⏱️ Okuma Süresi: 1 dk
📝 Kelime: 288
🕐 Son Güncelleme: 30.10.2026 01:14
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Ordu’nun Aybastı Perşembe ve Korgan Turnalık yaylalarında yürütülen maden sondaj faaliyetleri, çevrecilerin iş makinelerinin önünü kesmesiyle durma noktasına geldi.
- KAKÇEV üyeleri, Ordu İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararlarına rağmen Taşzemin Madencilik tarafından çalışmaların sürdürüldüğünü iddia ederek eylem gerçekleştirdi.
- Çevre savunucuları, sondaj faaliyetlerinin su kaynaklarını, menderesleri ve doğal yaşam alanlarını tahrip ettiğini belirterek çalışmaların derhal durdurulmasını istiyor.
Ordu’nun doğa harikası yaylaları, maden arama faaliyetleri nedeniyle büyük bir tartışmanın odağı haline geldi. Aybastı Perşembe Yaylası ile Korgan Turnalık Yaylası’nda yürütülen maden sondaj çalışmaları, bölge halkı ve çevre savunucularının sert tepkisine neden oldu. Korgan-Aybastı-Kabataş Çevre Derneği (KAKÇEV) üyeleri, yürütülen faaliyetlerin ekosisteme geri dönülemez zararlar verdiğini savunarak iş makinelerinin önünü kesti.
Mahkeme Kararlarına Rağmen Çalışmalar Sürüyor
Çevre savunucuları, bölgedeki faaliyetlerin hukuki bir boşlukta ilerlediğini öne sürüyor. KAKÇEV üyeleri, Ordu İdare Mahkemesi tarafından daha önce verilmiş olan yürütmeyi durdurma kararlarına rağmen, Taşzemin Madencilik tarafından sondaj işlemlerinin devam ettirildiğini iddia etti. Eylem sırasında çevre savunucuları ile şirket yetkilileri ve iş makinesi çalışanları arasında gergin anlar yaşandı. Tartışmaların yaşandığı anlar çevredekiler tarafından kameralarla kayıt altına alındı.
Bölgedeki ekolojik dengenin bozulması, sadece yerel düzeyde değil, küresel çevre sorunları bağlamında da dikkat çekiyor. Uzmanlar, insan kaynaklı emisyonlar ve kontrolsüz doğa tahribatının ekosistem üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekiyor. Ordu’daki bu durum, yerel bir çevre mücadelesinin ötesinde, doğal mirasın korunması adına kritik bir eşik olarak görülüyor.
“Doğanın Can Damarları Koparılıyor”
KAKÇEV Basın Sözcüsü Bedir Silme, yaklaşık iki buçuk yıldır bölgedeki maden faaliyetlerine karşı mücadele ettiklerini belirtti. Sondaj çalışmalarının su kaynaklarını, dere yataklarını ve menderesleri doğrudan hedef aldığını vurgulayan Silme, “Toprak gidiyor, su gidiyor, canım menderesler yok ediliyor. Yaylalarımızla birlikte geleceğimiz de gidiyor. Su yolları parçalanıyor, doğanın can damarları koparılıyor” ifadelerini kullandı.
Silme, mücadelenin sadece çevresel değil, aynı zamanda sosyal bir boyutu olduğunu da ekledi. Bölgedeki tarla ve arazi kullanımı ile yaylacılık



