⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 371
🕐 Son Güncelleme: 31.10.2026 10:56
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Oyuncu Bahar Şahin, katıldığı bir televizyon programında sektördeki senaryo yazım hatalarına ve etik dışı hikayelere dikkat çekti.
- Şahin, karakterlerin motivasyonlarının yetersiz olması ve ahlaki değerlerle çelişen kurguların inandırıcılığı zedelediğini belirtti.
- Özellikle “kötü karakter” imajının oyuncu üzerinden dayatılmasına ve senaryoların derinlikten yoksun olmasına tepki gösterdi.
Türkiye’nin tanınmış oyuncularından Bahar Şahin, son dönemde dizi sektöründe yaşanan senaryo ve karakter derinliği sorunlarını gündeme taşıdı. Sarp Bozkurt’un konuk olduğu programda konuşan Şahin, kendisine sunulan projelerin içerik yapısını ve karakterlerin kurgulanış biçimini mercek altına aldı. Özellikle kötü karakterlerin yazım sürecinde yaşanan aksaklıkların, oyuncunun performansını gölgelediğini savundu.
Karakter Derinliği ve Oyuncu Performansı Arasındaki İlişki
Senaryonun bir oyuncu için en temel dayanak noktası olduğunu belirten Bahar Şahin, karakterlerin yeterince iyi işlenmemesinin büyük bir sorun olduğunu ifade etti. Şahin, “Bazı kötü karakterler güzel işlenmiyor. Yani sen ne kadar kendini yırtarsan yırt olmuyor” diyerek, güçlü bir metin olmadan sergilenen performansın izleyiciye geçmekte zorlandığını vurguladı. Muhammed Ali’nin yaşamını konu alan The Greatest dizisi gibi nitelikli yapımların başarısının, karakterlerin sağlam temellere oturtulmasından geçtiğini hatırlattı.
Oyuncu ayrıca, yapımcıların kendisini belirli bir kalıba sokmaya çalıştığını da dile getirdi. ‘Zalim İstanbul’ dizisindeki Ceren Karaçay karakterinin başarısından sonra, sektördeki birçok yapımcının kendisine benzer “kötü karakter” rollerini teklif ettiğini belirten Şahin, bu durumun oyuncu gelişimi açısından kısıtlayıcı olabileceğine dikkat çekti.
“Edep Yahu, Ahlak Yok Mu?”
Programda en dikkat çekici anlardan biri, Şahin’in kendisine gelen bir senaryoya verdiği tepki oldu. Bir karakterin, ölen ablasının eşiyle aşk yaşaması üzerine kurgulanan hikayeyi paylaşan oyuncu, bu durumun etik sınırları zorladığını söyledi. Şahin, “Ölen ablasının kocasına aşık olacak sonra. Nasıl haklı çıkacak bu? Peki bu nasıl haklı çıkabilir? Edep yahu. Ahlak hiç mi yok? Kocası da ölüyor” sözleriyle senaryodaki mantık ve ahlak boşluğuna isyan etti.
Sanat dünyasında toplumsal değerlerin ve medeni ilişkiler üzerine yapılan eleştiriler gibi hassas konuların senaryolarda doğru işlenmesi gerektiğini belirten Şahin, hikayelerin sadece reyting odaklı değil, tutarlı bir mantık çerçevesinde kurulması gerektiğini savundu.
Yönetmen ve Senaristin Kolektif Sorumluluğu
Hatanın sadece senaristlerle sınırlı olmadığını, yönetmenlerin de bu dünyayı kurmada kilit rol oynadığını belirten Bahar Şahin, bir projenin başarısı için tüm yaratıcı ekibin uyum içinde olması gerektiğini söyledi. Şahin, senaristin yazamadığı veya yönetmenin kurgulayamadığı bir dünyada, oyuncunun ne kadar yetenekli olursa olsun sınırlı kalacağını ifade ederek sözlerini tamamladı.




