⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 429
🕐 Son Güncelleme: 02.11.2026 19:59
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrail saldırıları Lübnan genelindeki tarım arazilerinin %22,5’inde (yaklaşık 56 bin hektar) ciddi tahribata yol açtı.
- Güney bölgelerdeki hayvan varlığının %70’i yok olurken, 30 binden fazla arı kovanı imha edildi.
- Türkiye ile Lübnan arasında tarımsal iş birliğini güçlendirecek yeni bir anlaşma imzalanma aşamasına geldi.
Lübnan Tarım Bakanı Hani, İsrail ordusunun gerçekleştirdiği askeri operasyonların ülkenin tarımsal altyapısına ve gıda güvenliğine verdiği ağır zararı kamuoyuyla paylaştı. Yapılan resmi açıklamalara göre, İsrail saldırıları Lübnan’daki tarım arazilerinin yaklaşık yüzde 22,5’inde geniş çaplı hasara neden oldu. Toplamda 56 bin hektarlık bir alanın etkilendiği belirtilirken, bu alanın 52 bin hektarlık kısmının Cenub ve Nebatiye vilayetlerinde, kalan 4 bin hektarlık kısmının ise Baalbek bölgesinde bulunduğu bildirildi.
Tarım ve Hayvancılık Sektöründe Büyük Yıkım
Saldırıların sadece ekili alanlarla sınırlı kalmadığını vurgulayan Bakan Hani, hayvancılık ve arıcılık sektörlerinin de ağır darbe aldığını ifade etti. Lübnan’ın güney bölgelerinde bulunan hayvan varlığının yüzde 70’inin yok olduğu, ayrıca 30 binden fazla arı kovanının imha edildiği kaydedildi. Savaşın ekosistem üzerindeki yıkıcı etkileri, Karadeniz’de savaşın ağır bedeli örneğinde olduğu gibi, tarımsal üretim kapasitesini de geri dönülemez şekilde sarsıyor.
Zeytin üretimi de saldırılardan en çok etkilenen kalemler arasında yer aldı. Bakan Hani, ülkenin güneyinde zeytin ekili 24 bin hektar arazinin zarar gördüğünü, ağaçların sökülüp çalınması nedeniyle 750 hektarlık alanın tamamen kullanılamaz hale geldiğini belirtti. Bu durum, uzun vadeli gıda arzı ve ekonomik istikrar açısından ciddi riskler oluşturuyor.
Kimyasal Kullanımı ve Gıda Güvenliği Riski
İsrail ordusunun saldırılar sırasında beyaz fosfor ve ot öldürücü kimyasal maddeler kullandığına dikkat çeken Hani, bu durumun toprak verimliliği üzerinde kalıcı hasarlar bırakabileceğini dile getirdi. İşgal altındaki bölgelerde yeni numuneler alınmasının engellendiğini belirten Bakan, güvenlik koşulları sağlandığında detaylı incelemelerin yapılacağını vurguladı. Bölgesel siyasi dinamiklerin ve İran Cumhurbaşkanı Pezeshkian’ın ABD ile diyalog sinyali vermesi gibi gelişmelerin gölgesinde, Lübnan’da 1 milyon 200 bin kişinin gıda riskiyle karşı karşıya kalması en büyük endişe kaynağı olarak görülüyor.
Türkiye ile Tarımsal İş Birliği Yakınlaşıyor
Lübnan hükümeti, tarım sektörünün yeniden ayağa kaldırılması noktasında bölgesel destek arayışını sürdürüyor. Türkiye ile yürütülen diplomatik temasların olumlu seyrettiğini belirten Bakan Hani, “Türkiye ile tarım anlaşması imzalanmaya neredeyse hazır” açıklamasında bulundu. Türkiye’yi Lübnan’a destek veren dost bir ülke olarak tanımlayan Hani, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile yapılan görüşmelerde, sektörün geliştirilmesi için Ankara’dan teknik ve stratejik destek beklendiğini ifade etti.
Tarım ve gıda sanayisinin Lübnan’ın gayri safi yurt içi hasılasına (GSYİH) katkısının yüzde 13 seviyesinde olduğu hatırlatılırken, Türkiye ile yapılacak iş birliğinin bu oranı korumak ve artırmak adına kritik bir rol oynayacağı öngörülüyor.




