⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 388
🕐 Son Güncelleme: 02.11.2026 04:36
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Bartın’da vatandaşın ekonomik durumunu yerinde inceleyerek simitçi ve emeklilerle görüştü.
- Artan maliyetler nedeniyle simit fiyatlarının 20 liraya yükselmesiyle birlikte, vatandaşların simidi bile veresiye ile almaya başladığı belirtildi.
- Emekli maaşlarının açlık sınırının altında kalması, emeklilerin simit, kestane ve kazı kazan satmak gibi ek işlere yönelmesine neden oluyor.
Türkiye genelinde hissedilen hayat pahalılığı ve artan maliyetler, yerel düzeyde vatandaşın günlük tüketim alışkanlıklarını kökten değiştiriyor. Bartın’da simit satarak geçimini sağlayan Hüseyin Okan, ekonomik sıkıntıların en temel gıda maddelerinden biri olan simit üzerinden nasıl somutlaştığını gözler önüne serdi. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez’in Bartın Kapalı Pazarı önünde gerçekleştirdiği saha ziyaretinde, vatandaşın geçim derdi ve emeklilerin ek iş yapma zorunluluğu dikkat çekti.
Simit Fiyatlarındaki Artış ve Veresiye Dönemi
Geçtiğimiz yıl 15 lira olan simit fiyatının bu yıl 20 liraya yükseldiğini belirten simitçi Hüseyin Okan, satışların ciddi oranda düştüğünü ifade etti. Vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını dile getiren Okan, “Artık simidi bile veresiye veriyoruz. İnsanlar ay başında gelip hesabı kapatıyorlar” diyerek durumun vahametini anlattı. Ayrıca, parası yetmediği için ağlayan çocukları gördüğünü ve onlara ücretsiz simit vermek zorunda kaldığını belirten Okan, sosyal dokudaki değişimi vurguladı.
Turhan Çömez ise yaptığı açıklamada, simit gibi temel bir ürünün bile veresiye ile alınabilir hale gelmesinin Türkiye’deki Türkiye’deki ekonomik belirsizlikler ve alım gücündeki düşüşün en net göstergesi olduğunu söyledi. Çömez, vatandaşın cebinde 20 lira dahi bulunmamasının toplumsal bir sorun haline geldiğini belirtti.
Emeklilerin Ek İş Yapma Zorunluluğu
Bartın ve Zonguldak sokaklarında yaptığı incelemelerde, emekli maaşlarının açlık sınırının altında kalmasının ağır sonuçlarını gözlemleyen Çömez, saha bulgularını paylaştı. Karşılaştıkları emeklilerin hayat mücadelesini aktaran Çömez, 68 yaşındaki bir emekli öğretmenin simit sattığını, bir diğer emeklinin ise kestane veya kazı kazan satarak geçinmeye çalıştığını ifade etti. Bu durum, emeklilerin sosyal güvencelerinin ve maaşlarının yaşam standartlarını korumaya yetmediğini kanıtlar nitelikte.
Ekonomik sıkıntıların sadece Bartın ile sınırlı kalmadığı, büyükşehirlerde de benzer yansımaların görüldüğü biliniyor. Özellikle İstanbul gibi metropollerde, hayat pahalılığına karşı geliştirilen sosyal yardım modelleri ve indirimli ürün talepleri artış gösteriyor. İstanbul’da bir zincir marketin düzenlediği et indiriminde yaşanan izdiham, vatandaşın gıda fiyatlarındaki düşüşe ne kadar duyarlı olduğunu bir kez daha gösterdi. İndirimli et ürünleri için sabahın erken saatlerinden itibaren kuyruklar oluşurken, vatandaşlar piyasa fiyatlarının çok altında ürünlere ulaşabilmek için yoğun çaba sarf ediyor.
Sonuç olarak, hem kırsal hem de kentsel alanlarda artan gıda enflasyonu, vatandaşın beslenme alışkanlıklarını ve sosyal yaşamını doğrudan etkilemeye devam ediyor.




