⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 388
🕐 Son Güncelleme: 28.10.2026 09:45
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Ahmet Kaya’nın ailesi, sanatçının hayatını konu alan “İki Gözüm Ahmet” adlı filmin gösteriminin durdurulması için yargı yoluna başvurdu.
- Daha önce yerel mahkemeler ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedilen ihtiyati tedbir talebi, Yargıtay tarafından bozularak sanatçının ailesinin haklılığına işaret edildi.
- Yargıtay kararında, filmin özel hayatın gizliliğini ihlal edebileceği ve aile rızasının bulunmadığı belirtilerek dosya yeniden görülmek üzere alt mahkemeye gönderildi.
Türk müziğinin efsane isimlerinden Ahmet Kaya’nın ailesi, sanatçının yaşamını konu alan biyografik film projesine karşı yürüttükleri hukuki mücadelede önemli bir eşiği geride bıraktı. Sanatçının eşi Gülten Kaya ve ailesi tarafından, 2020 yılında başlatılan “İki Gözüm Ahmet” filminin gösteriminin durdurulması talepli dava sürecinde, Yargıtay emsal niteliğinde bir bozma kararına imza attı.
Mahkemelerin “Anonim Eser” Gerekçesi Çürüdü
Hukuki süreç, Ahmet Kaya’nın hayatını beyazperdeye taşımayı hedefleyen yapımın vizyona girmesinden önce, ailesinin ihtiyati tedbir talebinde bulunmasıyla başladı. İlk aşamada İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi, söz konusu yapımın “anonim eser” niteliğinde olduğunu ileri sürerek tedbir talebini reddetmişti. Bu karara karşı yapılan itirazlar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da kabul görmeyince dosya en üst merci olan Yargıtay’a taşındı.
Yargıtay, üst mahkemelerin kararını incelediğinde, hukuki gerekçelerin eksik bırakıldığına hükmetti. Yapılan incelemede, Ahmet Kaya’nın yaşam öyküsünün anlatıldığı yapımda, sanatçının ailesinin rızasının alınmadığı ve filmde yer alan kurgusal karakterler ile olayların doğrudan sanatçının ve ailesinin yaşamına temas ettiği vurgulandı. Şehirdeki gündem yoğunluğu içinde İstanbul Ümraniye’de yaşanan araç yangını gibi yerel olaylar takip edilirken, yargı dünyasındaki bu karar sanat ve hukuk çevrelerinde geniş yankı buldu.
Özel Hayat ve Kişilik Hakları Ön Planda
Yargıtay’ın bozma kararındaki en dikkat çekici nokta, “kamu yararı” ile “özel hayatın gizliliği” arasındaki denge oldu. Kararda, sanatçının özel yaşamını ve ailevi ilişkilerini konu alan bir yapımın oluşturulmasında, toplumun genelini ilgilendiren üstün bir kamu yararının bulunmadığı ifade edildi. Aksine, filmdeki kurgusal sahnelerin Ahmet Kaya’nın ailesinin kişilik haklarına zarar verebileceği ve özel yaşama saygı hakkının gözetilmesi gerektiği belirtildi.
Bu karar, biyografik yapımlarda sanatçı yakınlarının haklarının korunması açısından kritik bir örnek teşkil ediyor. Hukuki süreçlerin titizlikle takip edildiği bu dönemde, Borsa İstanbul’daki işlem günleri gibi ekonomik takvimlerin yanı sıra, yargı kararlarının sosyal ve kültürel hayata etkileri de yakından izleniyor.
Dava Yeniden Görülecek
Yargıtay’ın bozma kararının ardından dosya, yeniden incelenmek üzere İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi’ne geri gönderildi. Önümüzdeki günlerde yapılacak yeni duruşmada, mahkemenin Yargıtay’ın yönlendirmeleri doğrultusunda filmin gösteriminin durdurulup durdurulmayacağına dair nihai karar verilmesi bekleniyor. Sürecin nasıl sonuçlanacağı, sanat dünyasında ve hukuk çevrelerinde merakla beklenmeye devam ediyor.



