⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 394
🕐 Son Güncelleme: 30.10.2026 05:01
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, terörün sona ermesinin Türkiye ve bölge ülkeleri için yeni bir ekonomik dönem başlatacağını belirtti.
- Kurtulmuş, sürecin “savaş ekonomisi” yerine “barış ekonomisi” modeline geçişi sağlayacağını ve bölgesel kalkınmayı tetikleyeceğini ifade etti.
- Terörsüz Türkiye projesinin, Sykes-Picot düzeninin etkilerini kırmayı hedefleyen stratejik bir milli girişim olduğu vurgulandı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Ankara’da düzenlenen Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısında, Türkiye’nin iç ve dış siyasetini yakından ilgilendiren kritik açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan sürecin sadece bir güvenlik meselesi olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin ekonomik geleceğini şekillendirecek tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Kurtulmuş, terör sorununun tamamen çözülmesiyle birlikte Türkiye’nin ve komşu coğrafyaların çok daha güçlü bir ekonomik yapıya kavuşacağını belirtti.
Savaş Ekonomisinden Barış Ekonomisine Geçiş
Konuşmasında ekonomik istikrar ile toplumsal huzur arasındaki doğrudan ilişkiye dikkat çeken Kurtulmuş, mevcut durumun Türkiye için büyük bir dönüşüm potansiyeli taşıdığını söyledi. Terörün yarattığı maliyetlerin ve güvenlik odaklı harcamaların yerini, üretim ve kalkınma odaklı yatırımlara bırakacağını ifade eden Kurtulmuş, “Artık savaşın ekonomisini değil, barışın ekonomisini konuşacağız” dedi. Bu yeni dönemde, kaynakların daha verimli kullanılarak bölgesel bir refah artışı hedeflendiğini belirtti.
Bölgesel kalkınmanın sadece yerel değil, küresel pazarlarda da Türkiye’nin elini güçlendireceğini belirten Kurtulmuş, bu süreçte stratejik sektörlerin önemine değindi. Örneğin, enerji piyasasında yeni düzenleme hazırlıkları sürüyor olması, ülkenin ekonomik vizyonunun bir parçası olarak görülüyor. Barış ortamının tesis edilmesiyle birlikte, enerji koridorları ve ticaret yollarının daha güvenli hale gelmesi bekleniyor.
Sykes-Picot Düzenine Karşı Stratejik Adımlar
Kurtulmuş, yürütülen sürecin jeopolitik boyutuna da değinerek, projenin emperyalist müdahalelere karşı bir direnç noktası oluşturduğunu söyledi. Bir asır önce hayata geçirilen Sykes-Picot düzeninin bölgedeki parçalayıcı etkilerine karşı, bu milli projenin tarihi bir misyon üstlendiğini ifade etti. Kurtulmuş, terörsüz bir Türkiye’nin, bölgedeki sınırları ve etkileşimleri yeniden tanımlayarak daha bütüncül bir ekonomik ağ kuracağını savundu.
Türkiye’nin uzun vadeli kalkınma stratejileri, bu yeni dönemde daha sağlam temellere oturacak. Ülkenin sanayileşme ve enerji bağımsızlığı hedefleri doğrultusunda, Türkiye’nin elektrik üretiminde kömür payı ve 2053 hedefleri gibi projelerin, sağlanan istikrarla birlikte çok daha hızlı ivme kazanması öngörülüyor.
Siyasi Hesaplardan Uzak, Milli Bir Süreç
Son olarak, sürecin toplumsal mutabakatla yürütülmesi gerektiğini hatırlatan TBMM Başkanı, hiçbir siyasi aktörün bu süreci kendi çıkarları için kullanmaması gerektiği konusunda uyarıda bulundu. Kurtulmuş, “Hiç kimse bunun üzerinden siyasi hesaplar peşinde olmasın. Milletimiz bu süreçten de yüz akıyla çıkacak” diyerek, sürecin bir milli beka ve kalkınma meselesi olduğunun altını çizdi.



