⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 424
🕐 Son Güncelleme: 27.10.2026 14:54
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in ABD yönetimine kendisini dışlayan bir hükümet kurma sözü verdiği iddiasını yalanladı.
- Seçim sürecinde tansiyonun yükseldiği İsrail’de, Netanyahu, Ben-Gvir’i “blöf yapmakla” suçlayarak aşırı sağcı bakanın yeni hükümette yer alacağını belirtti.
- Muhalefet lideri Gadi Eisenkot’un seçim başarısının bir “felaket hükümetine” yol açabileceği uyarısında bulunan Netanyahu, sağ seçmeni konsolide etmeye çalışıyor.
İsrail’de seçim heyecanı doruk noktasına ulaşırken, Başbakan Binyamin Netanyahu ile koalisyon ortağı ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir arasındaki gerilim tırmanıyor. Ülke genelinde 120 milletvekilini belirlemek üzere sandık başına gidilen kritik seçim gününde, Ben-Gvir tarafından ortaya atılan iddialar gündemin ilk sırasına yerleşti.
Ben-Gvir’in İddiaları ve Netanyahu’nun Yanıtı
Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Netanyahu’nun ABD yönetimine, kurulacak yeni hükümette kendisini dışlayarak muhalefet lideri Gadi Eisenkot ile ortaklık kuracağına dair söz verdiğini öne sürmüştü. Bu iddia, İsrail sağında büyük bir yankı uyandırırken, Netanyahu sosyal medya platformu X üzerinden sert bir yanıt verdi.
Netanyahu, “Sevgili Itamar, bu blöfü daha kaç kez tekrarlayacaksın?” ifadelerini kullanarak, Ben-Gvir’in gelecek hükümette yer alacağının kesin olduğunu vurguladı. Başbakan, Yahudi Gücü Partisi’nin seçim barajını rahatlıkla geçeceğini ve kendisinin kuracağı sağcı koalisyonun doğal bir parçası olmaya devam edeceğini belirtti.
Seçim Stratejisi ve Eisenkot Faktörü
Netanyahu’nun açıklamaları, sadece Ben-Gvir’e bir yanıt değil, aynı zamanda seçmene yönelik bir uyarı niteliği taşıyor. Başbakan, muhalefet lideri Gadi Eisenkot’un partisi Likud’dan daha fazla sandalye kazanması durumunda, Cumhurbaşkanı’nın hükümet kurma görevini Eisenkot’a verebileceğini hatırlattı. Netanyahu, bu senaryonun “nesiller boyu pişmanlık duyulacak bir felaket hükümetine” yol açacağını savunarak, sağ seçmenleri kendi partisi etrafında birleşmeye çağırdı.
Siyasi gündemdeki bu yoğunluk, bölgedeki diğer gelişmeleri de gölgede bırakmıyor. Örneğin, dünya gündeminde dikkat çeken Güney Kore’nin Ukrayna’daki diplomatik personelini geri çekmesi gibi olaylar, küresel çapta diplomatik trafiğin ne kadar hassas bir dengede olduğunu gösteriyor. Benzer şekilde, Türkiye iç siyasetinde de Fahri Özkan’ın çeltik üreticisinin mağduriyetini Meclis’e taşıması gibi yerel sorunlar, siyasetin her ülkede farklı önceliklerle işlediğini kanıtlıyor.
Siyasi İstikrarsızlık Riski
İsrail’deki mevcut seçim süreci, ülkenin son yıllarda yaşadığı siyasi istikrarsızlığın bir devamı olarak değerlendiriliyor. Netanyahu’nun koalisyon ortaklarıyla yaşadığı bu tür “iletişim kazaları”, seçmen nezdinde güven tazeleme çabalarını zorlaştırıyor. Seçim sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte, koalisyonun yapısının nasıl şekilleneceği ve Ben-Gvir ile Netanyahu arasındaki ilişkinin nasıl bir evrilme göstereceği merakla bekleniyor.
Öte yandan, toplumun farklı kesimleri Bitlis Hizan’daki tarihi taş evlerin turizme kazandırılması gibi kültürel gelişmelere odaklanırken, İsrail halkı sandıktan çıkacak sonucun bölge barışı ve iç huzur üzerindeki etkilerini tartışıyor.



