⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 413
🕐 Son Güncelleme: 01.11.2026 07:14
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Doğu Akdeniz’de Türkiye ile Yunanistan arasındaki diplomatik gerilim, Libya’daki siyasi gelişmeler ve enerji projeleri nedeniyle yeniden tırmanışa geçti.
- Uzmanlar, elektrik kablosu projesi ve deniz yetki alanlarına ilişkin NAVTEX süreçlerinin önümüzdeki dönemde yeni anlaşmazlıkları tetikleyebileceğini öngörüyor.
- Her iki ülke arasında askeri bir çatışma ihtimali düşük görülse de diplomatik cephede tansiyonun uzun süre yüksek kalması bekleniyor.
Doğu Akdeniz’de Türkiye ve Yunanistan arasındaki diplomatik ilişkiler, bölgedeki enerji projeleri ve Libya eksenli siyasi gelişmelerle birlikte kritik bir dönemeçten geçiyor. Ankara ve Atina arasındaki tansiyonun yükseldiği bu süreçte, bölgedeki stratejik dengelerin nasıl değişeceği uzmanlar tarafından yakından takip ediliyor. Özellikle Doğu Libya Temsilciler Meclisi’nin Türkiye-Libya mutabakatına yönelik tutumu, bölgedeki güç dengelerini doğrudan etkiliyor.
Doğu Akdeniz’de Diplomatik Dengeler Değişiyor
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı danışma kurulu üyesi Prof. Konstantinos Filis, Doğu Libya Temsilciler Meclisi’nin Türkiye ile Libya arasındaki mutabakatı onaylamasının Ankara’nın bölgesel konumunu zayıflatmaya çalıştığını savunuyor. Ancak bu durumun Atina tarafında da farklı bir diplomatik çıkmaz yarattığı belirtiliyor. Küresel ölçekte ABD ve İran arasında gerilimin tırmanması gibi bölgesel krizler, Doğu Akdeniz’deki diplomatik hareketliliğin stratejik önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Filis’e göre, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve İsrail arasında planlanan elektrik kablosu projesi, Türkiye’nin sert itirazlarıyla karşı karşıya. Fransa’nın bu konuda taraflara yapacağı yazılı bildirim sonrası, Türkiye’nin güzergâh hassasiyeti nedeniyle NAVTEX yayımlaması ve Yunanistan’ın buna karşılık vermesi bekleniyor. Bu durum, deniz yetki alanları konusundaki tartışmaları, Çin’in Tayvan çevresindeki askeri hareketliliği gibi küresel deniz hukuku krizlerini anımsatan bir sürece sokabilir.
Atina İçin Diplomatik Çıkmaz ve Seçim Etkisi
Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Spiros Sideris ise Yunanistan’ın mevcut durumunu “diplomatik bir çıkmaz” olarak nitelendiriyor. Sideris, Doğu Libya’nın aldığı kararın Atina’yı hazırlıksız yakaladığını ve Yunanistan’ın elindeki diplomatik manevra alanının daraldığını savunuyor. Özellikle Girit’in güneyinde karasularını 12 deniz miline çıkarma tartışmalarının, Meis ve Girit çevresindeki deniz yetki alanları konusunda Yunanistan için riskler taşıdığı vurgulanıyor.
Askeri Çatışma İhtimali Düşük Görülüyor
Her iki uzman da bölgede doğrudan bir sıcak çatışma yaşanma ihtimalini düşük buluyor. Sideris, Türkiye ve Yunanistan arasındaki tartışmaların gerçek bir savaş riskinden ziyade, yaklaşan seçim dönemlerinde siyasi tabanları konsolide etme amacı taşıdığını belirtiyor. İki ülkenin de mevcut ekonomik ve siyasi konjonktürde sıcak bir çatışmadan kaçınacağı, ancak denizlerde yaşanabilecek kazaların veya yanlış hesaplamaların gerilimi beklenmedik boyutlara taşıyabileceği konusunda uyarılar yapılıyor.
Sonuç olarak, 2023 yılında başlayan yumuşama sürecinin ardından, Doğu Akdeniz’de yeni bir gerilim döneminin eşiğinde bulunuluyor. Diplomatik diyalog kanallarının kısıtlı olması, önümüzdeki aylarda enerji ve deniz yetki alanları üzerinden yeni krizlerin yaşanabileceğine işaret ediyor.




