⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 435
🕐 Son Güncelleme: 02.11.2026 01:06
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Kocaeli’de faaliyet gösteren Tezcan Galvaniz ve Bekaert fabrikalarında çalışan işçiler, Özçelik-İş sendika genel merkezi hakkındaki yolsuzluk iddialarını değerlendirdi.
- İşçiler, sendika temsilcilerinin mal varlıklarındaki artışa ve yolsuzluk iddialarının normalleştirilmesine yönelik sert tepkiler gösterdi.
- Çalışanlar, sendikal süreçlerin şeffaflığı için bağımsız denetim mekanizmalarının kurulması ve Sendikalar Kanunu’nun yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.
Kocaeli’de sanayinin önemli merkezlerinden biri olan Tezcan Galvaniz ve Bekaert fabrikalarında çalışan işçiler, Özçelik-İş sendikası genel merkezi hakkında ortaya atılan yolsuzluk iddialarını gündeme taşıdı. Sendika yönetimine yönelik belgelerle desteklenen iddiaların ardından, fabrikalarda çalışan emekçiler yaşanan süreci ve sendikaya olan güvenlerini değerlendirdi.
Sendika Temsilcilerine Yönelik Mal Varlığı İddiaları
Bekaert Kartepe fabrikasında çalışan işçiler, yolsuzluk iddialarının şaşırtıcı olmadığını ifade ederek, sendika içindeki lüks yaşam standartlarına dikkat çekti. Bir işçi, geçmiş dönemlerdeki sözleşme süreçlerinde görev alan şube başkanları ve genel sekreterlerin yanı sıra, fabrika temsilcilerinin de olağan dışı mal varlıklarına sahip olduklarını iddia etti. Söz konusu temsilcilerin, “borsadan veya miras yoluyla” elde edildiğini öne sürdükleri gayrimenkullerle zenginleştiklerini belirten işçiler, bu durumun binlerce üyesi olan ve her ay işçiden yevmiye kesintisi yapan bir sendika yapısı için kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
İşçiler, sendika yönetiminin muhafazakâr bir söylem benimsemesine rağmen, ekonomik kaynakları şeffaf bir şekilde yönetememesinden ve din üzerinden yapılan söylemlerin eylemlerle örtüşmemesinden şikayetçi. Emekçilerin zorlu çalışma koşullarıyla mücadele ettiği bir dönemde, sendika kaynaklarının suistimal edildiği algısı çalışanlar arasında büyük bir hayal kırıklığı yaratmış durumda. Bu tür durumlar, Eskişehir’de Göçmen İşçilerin Çalışma Koşulları ve Hak İhlalleri gibi farklı sektörlerde de tartışılan işçi hakları ve adalet arayışı konusunu tekrar gündeme getiriyor.
Denetim Mekanizmalarının Bağımsız Olması Çağrısı
Sendikal süreçlerde yaşanan yolsuzlukların toplumda ve işçi tabanında “normal bir durum” gibi algılanmaya başlanması, çalışanlar tarafından en büyük risk olarak görülüyor. İşçiler, sendikal yolsuzlukların sıradanlaştırılmasına karşı durarak, Sendikalar Kanunu’nun köklü bir değişim geçirmesi gerektiğini savunuyor. Özellikle denetim süreçlerinin tamamen bağımsız kurullar tarafından yürütülmesi talebi ön plana çıkıyor.
Sendika yönetimlerinin şeffaflığı ve hesap verebilirliği, sendikal mücadelenin başarısı için kritik bir unsur olarak görülüyor. Daha önce Genel Sağlık-İş 16. Yılında Sağlık Çalışanlarının Sorunlarını Açıkladı haberinde de görülebileceği üzere, farklı sektörlerdeki sendikal sorunlar, çalışanların hak arama mücadelelerini doğrudan etkiliyor. Kocaeli’deki işçiler, bağımsız denetim olmazsa sendikal hakların korunmasının imkansız hale geleceğini vurguluyor.
Çalışma Koşulları ve Toplu İş Sözleşmesi Süreçleri
Tezcan Galvaniz çalışanları ise sadece yolsuzluk iddialarına değil, aynı zamanda toplu iş sözleşmesi (TİS) süreçlerinde yaşanan aksaklıklara ve grev sonrası yaşanan işten çıkarmalara da değindi. İşçiler, bir yandan ağırlaşan çalışma koşulları ve ekonomik zorluklarla boğuşurken, diğer yandan temsil etmeleri gereken sendikanın yolsuzluk haberleriyle gündeme gelmesinin motivasyonlarını kırdığını ifade etti. Fabrika çalışanları, sendikanın temel görevinin işçinin hakkını korumak olduğunu, ancak mevcut iddiaların bu görevin tam tersi bir tablo çizdiğini belirtti.




