⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 364
🕐 Son Güncelleme: 02.11.2026 13:17
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Muğla’nın Menteşe ilçesinde yaşayan 62 yaşındaki Mehmet Şen, 1976 yılından bu yana 5 metrekarelik küçük dükkanında saat tamirciliği yapıyor.
- Geçmişin mekanik saatlerinden günümüzün pilli saatlerine geçiş sürecini bizzat yaşayan Şen, mesleğini kendi çabalarıyla güncel tutmayı başardı.
- Teknolojinin ilerlemesi ve gençlerin mesleğe ilgi göstermemesi nedeniyle Mehmet Şen, yarım asırlık zanaatını devredecek bir çırak bulamıyor.
Türkiye’nin pek çok yerinde olduğu gibi Muğla’da da geleneksel zanaatlar birer birer tarihe karışıyor. Menteşe ilçesinde 1976 yılında ilkokulu bitirdikten sonra saatçilik mesleğine çırak olarak adım atan 62 yaşındaki Mehmet Şen, yarım asırdır aynı dükkanda ayakta kalma mücadelesi veriyor. Sadece 5 metrekarelik bir alanda iki çocuğunu büyüten ve hayatını saatlerin tıkırtısı arasında geçiren Şen, mesleğinin son temsilcilerinden biri olarak dikkat çekiyor.
“Eti Senin, Kemiği Benim” Anlayışıyla Yetişti
Mehmet Şen, saatçiliğe başladığı 70’li yıllarda çıraklık sisteminin günümüzden çok farklı olduğunu belirtiyor. O dönemlerde sigorta veya düzenli maaş gibi imkanların olmadığını vurgulayan Şen, ustaların yanında yetişirken “Eti senin, kemiği benim” anlayışının hakim olduğunu ifade ediyor. Askerlik görevi dışında hayatının tamamını aynı dükkanda geçiren Şen, ustasının dükkanı devretmesinin ardından bayrağı devralarak kendi işini kurdu. Bugün OECD verileri ile Türkiye’deki iş gücü piyasası analiz edilirken, Şen gibi zanaatkarlar kendi işlerinin patronu olarak geleneksel yöntemleri yaşatmaya devam ediyor.
Mekanik Saatlerden Pilli Sisteme Geçiş
Mesleğin yıllar içerisinde uğradığı değişimi “Artık saatler tamamen pilli oldu” sözleriyle özetleyen usta, mekanik saatlerin yerini seri üretim pilli modellerin aldığını söylüyor. İlk yıllarda ustasından öğrendiği tekniklerin bugün büyük ölçüde geçerliliğini yitirdiğini belirten Şen, değişen teknolojiye kendi çabalarıyla uyum sağladığını ifade ediyor. Şen, “Ustadan öğrendiğimiz saatlerden artık eser kalmadı. Pilli saatlerde kendimi geliştirerek bu sürece adapte oldum” dedi.
Günümüzde teknolojinin her alanda olduğu gibi saatçilikte de köklü değişikliklere yol açtığını görüyoruz. Tıpkı enerji sektöründeki YEKA RES-2026 projeleri gibi, her sektör kendi dijital dönüşümünü yaşıyor. Ancak bu dönüşüm, el emeği ve göz nuru isteyen saat tamirciliği gibi mesleklerin yavaş yavaş kaybolmasına neden oluyor.
Mesleği Devredecek Çırak Yok
Mehmet Şen’in en büyük üzüntüsü ise yarım asırlık birikimini aktarabileceği bir çırak bulamamak. Genç neslin bu tür ince işçilik gerektiren mesleklere ilgi göstermediğini belirten Şen, mesleğinin kendisinden sonra devam etmeyecek olmasının hüznünü yaşıyor. “Çırak yetiştiremedik, bırakabileceğim kimse yok” diyerek durumu özetleyen Şen, zanaatın son temsilcisi olarak dükkanında saatlerin tıkırtısını dinlemeye devam ediyor.




