⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 373
🕐 Son Güncelleme: 01.11.2026 01:49
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Kentsel ulaşım, sadece bir hareketlilik hizmeti değil; eğitim, sağlık ve sosyal yaşama erişim için temel bir kamusal haktır.
- Mevcut ulaşım yatırımlarının özel araç odaklı olması, trafik talebini artırırken toplu taşıma ve yaya erişilebilirliğini kısıtlamaktadır.
- Yağışlarla ortaya çıkan ulaşım felçleri, meteorolojik bir olaydan ziyade yetersiz altyapı ve hatalı kentsel planlamanın bir sonucudur.
Yoğun yağışların ardından kentlerde yaşanan su baskınları ve ulaşım ağlarındaki kopmalar, kentsel altyapı sistemlerinin dayanıklılığını ve planlama hatalarını bir kez daha gündeme taşıdı. Ulaşımın sadece bir noktadan diğerine gitmekten ibaret olmadığını vurgulayan Şehir Plancıları Odası 2. Başkanı Özgürgün Gürbüz, mevcut ulaşım politikalarının ve kentsel planlama süreçlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Ulaşım Bir Kamusal Hak Olarak Ele Alınmalı
Kent içi ulaşımın, vatandaşların eğitimden sağlığa, çalışmadan sosyal hayata kadar her türlü temel hizmete erişiminde kritik bir rol oynadığını ifade eden Gürbüz, ulaşımın piyasa koşullarına bırakılmaması gerektiğini savundu. Ulaşımın herkes için erişilebilir, ekonomik ve nitelikli bir hak olarak tanımlanması gerektiğini belirten Gürbüz, mevcut sistemin bireysel araç sahipliğine dayalı olmasının toplumsal eşitsizlikleri derinleştirdiğine dikkat çekti. Özellikle toplu taşıma ve ulaşım zorlukları, çalışan kesimin ve düşük gelirli grupların yaşam kalitesini doğrudan düşüren bir unsur haline gelmiş durumda.
Özel Araç Odaklı Yatırımlar Çözüm Değil
Günümüzde kentlerde yapılan ulaşım yatırımlarının büyük bir kısmının yeni yollar ve kavşaklar inşa edilmesine ayrıldığını söyleyen Gürbüz, bu durumun trafik sorununu çözmek yerine daha da tetiklediğini ifade etti. Yeni yol kapasitelerinin özel araç kullanımını teşvik ettiğini belirten Gürbüz, çözümün şu alanlarda yoğunlaşması gerektiğini vurguladı:
- Raylı Sistemler ve Deniz Ulaşımı: Toplu taşımanın ana omurgasını oluşturmalıdır.
- Otobüs Ağları: Şehrin çeperindeki mahalleleri merkeze bağlamalıdır.
- Yaya ve Bisiklet Yolları: Kesintisiz ve güvenli bir ağ olarak planlanmalıdır.
Ulaşım hizmetlerinin sunulmasında toplumsal sorumluluk ve sosyal adalet ilkelerinin gözetilmesi gerektiğini belirten Gürbüz, öğrenciler, emekliler ve engelliler için özel sosyal tarifelerin geliştirilmesinin önemine değindi. Bu noktada kentsel planlamanın sadece fiziksel bir inşa süreci değil, aynı zamanda bir sosyal adalet aracı olduğu unutulmamalıdır.
Yağışlar ve Altyapı Krizi: Sorun Meteoroloji Değil, Planlama
Yağışlar sırasında ulaşımın felç olmasını sadece hava koşullarına bağlamanın yanlış olduğunu ifade eden Özgürgün Gürbüz, sorunun temelinde kentsel altyapı ve mekânsal planlama hatalarının yattığını söyledi. Aynı miktardaki yağışın farklı bölgelerde farklı sonuçlar doğurması, altyapının kentsel yoğunluğa ve yüzey akışına hazırlıklı olmadığını kanıtlıyor. Kesintisiz ve güvenli bir ulaşım ağı için altyapı yatırımlarının, kentleşme hızıyla uyumlu ve dirençli hale getirilmesi bir zorunluluk olarak görülüyor.




