yapısını belirleyecek.
İsrail siyaseti, tarihindeki en kritik dönemeçlerden birini yaşıyor. 7 Ekim 2023 tarihinde Hamas liderliğindeki grupların düzenlediği ve 1.200 kişinin hayatını kaybettiği saldırıların ardından, İsrail seçmeni sandık başına giderek ülkenin geleceğine yön verecek. Gazze’de devam eden çatışmalar ve bölgedeki insani kriz, seçimlerin ana gündem maddesini oluşturuyor.
Netanyahu ve Eisenkot Arasındaki Güç Mücadelesi
Kamuoyu araştırmalarına göre, İsrail’in en uzun süre görev yapan başbakanı Binyamin Netanyahu ile eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot arasındaki yarış oldukça çekişmeli geçiyor. Netanyahu, iktidar partisi Likud’un adayı olarak “Bay Güvenlik” imajıyla seçmen karşısında yer alıyor. Kendisini askeri operasyonların başarısıyla tanımlayan Netanyahu, mevcut güvenlik stratejilerini savunuyor.
Buna karşılık, 2024 yılında Netanyahu’nun savaş kabinesinden istifa eden Gadi Eisenkot, 2025 yılında kurduğu Yashar (Doğru veya Dürüst) partisiyle merkez sağda yeni bir soluk getiriyor. Eisenkot, seçim kampanyasını temel olarak 7 Ekim saldırılarında yaşanan güvenlik zafiyetlerine hesap verilmesi üzerine kurguladı. Bu süreçte uluslararası arenadaki tepkiler de yakından takip ediliyor; örneğin Avrupa Parlamentosu Milletvekilleri İsrail’e Yaptırım Çağrısında Bulundu haberi, siyasi atmosferin gerginliğini yansıtıyor.
Koalisyon Yapıları ve Aşırı Sağın Rolü
Netanyahu’nun koalisyon ortakları olan Otzma Yehudit ve Dini Siyonizm gibi aşırı sağcı partiler, seçim sonuçlarını doğrudan etkileme potansiyeline sahip. Bu partilerin programlarında Batı Şeria’nın ilhak edilmesi ve Filistinlilerin Gazze’den uzaklaştırılması gibi radikal talepler yer alıyor. Likud partisi içindeki bazı isimlerin de Gazze’deki Filistinlilerin “göç etmesi” yönündeki çağrıları, siyasi gerilimi tırmandırıyor.
Muhalefet kanadında ise Eisenkot’a destek verebilecek çeşitli bloklar bulunuyor. Eski Başbakan Naftali Bennett ve Yair Lapid’in temsil ettiği Yachad (Birlikte) Partisi, “sağ kanatlı, liberal Siyonist” bir çizgi izliyor. Ayrıca Avigdor Lieberman liderliğindeki Yisrael Beiteinu partisi de Netanyahu karşıtı blokta yer alıyor. Lieberman’ın partisi, aşırı sağcı Yahudilere sağlanan imtiyazlara karşı çıkarken, nüfus ve toprak mübadelesini savunuyor.
Bölgesel Belirsizlik ve Seçmen Tercihleri
Seçimlerin sonucu, sadece İsrail iç siyasetini değil, Orta Doğu’nun genel dengelerini de değiştirebilir. Bölgesel sınır güvenliği ve lojistik hareketlilik, seçim atmosferini etkileyen unsurlar arasında. Suriye Nasib Sınır Kapısını Geçici Olarak Kapatma Kararı Aldı gibi bölgesel gelişmeler, sınır bölgelerindeki hassasiyeti artırıyor. Oy pusulasında yer alan Demokratlar gibi liberal-demokratik gruplar ise İsrail’in demokratik yapısını koruma vaadiyle seçmene ulaşıyor.
Sonuç olarak, İsrail seçmeni bugün sadece bir lider değil, aynı zamanda Gazze’deki savaşın sonlanma biçimini ve İsrail’in komşularıyla olan ilişkilerini de oylayacak.



