⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 376
🕐 Son Güncelleme: 30.10.2026 04:34
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türkiye’nin yıllık toplam elektrik üretiminin %33,9’u kömür kaynaklı olarak gerçekleşti.
- Kömür, yenilenebilir enerji kaynaklarının kesintili yapısını dengelemek amacıyla “tamamlayıcı baz yük” kaynağı olarak kullanılmaya devam ediyor.
- Ulusal Enerji Planı doğrultusunda, kömürün üretimdeki payının 2053 yılına kadar kademeli olarak azaltılması hedefleniyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye’nin enerji arz güvenliği ve elektrik üretim portföyündeki kömür kullanımına dair kritik verileri kamuoyuyla paylaştı. İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk’ün soru önergesine yanıt veren Bakan Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji dönüşüm sürecindeki mevcut durumu ve 2053 yılına kadar öngörülen stratejik yol haritasını detaylandırdı.
Türkiye’nin Elektrik Üretiminde Kömürün Mevcut Payı
Bakan Bayraktar tarafından paylaşılan verilere göre, geçtiğimiz yıl Türkiye’nin toplam elektrik üretimi içerisinde kömürün ağırlığı dikkat çekici bir seviyede seyretti. Toplamda 120,86 milyar kWh olan elektrik üretiminin %12,4’ü (44,26 milyar kWh) yerli kömürden, %21,5’i (76,59 milyar kWh) ise ithal kömürden sağlandı. Bu veriler, toplam üretimin %33,9’unun kömür kaynaklı olduğunu ortaya koyuyor. Geçtiğimiz yıl toplam taşkömürü tüketimi 44,2 milyon ton seviyesine ulaşırken, termik santraller 26,4 milyon tonluk tüketimle bu miktarın %62,4’ünü tek başına gerçekleştirdi.
Enerji piyasalarındaki yeni düzenlemeler ve stratejik planlamalar ışığında, özel şirketlerle 2025 Ekim ile 2029 Aralık dönemlerini kapsayan yeni elektrik enerjisi alım anlaşmaları imzalandığı da belirtildi. Bu süreç, arz güvenliğinin kesintisiz sağlanması adına kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Yenilenebilir Enerji ve Kömürün Tamamlayıcı Rolü
Haberde dikkat çeken en önemli noktalardan biri, kömürün yenilenebilir enerji kaynaklarıyla olan ilişkisi oldu. Rüzgâr ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının meteorolojik koşullara bağlı olarak “kesintili üretim” karakteristiği göstermesi, enerji sisteminde belirli riskler barındırıyor. Bu durum, talebin zirve yaptığı veya hava koşullarının elverişsiz olduğu anlarda sistem kararlılığının korunmasını zorlaştırabiliyor.
Bakanlık, yerli kömüre dayalı santrallerin yenilenebilir enerjinin bir alternatifi değil, aksine onun tamamlayıcı bir unsuru olduğunu vurguladı. Kömür santralleri; dışa bağımlılığı azaltan, sistem frekansını dengede tutan ve yenilenebilir kaynakların şebekeye güvenli entegrasyonunu sağlayan “baz yük” santralleri olarak görev yapıyor. Enerji sektöründeki bu dinamik yapı, Türkiye’nin ekonomik ve sanayi faaliyetlerindeki büyüme ile artan elektrik talebinin karşılanmasında hayati önem taşıyor.
2053 Vizyonu ve Enerji Dönüşümü
Türkiye Ulusal Enerji Planı projeksiyonlarına göre, kömürün elektrik üretimindeki payının 2053 yılına kadar kademeli olarak azaltılması hedefleniyor. Bu süreçte mevcut kömür santralleri, teknik ömürleri dolana kadar sisteme rezerv kapasite ve esneklik desteği sağlamaya devam edecek. Enerji arzının



