⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 379
🕐 Son Güncelleme: 30.10.2026 05:39
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türkiye’de 1986 yılından bu yana toplamda 73,5 milyar dolarlık kamu varlığı özelleştirme yoluyla elden çıkarıldı.
- Özelleştirme gelirlerinin yaklaşık 65,5 milyar dolarlık kısmının yeni yatırım yerine cari harcamalarda kullanıldığı belirtiliyor.
- 2025 yılı, işletme tesislerinin satışı ile son 10 yılın en yüksek özelleştirme geliri elde edilen yılı olarak kayıtlara geçti.
Türkiye’nin ekonomik tarihinde önemli bir dönüm noktası olan özelleştirme süreci, kamu varlıklarının yapısını kökten değiştirirken, elde edilen gelirlerin kullanım biçimi de tartışmaların odağında yer alıyor. 1986 yılından bu yana gerçekleştirilen toplam 73,5 milyar dolarlık özelleştirme hamleleri, ülkenin sanayi ve hizmet altyapısındaki kamu payını önemli ölçüde azalttı.
Tarihsel Dönüşüm: Kuruluştan Özelleştirmeye
Cumhuriyet’in ilan edildiği 1923 yılından itibaren Türkiye, kendi sanayi altyapısını kurmak amacıyla yoğun bir yatırım dönemi yaşadı. Atatürk döneminde kurulan 41 fabrika ve 12 banka (İş Bankası, Sümerbank, Etibank vb.), devletin ekonomik kalkınmadaki lokomotif gücü oldu. 1986 yılına kadar yeni tesis ve bankaların açılmasıyla devam eden bu süreç, 1986 yılında Et ve Balık Kurumu’nun (EBK) satılmasıyla birlikte yerini özelleştirme politikalarına bıraktı.
Bu süreçte kamu kaynaklarının yönetimi, zaman zaman kamu zararı tartışmaları ile gündeme gelmeye başladı. CHP TBMM Grubu tarafından hazırlanan ekonomi notlarına göre, özelleştirmeden sağlanan gelirin 65,5 milyar dolar gibi büyük bir kısmının yeni kamu varlığı edinmek yerine cari harcamalar için kullanıldığı vurgulanıyor.
2025 Yılında Özelleştirme Rekoru
2025 yılı, özelleştirme gelirleri açısından son on yılın en hareketli dönemi oldu. Toplam 1,9 milyar dolarlık özelleştirme geliri elde edilirken, bu tutarın 1 milyar 52 milyon doları doğrudan işletme tesislerinin satışından sağlandı. Satışlar arasında Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı (504 milyon dolar), Çayırhan Santrali (494 milyon dolar) ve Çamlıgöze-Koyulhisar Hidroelektrik Santralı (54 milyon dolar) gibi kritik tesisler bulunuyor. Enerji sektöründeki bu değişim, enerji piyasasında yeni düzenleme hazırlıkları sürüyor süreciyle de yakından ilgili görünüyor.
Gelecek Projeksiyonları ve Satılan Kritik Tesisler
Hükümetin Orta Vadeli Programı (OVP) verilerine göre, özelleştirme gelirlerinin 2027-2029 döneminde 489,5 milyar dolara ulaşması hedefleniyor. Geçmiş yıllarda yapılan satışlar incelendiğinde; Çeşme, Kuşadası, Trabzon ve Dikili limanları ile TEKEL’in alkollü içkiler bölümü, TÜPRAŞ ve Erdemir gibi dev şirketlerin de özelleştirme kapsamına girdiği görülüyor. Bu durum, Türkiye’nin elektrik üretiminde kömür payı ve 2053 hedefleri gibi uzun vadeli stratejik planlamaların da kamu varlıklarının yeni sahipleriyle şekilleneceğini gösteriyor.



