Gündem

Mehmet Uçum: TBMM’nin Yeni Anayasa Yapma Yetkisi Tartışmasızdır

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, TBMM'nin yeni anayasa yapma yetkisini hukuki temellerle açıkladı. Asli kurucu iktidar tartışmaları mercek altında.

OKUMA AYARLARI
Mehmet Uçum: TBMM'nin Yeni Anayasa Yapma Yetkisi Tartışmasızdır
Mehmet Uçum: TBMM'nin Yeni Anayasa Yapma Yetkisi Tartışmasızdır
📍 Konum: Ankara, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 384
🕐 Son Güncelleme: 01.11.2026 09:35

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, TBMM’nin yeni bir anayasa hazırlama konusunda tam yetkiye sahip olduğunu hukuki gerekçelerle ortaya koydu.
  • Yazısında, “asli kurucu iktidar” kavramının darbeleri veya hukuk dışı süreçleri meşrulaştırmak için bir araç olarak kullanılamayacağını vurguladı.
  • Milli egemenliğin tek sahibi olan halkın iradesinin, meclis aracılığıyla yeni bir anayasa oluşturmada temel dayanak olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) yeni bir anayasa yapma konusundaki yetkisini hukuki ve demokratik bir perspektifle değerlendirdi. Yeni ve sivil bir anayasa tartışmalarının gündemde olduğu bu dönemde, Uçum, meclisin temsil yetkisinin anayasa yapım sürecindeki merkezi rolüne dikkat çekti.

Asli Kurucu İktidar ve Demokratik Meclislerin Rolü

Mehmet Uçum, anayasa yapma yetkisinin kaynağını doğrudan halkın iradesine dayandırıyor. Milli egemenliğin tek meşru sahibi olan halkın, bu yetkiyi seçtiği temsilciler aracılığıyla kullanabileceğini belirten Uçum, meclisin sadece mevcut anayasayı değiştirme yetkisine sahip olduğu yönündeki “tali kurucu iktidar” görüşünün demokratik süreçleri kısıtladığını ifade etti. Bu noktada yapılan Türkiye’nin siyasi ve demokratik yapısına dair kritik analiz çalışmaları, meclisin yetkilerinin sınırlandırılmasının toplumsal iradeyle çeliştiğini göstermektedir.

Uçum’a göre, geleneksel hukuk öğretisinde yer alan ve meclisleri yalnızca anayasa değiştirici bir güç olarak gören yaklaşım, günümüzün modern demokrasi anlayışıyla örtüşmemektedir. Meclislerin yeni bir anayasa yapma yetkisinin olmadığı iddiası, aslında halkın anayasa yapma hakkını tanımayan elitist bir bakış açısının ürünü olarak nitelendiriliyor.

Darbelerin Meşruiyet Tartışması ve Hukuki Riskler

Yazıda, “asli kurucu iktidar” kavramının kullanımı konusunda çok kritik bir uyarıda bulunuluyor. Uçum, bu kavramın bir “pozitif tespit” olarak kullanılabileceğini ancak “normatif bir kural” haline getirilmemesi gerektiğini savunuyor. Özellikle darbeler veya savaşlar gibi olağanüstü dönemlerde ortaya çıkan güçlerin yaptığı anayasaları “dokunulmaz” veya “meşru” kabul etmenin, hukuk devletini temelinden sarsabileceği vurgulanıyor.

Hukuk dışı yollarla elde edilen güçlerin yaptığı anayasaların ilga edilemeyeceğini savunmak, demokrasiyi ve milli egemenliği reddetmekle eşdeğer görülüyor. Bu durumun toplumsal istikrarı bozabileceği, tıpkı İstanbul’da kira ve gelir arasındaki makasın açılması gibi sosyo-ekonomik dengeleri sarsan yapısal sorunlar gibi, siyasi istikrarı da tehlikeye atabileceği belirtiliyor.

Yeni Anayasa İçin Demokratik Gereklilik

Sonuç olarak, TBMM’nin yeni anayasa yapma yetkisinin tartışmaya kapalı bir hak olduğu ifade ediliyor. Uçum, yeni anayasa yapma yetkisini sadece savaş, darbe veya devletin parçalanması gibi ekstrem durumlara bağlayan görüşlerin, şiddeti ve kaosu meşrulaştırma riskini taşıdığını dile getirdi. Demokratik bir meclisin, halkın talepleri doğrultusunda yeni bir toplumsal sözleşme inşa etme yetkisinin olması, hukukun üstünlüğü ve milli irade açısından bir zorunluluk olarak sunuluyor.

REKLAMŞipŞakMedya – Görev yap para kazan

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapımcı: eritir.com.tr