Dünya

Keşmir’de İsrail Teknolojisi ve Yöntemlerinin Kullanıldığı Belirlendi

Yeryüzü Avukatları Derneği (WOLAS), Hindistan'ın Keşmir'de İsrail yapımı İHA, yazılım ve silahları kullanarak benzer baskı yöntemleri uyguladığını raporladı.

OKUMA AYARLARI
Keşmir'de İsrail Teknolojisi ve Yöntemlerinin Kullanıldığı Belirlendi
Keşmir'de İsrail Teknolojisi ve Yöntemlerinin Kullanıldığı Belirlendi
📍 Konum: Cammu Keşmir, Hindistan
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 382
🕐 Son Güncelleme: 27.10.2026 04:02

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Yeryüzü Avukatları Derneği (WOLAS), Hindistan’ın Keşmir’de İsrail menşeli askeri ve dijital teknolojileri kullandığını ortaya koyan 95 sayfalık bir rapor yayımladı.
  • Raporda, bölgede 26 binden fazla keyfi gözaltı yapıldığı, 900 bini aşan güvenlik personeliyle geniş çaplı bir operasyon yürütüldüğü belirtiliyor.
  • Hindistan’ın Keşmir’de İsrail yapımı Heron İHA’lar, Pegasus casus yazılımı ve Tavor tüfekleri kullanarak benzer bir baskı modeli uyguladığı vurgulanıyor.

Yeryüzü Avukatları Derneği (WOLAS) tarafından yayımlanan kapsamlı bir rapor, Hindistan’ın işgali altındaki Cammu Keşmir bölgesinde, Filistin’deki politikalara benzer bir “İsrail modeli” uyguladığını gözler önüne serdi. “En Uzun Abluka: Hindistan İşgali Altındaki Cammu Keşmir’de Yerleşimci Sömürgecilik ve Yapısal Şiddet” başlıklı 95 sayfalık rapor, bölgedeki askeri ve teknolojik iş birliğinin boyutlarını çarpıcı verilerle ortaya koyuyor.

Teknolojik Gözetim ve Askeri İş Birliği

Rapora göre Hindistan, Keşmir’deki kontrolünü sürdürmek ve bölge halkını denetlemek amacıyla İsrail menşeli ileri düzey teknolojilerden yararlanıyor. Keşif ve gözetleme faaliyetlerinde İsrail yapımı Heron İnsansız Hava Araçları (İHA) kullanılırken, dijital takip süreçlerinde ise dünya çapında tartışılan Pegasus casus yazılımı aktif olarak kullanılıyor. Ayrıca, güvenlik güçlerinin envanterinde İsrail üretimi Tavor tüfeklerinin bulunduğu ve 2019 yılında gerçekleştirilen hava saldırılarında İsrail menşeli Spice-2000 güdümlü mühimmatların kullanıldığı kaydedildi.

Bu durum, bölgenin bir nevi “gözetim laboratuvarına” dönüştüğü iddialarını güçlendiriyor. Teknolojik ve askeri bu yakın ilişki, uluslararası siyasetin de gündeminde yer alıyor. Örneğin, Avrupa Parlamentosu Milletvekilleri İsrail’e Yaptırım Çağrısında Bulundu haberi, bu tür askeri teknolojilerin küresel ölçekteki politik etkilerini hatırlatıyor.

Kitlesel Gözaltılar ve İnsan Hakları İhlalleri

WOLAS raporundaki veriler, bölgedeki insani durumu ağır bir tabloyla sunuyor. 2019 ile 2026 yılları arasında toplam 26 bin 129 keyfî gözaltı gerçekleştirildiği belirtilirken, 1989 yılından bu yana 8 bini aşkın kişinin zorla kaybedildiği ifade ediliyor. Bölgede konuşlandırılan asker ve güvenlik personeli sayısının 900 bini aşması, uygulanan baskının boyutlarını gösteriyor.

Raporda ayrıca, eğitim kurumlarına yönelik kısıtlamalar da dikkat çekiyor. 2022 yılında 300 eğitim kurumunun kapatıldığı, kütüphanelerden binlerce kitabın çıkarıldığı ve dini törenlerin engellendiği tanıklıklarla destekleniyor. Bölgedeki siyasi hareketlilik ve güvenlik politikaları, İsrail’de Genel Seçim: Başbakan Adayları ve Siyasi Dengeler gibi süreçlerin yarattığı jeopolitik dengelerle de benzerlikler taşıyor.

Nüfus Mühendisliği ve Yerleşim Politikaları

Hindistan’ın 2019 yılında Keşmir’in özel statüsünü kaldırmasının ardından, bölgede bir “nüfus mühendisliği” sürecinin başlatıldığı ileri sürülüyor. Yerleşimci sömürgecilik yöntemleriyle bölgedeki demografik yapının değiştirilmeye çalışıldığı, bu yolla Keşmir halkının kendi topraklarında azınlık konumuna düşürülmesinin hedeflendiği raporda yer alan en kritik iddialardan biri olarak öne çıkıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir