⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 456
🕐 Son Güncelleme: 27.10.2026 19:15
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi oturumunda İran’ın nükleer programına dair kritik açıklamalarda bulundu.
- Grossi, Haziran 2025’te başlayan askeri saldırılar ve güvenlik gerekçeleriyle müfettişlerin ülkeden çekilmek zorunda kaldığını, aylardır geri dönmeye hazır beklediklerini belirtti.
- İran’ın beyan ettiği nükleer malzemeler arasında 440 kilogram yüksek zenginleştirilmiş uranyum bulunduğunu vurgulayan UAEA, Tahran yönetimini gecikmeksizin işbirliğine davet etti.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) “Nükleer silahların yayılmasının önlenmesi” başlıklı oturumunda, İran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Ajansın, İran ile kalan tüm güvence sorunlarını açıklığa kavuşturmak için yoğun bir çaba sarf ettiğini belirten Grossi, zenginleştirilmiş uranyumun durumunun doğrulanması meselesinin 5 yıldan uzun süredir çözüme ulaştırılamadığına dikkat çekti.
Krizin uluslararası boyutu ve diplomatik dengeler sadece nükleer müzakerelerle sınırlı kalmıyor. Benzer şekilde, küresel güvenlik mimarisini ve bölgesel istikrarı ilgilendiren diğer kritik meseleler de dünya başkentlerinde yakından izleniyor. Örneğin, yakın dönemde Almanya Başbakanı Merz’den ABD, Rusya ve Çin’e Ukrayna uyarısı yapılarak uluslararası iş birliğinin önemi bir kez daha hatırlatılmıştı.
Müfettişler Aylar Önce Çekilmek Zorunda Kaldı
Haziran 2025 tarihinde bölgede yaşanan askeri saldırıların başlamasıyla birlikte UAEA’nın İran’daki doğrulama faaliyetlerini sürdüremediğini hatırlatan Rafael Grossi, güvenlik riskleri nedeniyle tüm müfettişlerin ülkeden tahliye edilmek zorunda kalındığını ifade etti. Denetçilerin aylardır göreve dönmeye hazır bir şekilde beklediğini belirten Grossi, İran’ın ajansın güvence önlemleri altındaki nükleer malzemeleri doğrulamak için talep edilen kritik bilgileri ve sahada gerekli olan erişimi sunmadığını kaydetti.
Bu süreçte yaşanan diplomatik tıkanıklıklar yalnızca nükleer enerji alanında değil, küresel ölçekteki diğer kriz alanlarında da yankı buluyor. Küresel ticaret yollarından diplomatik ablukalara kadar pek çok başlık uluslararası gündemi meşgul ediyor. Tıpkı Birleşmiş Milletler platformlarında sıkça ele alınan diğer ambargo ve kısıtlamalar gibi, uluslararası toplumun ortak kararlarla hareket etmesi bekleniyor; nitekim uluslararası kamuoyunda Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Küba ablukası oylanacak gelişmeleri de bu diplomatik trafiğin bir parçasını oluşturuyor.
Buşehr Nükleer Santrali İstisnası ve 440 Kilogram Uranyum Tehlikesi
İran’ın bugüne kadar sergilediği tutumda tek olumlu istisnanın Buşehr Nükleer Santrali olduğunu dile getiren UAEA Başkanı, Buşehr bağlamında İran’ın kullanılmış yakıtın yeni bir kuru depolama tesisine transferi öncesinde doğrulanması için gereken güvenlik ekipmanlarının teslimatını düzenlemek üzere ajansla yapıcı bir iş birliği yürüttüğünü aktardı.
Ancak bu olumlu tablonun genel nükleer denetim mekanizmalarındaki açıkları kapatmaya yetmediğini belirten Grossi, özellikle İran’ın daha önceden beyan ettiği nükleer malzemelerin derin bir endişe kaynağı olmaya devam ettiğini vurguladı. Bu kapsamda ellerinde bulunan en kritik verinin, 440 kilogram yüksek zenginleştirilmiş uranyum varlığı olduğunu ifade eden Grossi, Tahran yönetimini UAEA ile gecikmeksizin tam bir iş birliği yapmaya çağırdı.
Açıklamasının sonunda İran’ın nükleer yükümlülüklerine dikkat çeken Grossi, “(İran’ı) güvenlik önlemleriyle ilgili soruları açıklığa kavuşturmaya ve UAEA’nın ilgili tüm tesisleri ve malzemeleri doğrulayabilmesi için ihtiyaç duyduğu bilgileri ve erişimi sağlamaya davet ediyorum. Bu, İran’ın yasal yükümlülüğüdür.” değerlendirmesinde bulundu.



