Gündem

Basmane Çukuru için 4 kurumdan satış kararına tepki açıklaması

İzmir'deki Basmane Çukuru'nun satışa çıkarılmasına TMMOB, Baro, Tabip Odası ve Kültürpark Platformu'ndan sert tepki geldi. Kamusal mücadele vurgusu yapıldı.

OKUMA AYARLARI
Basmane Çukuru için 4 kurumdan satış kararına tepki açıklaması
Basmane Çukuru için 4 kurumdan satış kararına tepki açıklaması
📍 Konum: İzmir, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 396
🕐 Son Güncelleme: 02.11.2026 14:30

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • İzmir’deki Basmane Çukuru olarak bilinen kamu arazisinin satışa çıkarılmasına yönelik iddialar üzerine dört büyük meslek örgütü ortak açıklama yayımladı.
  • Kurumlar, alanın sermaye gruplarına devredilmesine karşı çıkarak, sürecin şeffaf olması ve alanın kamu mülkiyetinde kalması gerektiğini savundu.
  • 40 yıllık bir toplumsal mücadelenin tek bir ihale kararı ile yok sayılamayacağı belirtilerek, kentsel değerlerin korunması çağrısı yapıldı.

İzmir kent merkezinde yıllardır atıl durumda kalan ve “Basmane Çukuru” olarak bilinen arazi, yeniden gündemin ilk sıralarına yerleşti. Bölgenin satışa çıkarılacağına dair kamuoyuna yansıyan haberlerin ardından; TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, İzmir Barosu, İzmir Tabip Odası ve Kültürpark Platformu bir araya gelerek ortak bir tepki metni yayımladı. Söz konusu kurumlar, alanın ticari bir meta haline getirilmesine karşı olduklarını net bir dille ifade ettiler.

“40 Yıllık Mücadele Bir İhaleyle Silinemez”

Yapılan açıklamada, Basmane arazisinin yıllardır çözümsüz bırakılmasının rastlantı olmadığı vurgulanırken, kamu yararının göz ardı edildiği belirtildi. Kurum temsilcileri, “Kamu yararını esas almak yerine kamu arazilerini ekonomik bir kazanç aracına dönüştüren planlama politikaları, bu alanı sermaye gruplarının çıkar ilişkilerinin konusu hâline getirmiştir” ifadelerini kullandı. Uzun yıllardır süregelen hukuki ve toplumsal mücadelenin, bir ihale kararıyla bir kalemde silinmesinin kabul edilemeyeceği vurgulandı.

Kent merkezindeki bu alanın sadece bir arsa veya ticari yatırım projesi olmadığı, aynı zamanda bir kentsel direnç alanı olduğu belirtilen metinde, “40 yıllık kamusal mücadele, bir ihale kararıyla yok sayılamaz” denildi. Benzer şekilde kentsel dönüşüm ve yapılaşma süreçlerinde yaşanan aksaklıklar, çukur nedeniyle hasar gören araçlarda kasko ödemesi riski gibi hem hukuki hem de teknik altyapı sorunlarını beraberinde getirebiliyor.

Belediyelere ve Yönetimlere Çağrı

Açıklamada, belediye başkanlarının ve yerel yönetimlerin gelip geçici olduğu hatırlatılarak, kente karşı işlenen hataların kalıcı tahribatlar bırakacağına dikkat çekildi. Kentlerin geleceğinin, kapalı kapılar ardında yapılan protokollerle değil, şeffaf ve demokratik süreçlerle belirlenmesi gerektiği savunuldu.

Şehircilik ilkeleri açısından tartışmalı olan yüksek yoğunluklu yapılaşma projelerinin, sadece belediyeye sağlanacak bir “sus payı” veya gelir gerekçesiyle meşrulaştırılamayacağı belirtildi. Konuyla ilgili hassasiyetin, vatandaşlardan kamu görevlilerine Cimer üzerinden teşekkür etme kültürünün yerleşmesi kadar önemli bir denetim mekanizması olduğu ifade edildi. Ayrıca, Türkiye’de il olmaya aday 19 ilçe için hazırlıklar başladı sürecinde olduğu gibi, büyük ölçekli kent projelerinin de halkın katılımıyla yönetilmesi gerektiği vurgulandı.

Kamu Mülkiyeti Korunmalı

Son olarak, arazinin başlangıçta kamuya ait olduğu, ancak yanlış uygulamalarla elden çıkarıldığı hatırlatılarak, hukuki süreçlerin devam ettiği vurgulandı. Kurumlar, “Bu kent, kamusal değerleriyle birlikte İzmir halkına kalır” diyerek, sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını ilan ettiler.

REKLAMŞipŞakMedya – Görev yap para kazan

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapımcı: eritir.com.tr