⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 412
🕐 Son Güncelleme: 02.11.2026 06:58
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Dolandırıcılar, TikTok ve Instagram gibi platformlarda yapay zeka kullanarak sahte karakterler ve hüzünlü yaşam hikayeleri oluşturuyor.
- Kullanıcıların duygularını sömüren bu yöntemle, “el emeği ürün” adı altında sahte satışlar yapılarak güven kazanılıyor.
- Uzmanlar; sahte ürün, teslim edilmeyen sipariş ve veri hırsızlığı olmak üzere üç temel risk konusunda uyarıyor.
Sosyal medya platformlarında kullanıcıların duygularını istismar ederek maddi kazanç sağlamayı hedefleyen yeni bir dolandırıcılık dalgası yayılıyor. TikTok, Instagram ve Facebook gibi mecralarda, “el emeği ürün” sattığını iddia eden hesaplar, yapay zeka teknolojisini kullanarak gerçekte var olmayan karakterler ve dramatik hikayeler kurguluyor. Bu yöntemle, geçim sıkıntısı çeken zanaatkarlar veya destek bekleyen girişimciler gibi görünen sahte profiller üzerinden geniş kitleler manipüle ediliyor.
Duygusal Bağ Aracılığıyla Kurulan Güven Tuzağı
ABD merkezli teknoloji incelemelerine göre, dolandırıcılar özellikle yapay zeka ile oluşturulmuş kadın figürlerini kullanarak izleyicilerin karşısına çıkıyor. Bu karakterler, gözyaşları içinde ekonomik zorluklardan bahsederek el yapımı ürünlerini satmaya çalışıyor. İzleyiciler, karşılarındaki kişinin gerçek bir üretici olduğunu sandıkları için satıcının kimliğini araştırmadan alışveriş yapma eğilimi gösteriyor. Bu durum, dijital dünyada güvenin ne kadar kolay suistimal edilebileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Gerçek hayattaki ekonomik zorluklar, örneğin Bartın’da geçim mücadelesi gibi somut ve gerçek durumlardan farklı olarak, bu videolarda tamamen yapay bir kurguyla sunuluyor.
Uzmanından Kritik Uyarı: Üç Farklı Tehlike
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Bilişim Uzmanı Osman Demircan, bu yöntemin temelinde “sosyal mühendislik” yattığını belirtiyor. Geleneksel dolandırıcılık yöntemlerinden farklı olarak artık yapay zekanın devreye girdiğini vurgulayan Demircan, sürecin nasıl işlediğini şu şekilde açıklıyor:
“Dolandırıcılar artık sadece sahte web siteleri değil, yapay zeka ile sahte insanlar da üretiyor. Önce duygulara hitap ederek güven kazanıyorlar, ardından sahte yorumlar ve beğenilerle bu güveni pekiştiriyorlar. Son aşamada ise kullanıcıyı sahte bir ödeme sayfasına yönlendiriyorlar.”
Demircan, bu süreçte kullanıcıların karşılaşabileceği üç temel tehlikeye dikkat çekiyor:
- Sahte Ürün Riski: Kullanıcılar, el emeği sanılan ürünlerin aslında seri üretim ve kalitesiz mallar olduğunu fark edemeyebiliyor.
- Teslimat Sorunu: Ödeme yapıldıktan sonra ürünün hiçbir şekilde gönderilmemesi durumuyla karşılaşılabiliyor.
- Veri Hırsızlığı: En tehlikeli aşama olan sahte ödeme sayfalarında; kredi kartı bilgileri, kişisel veriler ve hesap detayları dolandırıcıların eline geçiyor.
Siber güvenlik dünyasında reklam altyapısı üzerinden casus yazılım tehdidi gibi pek çok risk bulunurken, bu yeni yöntem doğrudan insan psikolojisini hedef alıyor. Dijital mecralardaki bu hareketlilik, ekonomi ve siyaset gündemi kadar dinamik ve takip edilmesi gereken bir güvenlik meselesi haline gelmiş durumda.




