⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 402
🕐 Son Güncelleme: 30.10.2026 15:34
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Emine Erdoğan, Ankara’da gerçekleştirilen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aile ve Kadın Konseyi 1. Yüksek Onur Kurulu Toplantısı’na ev sahipliği yaptı.
- Toplantıda, Türk dünyasında aile ve kadın alanında ortak bir vizyonun kalıcı iş birliğine dönüştürülmesi hedefi ele alındı.
- Emine Erdoğan, kadının toplumdaki güçlü konumunun medeniyet coğrafyamızın temel bir değeri olduğunu vurgulayarak küresel tek tipleşmeye karşı uyarıda bulundu.
Ankara, Türk dünyasının geleceğini şekillendirecek kritik bir zirveye ev sahipliği yaptı. Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında, Emine Erdoğan’ın ev sahipliğinde Çankaya Köşkü’nde “Dayanışmadan Kurumsal İş Birliğine: Türk Dünyasında Aile ve Kadın” başlıklı Türk Devletleri Teşkilatı Aile ve Kadın Konseyi 1. Yüksek Onur Kurulu Toplantısı gerçekleştirildi.
Ortak Gelecek İçin Güçlü İş Birliği
Toplantıya, TDT üyesi ülkelerin lider eşleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve çok sayıda üst düzey temsilci katılım sağladı. Emine Erdoğan, toplantıya katılan Özbekistan Cumhurbaşkanı’nın eşi Ziroat Mirziyoyeva, Kırgızistan Cumhurbaşkanı’nın eşi Aygül Caparova ve KKTC Cumhurbaşkanı’nın eşi Nilden Bektaş Erhürman’ı samimiyetle karşılayarak, Türk dünyasının ortak tarih ve kültür bağlarına dikkat çekti.
Erdoğan, konuşmasında Türk dünyasını sadece ekonomik veya siyasi değil, aynı zamanda kültürel bir aile olarak tanımladı. Türk Dünyası 2040 Vizyonu’na vurgu yapan Erdoğan, bu vizyonun aile ve kadın gibi temel sosyal yapıları da kapsaması gerektiğini belirtti. Bu süreçte, Sıfır Atık Vakfı ve T3 Vakfı gibi kurumların toplumsal dönüşümdeki rolü, daha geniş bir iş birliği çerçevesinde değerlendirilmeye devam ediyor.
Küresel Tek Tipleşmeye Karşı Kültürel Direnç
Konuşmasının devamında küreselleşmenin toplumlar üzerindeki etkilerine değinen Emine Erdoğan, dijital ve toplumsal dönüşümlerin dünyayı tek tipleştirdiğini ifade etti. Erdoğan, “Uzak bir ülkedeki akımın dakikalar içinde tüm dünyayı etkisi altına alabildiği bir çağdayız. Ancak bizler, kendi medeniyetimizin ufkundan dünyaya bakmaya devam etmeliyiz,” değerlendirmesinde bulundu.
Kadın meselelerinin evrensel bir tartışma konusu gibi sunulmasına karşı çıkan Erdoğan, idealize edilmiş “tek tip kadın” dayatmalarının, toplumların özgün dokusuna zarar verdiğini belirtti. Aile yapısının korunması ve geliştirilmesi için atılacak adımların, yine bu coğrafyanın kendi dinamikleriyle şekillenmesi gerektiğinin altını çizdi. Bu bağlamda, toplumun her kesiminin katılımıyla yürütülen sosyal projelerin önemi, HDF: Almanya’ya Göçün 65. Yılında Eşitlik ve Aidiyet Vurgusu gibi çalışmalarla da desteklenmektedir.
Kadının Toplumdaki Güçlü Konumu
Emine Erdoğan, kadının toplumdaki güçlü yerinin Türk medeniyetine yabancı bir kavram olmadığını, aksine tarihin her döneminde Türk kadınının toplumsal yapının merkezinde yer aldığını ifade etti. Toplantı, Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında aile ve kadın politikalarının daha kurumsal ve sürdürülebilir hale getirilmesi adına atılan en önemli adımlardan biri olarak kayıtlara geçti.




