⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 462
🕐 Son Güncelleme: 01.11.2026 11:53
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Gazze Şeridi’nde İsrail ablukası ve devam eden çatışmalar, temel tıbbi malzemelere ve ilaçlara erişimi imkansız hale getirdi.
- Tip 1 diyabet hastası çocuklar ve yetişkinler, hayatta kalabilmek için son kullanma tarihi geçmiş insülin kullanmak zorunda kalıyor.
- Bölgedeki yaklaşık 80 bin diyabet hastası, ilaç ve kan şekeri ölçüm çubuğu kıtlığı nedeniyle hayati tehlike yaşıyor.
Gazze Şeridi’nde İsrail ablukasıyla birlikte derinleşen insani kriz, kronik hastalıklarla mücadele eden sivillerin yaşamını ciddi şekilde tehdit etmeye devam ediyor. Bölgede temel ilaçlara erişimin giderek zorlaşması, özellikle insüline bağımlı olan diyabet hastalarını büyük bir çaresizliğin ortasında bırakmış durumda. Sağlık sisteminin çökme noktasına geldiği bölgede, hayatta kalabilmek için son kullanma tarihi geçmiş tıbbi ürünlerin kullanımı bir zorunluluk haline geldi.
Amir’in Yaşam Mücadelesi ve İnsülin Çaresizliği
Bu trajedinin en çarpıcı örneklerinden biri, Tip 1 diyabet hastası olan 10 yaşındaki Amir’in durumu. Amir, ailesinin ilaç bulamaması nedeniyle hayatta kalabilmek için tarihi geçmiş insülin enjekte edilmek zorunda kalıyor. Annesi Nahawand Juha, bölgede derinleşen sağlık krizi nedeniyle son aylarda insüline ve kan şekeri test çubuklarına ulaşmanın neredeyse imkansız olduğunu belirtti.
Oğlunun kan şekerinin günde üç kez ölçülmesi gerektiğini vurgulayan Juha, test çubuklarındaki aşırı kıtlık sebebiyle bu ölçümü artık sadece günde bir kez yapabildiklerini ifade etti. Bu durum, Amir’in kan şekeri seviyelerinin kontrol altında tutulmasını imkansız hale getiriyor. Dünyanın bir yanında uzayda modüler yaşam alanları için geliştirilen projeler gibi ileri teknolojik gelişmeler konuşulurken, Gazze’de en temel yaşam kaynağı olan ilaca ulaşmak bile bir mucizeye dönüşmüş durumda.
Tarihi Geçmiş İlaç Kullanımının Riskleri
Nahawand Juha, güvenli bir alternatif bulamadıkları için tarihi geçmiş insülin kullanmak zorunda kaldıklarını, ancak bu ilacın etkinliğinin normal insüline kıyasla çok daha düşük olduğunu söyledi. Bu durum, Amir’in sürekli yüksek kan şekeri seviyeleri ve şiddetli ağrılar yaşamasına neden oluyor. Juha, “Gazze Şeridi’nin hiçbir yerinde kullanılmaya uygun insülin yok. Mevcut olanların tamamı son kullanma tarihi geçmiş durumda ve biz de bunları kullanmak zorunda kalıyoruz” diyerek durumun vahametini dile getirdi.
Uzmanlar, uygun dozda ve taze insülin alınamadığı takdirde hastaların diyabetik komaya girme riskinin çok yüksek olduğunu belirtiyor. Amir gibi çocuklar, tedavi eksikliği nedeniyle yoğun bakım ünitelerine kaldırılma riskiyle karşı karşıya. Küresel ölçekte küresel fındık üretiminde Türkiye’nin liderliği gibi ekonomik başarılar ve istikrarlı piyasalar takip edilirken, Gazze’de temel sağlık hizmetlerinin bu denli aksaması insani bir felakete işaret ediyor.
Bölgede Diyabet Hastaları Ölümle Burun Buruna
Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan verilere göre, Gazze Şeridi’nde 70 bin ile 80 bin arasında diyabet hastası hayati risk altında bulunuyor. Tıbbi takip hizmetlerinin aksaması ve yetersiz beslenme, hastalığın etkilerini daha da ağırlaştırıyor. Özellikle yaklaşık 2 bin 500 çocuğun Tip 1 diyabet hastası olduğu bölgede, çocukların düzenli tıbbi malzeme desteğinden yoksun kalması, gelecekte yaşanabilecek sağlık krizlerini daha da derinleştiriyor.
Yardım kuruluşlarından acil ilaç desteği bekleyen Nahawand Juha, yaşadığı tükenmişliği şu sözlerle özetliyor: “Çok yoruldum. Yardım edebilecek herkesten yardım etmesini istiyorum, çünkü oğlumu kaybetmek istemiyorum.”




