⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 403
🕐 Son Güncelleme: 02.11.2026 10:35
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- ABD’de Cumhuriyetçi aday Mike Rogers’ın kampanya ekibinde yer alan Abigail Ronson ve Jesse Stokes’un, İsrail hükümeti adına “yabancı ajan” olarak kayıtlı oldukları ortaya çıktı.
- Söz konusu isimlerin, 46,5 milyon dolarlık bir sözleşme kapsamında sosyal medyada İsrail yanlısı içerikler üretmek ve büyük dil modellerini bu yönde şekillendirmek için çalıştığı belirlendi.
- Yaşanan bu gelişme, ABD seçimleri öncesi İsrail bağlantılı kampanya faaliyetleri ve yabancı hükümetlerin siyasi süreçlere etkisi üzerindeki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki siyasi atmosfer, seçim kampanyalarına yönelik finansman ve lobi faaliyetlerinin şeffaflığı tartışmalarıyla yeniden hareketlendi. Son olarak, Cumhuriyetçi Parti adayı Mike Rogers’ın seçim kampanyasında görev alan iki önemli ismin, İsrail hükümeti adına yürüttükleri faaliyetler nedeniyle ABD Adalet Bakanlığına kayıt yaptırdıkları ortaya çıktı. Bu durum, yabancı hükümetlerin seçim süreçlerine müdahalesi konusunda ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi.
Yabancı Ajanlar Kayıt Yasası (FARA) Kapsamındaki Belgeler
Yabancı hükümetler adına yürütülen faaliyetlerin kayıt altına alınmasını zorunlu kılan Yabancı Ajanlar Kayıt Yasası (FARA) kapsamında sunulan belgeler, kampanya ekibindeki kritik bağlantıları gün yüzüne çıkardı. Elde edilen verilere göre, Rogers’ın kampanya sözcüsü Abigail Ronson ve ekipte yer alan Jesse Stokes, İsrail hükümeti adına yürütülen lobicilik ve stratejik iletişim çalışmaları kapsamında resmi kayıt yaptırdı. Ronson Mayıs ayında, Stokes ise Ekim 2025’te bu kayıtları gerçekleştirerek süreci resmileştirdi.
Dijital Medya ve Büyük Dil Modellerinde Manipülasyon İddiası
Söz konusu isimlerin, Cumhuriyetçi Parti ile yakın ilişkileri bulunan ve eski Başkan Donald Trump’ın seçim kampanyasını da yöneten Brad Parscale ile işbirliği içinde olan Convergence Media bünyesinde görev aldıkları biliniyor. İkilinin dahil olduğu 46,5 milyon dolarlık devasa sözleşme, HAVAS Media Network aracılığıyla yürütülüyor. Bu sözleşmenin kapsamı ise oldukça geniş: ABD genelinde İsrail yanlısı görüşlerin sosyal medya kanalları üzerinden yaygınlaştırılması ve büyük dil modellerine İsrail lehine içeriklerin entegre edilmesi hedefleniyor.
Bu faaliyetler, sadece bir seçim kampanyasının ötesine geçerek kamuoyu algısını dijital araçlarla yönlendirme çabası olarak değerlendiriliyor. Benzer şekilde, ülkemizde de kamuoyunu yakından ilgilendiren sahte ilaç operasyonları gibi toplumsal güveni sarsan olaylar, bilginin doğrulanabilirliğinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Finansal Destek ve Siyasi Rekabet
Kampanya sürecindeki tartışmalar sadece personel bağlantılarıyla sınırlı kalmıyor. Rogers’a destek veren “Democrats for Mike Rogers” adlı grubun finansmanında kilit rol oynayan Together for Michigan adlı siyasi komitenin, Demokrat Parti adayı Abdul El-Sayed’i hedef alan karalama ve stratejik kampanyalar için 5 milyon dolar civarında bir bütçe harcadığı rapor ediliyor. Bu harcamaların, seçim yarışındaki kutuplaşmayı derinleştirdiği ve yabancı aktörlerin bu tür siyasi komiteler üzerindeki olası etkilerinin daha yakından incelenmesi gerektiğini gösterdiği belirtiliyor.
ABD’nin seçim güvenliği ve dış müdahale konusundaki hassasiyeti göz önüne alındığında, bu tür bağlantıların seçim sonuçlarına nasıl yansıyacağı ve yasal süreçlerin nasıl işleyeceği önümüzdeki günlerde Washington gündeminin ana maddelerinden biri olmaya aday görünüyor.




