⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 368
🕐 Son Güncelleme: 01.11.2026 01:57
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Barış Anneleri, Diyarbakır başta olmak üzere 24 farklı şehirden Ankara’ya barış talebiyle kitlesel bir yolculuk başlatıyor.
- 2 Kasım’da Ankara’ya ulaşacak olan grup, Meclis Parkı’nda basın açıklaması yapacak ve Kurtuluş Parkı’nda barış nöbeti tutacak.
- Annelerin temel talepleri arasında hasta tutukluların serbest bırakılması, tecrit koşullarının kaldırılması ve barış sürecinde somut adımlar atılması yer alıyor.
Türkiye’nin dört bir yanından gelen Barış Anneleri, barışın tesisi ve çözüm süreçlerinin canlandırılması talebiyle 24 kentten Ankara’ya doğru tarihi bir yolculuğa çıkıyor. Diyarbakır merkezli olarak başlatılan bu hareketlilik kapsamında, anneler 1 Kasım Pazar günü yola çıkarak 2 Kasım sabahı başkente ulaşmayı hedefliyor.
Ankara’da Barış Nöbeti ve Siyasi Temaslar
Barış Anneleri, 2 Kasım sabahı Ankara’ya varışlarının ardından ilk olarak Meclis Parkı‘nda kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirecek. Bu açıklama ile taleplerini kamuoyuna duyuracak olan grup, ardından Kurtuluş Parkı’na geçerek 2 Kasım’ı 3 Kasım’a bağlayan gece boyunca “barış nöbeti” tutacak. Eylemin ikinci gününde ise annelerin siyasi partilerin grup toplantılarına katılması ve Adalet Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı yetkilileriyle doğrudan görüşmeler yapması planlanıyor.
Bu kitlesel hareketlilik, geçtiğimiz yıl TBMM açılışında başlayan siyasi diyalog sürecinin ardından yaşanan durgunluğa bir tepki niteliği taşıyor. Toplumun geniş kesimlerini ilgilendiren bu süreçte, siyasi iktidarın meşruiyeti ve toplumsal sorumluluk üzerine analiz çalışmaları, sürecin nasıl yönetilmesi gerektiği konusunda önem kazanıyor.
“Pişmanlık Dayatması Yapılamaz”
Yolculuk öncesinde görüşlerini paylaşan Barış Anneleri temsilcileri, sürecin mevcut gidişatından duydukları rahatsızlığı dile getirdi. Şehit annesi ve gerilla yakını olduğunu belirten Hatice Yaşar, iki yıldır somut bir adım atılmadığını vurgulayarak, “Biz sadece barış istiyoruz. İki yıldır cenazeler gelmiyor, sürecin barışa evrilmesini bekliyoruz ancak hiçbir ilerleme kaydedilmedi” dedi.
Yaşar, cezaevlerindeki koşullara ve uygulanan politikalara sert tepki göstererek şu ifadeleri kullandı: “Yüzlerce hasta mahpus var ancak tahliye gerçekleşmiyor. Aksine, uzun yıllardır cezaevinde olan insanlara ‘pişmanım’ deme dayatması yapılıyor. 30 yılını hapiste geçirmiş birine bu dayatmayı yapmak kabul edilemez. Bizim talebimiz, tecrit koşullarının kaldırılması ve barışın onurlu bir şekilde kurulmasıdır.”
Annelerin Ankara’daki bu kararlı duruşu, siyasetin gündemini belirlemeye aday görünüyor. Özellikle çözüm odaklı söylemlerin arttığı bu dönemde, Mithat Sancar’ın açıklamaları gibi siyasi aktörlerin tutumları, sürecin geleceği açısından kritik birer gösterge olarak takip ediliyor.
Barış Anneleri, Ankara’daki temasları süresince sadece siyasi partilerle değil, devletin ilgili tüm kademeleriyle barışın önündeki engellerin kaldırılması için diyalog kurmayı amaçlıyor.




