⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 390
🕐 Son Güncelleme: 02.11.2026 04:29
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türkiye genelinde yaklaşık 25 bin diş hekimi atama beklerken, kamu için açıklanan 816 kişilik kadro istihdam krizini derinleştirdi.
- Kontrolsüz fakülte açılışları sonucu diş hekimliği fakültesi sayısı 106’ya yükselirken, her yıl 9 binden fazla mezun verilmesi işsizlik riskini artırıyor.
- Meslek örgütleri, atama sayılarının artırılmasını ve çalışma koşullarının iyileştirilmesini talep ederek Sağlık Bakanlığı önünde eylem yapacaklarını duyurdu.
Türkiye’de diş hekimliği alanında yaşanan istihdam krizi, kamu personeli atama sayılarının yetersizliği nedeniyle yeniden alevlendi. Yaklaşık 25 bin diş hekiminin atama beklediği bir dönemde, Sağlık Bakanlığı tarafından yalnızca 816 kişilik kadro açıklanması, meslek örgütleri ve sağlık çalışanları arasında büyük bir tepkiyle karşılandı. Mevcut durum, hem genç hekimlerin işsizlik riskiyle karşı karşıya kalmasına hem de kamu sağlık hizmetlerinin niteliğinin düşmesine neden oluyor.
Diş Hekimliği Fakültelerindeki Kontrolsüz Artış
İstihdam sorununu tetikleyen en önemli unsurlardan biri, Türkiye genelindeki diş hekimliği fakültesi sayısındaki hızlı artış olarak öne çıkıyor. Son olarak 31 Ekim tarihinde Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi’nin de açılmasıyla birlikte, ülkedeki toplam fakülte sayısı 106’ya ulaştı. Bu fakültelerden her yıl 9 binin üzerinde yeni mezun verilmesi, artan mezun sayısının kamu istihdam kapasitesiyle örtüşmemesine yol açıyor.
Uzmanlar, eğitim ve istihdam planlaması arasındaki kopukluğun, mesleki geleceği belirsizliğe sürüklediğini belirtiyor. Bu süreçte yaşanan ekonomik dengesizlikler ve Türkiye gündemindeki fon tartışmaları ve ekonomik belirsizlikler, sağlık sektöründeki kaynak dağılımı konusundaki eleştirileri de beraberinde getiriyor.
Sağlık Hizmetlerine Erişimde Randevu Sorunu
Personel yetersizliği sadece diş hekimlerini değil, doğrudan vatandaşların sağlık hizmetine erişimini de olumsuz etkiliyor. MHRS üzerinden yapılan randevu başvurularında, ağız ve diş sağlığı hizmetleri için bekleme sürelerinin 14 günü aştığı gözlemleniyor. Kamuda görev yapan diş hekimleri ise mevcut yoğunluk nedeniyle 10 ile 20 dakikalık kısıtlı sürelerde çok sayıda hastaya bakmak zorunda kalıyor. Bu durum, hem hekimlerin çalışma koşullarını zorlaştırıyor hem de nitelikli sağlık hizmeti sunulmasının önüne geçiyor.
Sendikalardan ve Meslek Örgütlerinden Sert Tepki
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), atama yapılmaması için öne sürülen “kaynak yetersizliği” gerekçesini kabul etmediklerini açıkladı. Sendika tarafından yapılan açıklamada, kamu kaynaklarının kullanım tercihlerine dikkat çekilerek, genç sağlık emekçilerinin işsizliğe, halkın ise sağlıksızlığa mahkûm edilmemesi gerektiği vurgulandı. Ekonomik önceliklerin belirlenmesi aşamasında Türkiye’de yatırımcı güveni ve nitelikli yatırımcı kriterleri gibi konular ön planda tutulurken, temel sağlık hakkının ve istihdamın göz ardı edilmesi eleştirilerin odak noktasını oluşturuyor.
Türk Dişhekimleri Birliği (TDB) Başkanı Fatih Güler de açıklanan kadroların yetersizliğine dikkat çekerek, meslektaşlarının yaşadığı mağduriyeti dile getirdi. Güler, istihdam planlaması yapılmadan yaşanan bu sürecin tahammül sınırlarını zorladığını belirterek, 5 Kasım Perşembe günü Sağlık




