⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 377
🕐 Son Güncelleme: 03.11.2026 08:04
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü, il genelindeki okullara cuma namazı uygulamalarını sorgulayan bir bilgi formu gönderdi.
- Veliler ve Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı, bu uygulamanın öğrencileri dini inançları üzerinden fişleme ve ayrımcılık riski taşıdığını belirterek tepki gösterdi.
- Konuyla ilgili olarak daha önce İstanbul Valiliği’nin mescit oluşturulması yönündeki genelgesi ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın güvenlik gerekçeli açıklamaları gündeme geldi.
Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından il genelindeki tüm okullara gönderilen “Okullarda Cuma Namazı Kılınma Durumu Bilgi Formu”, eğitim camiasında ve veliler arasında geniş çaplı bir tartışmanın fitilini ateşledi. Müdürlük tarafından iletilen formda; cuma namazının okul bünyesinde kılınıp kılınmadığı, kılınıyorsa nerede ve hangi tarihten itibaren yapıldığı, eğer kılınmıyorsa bunun gerekçelerinin neler olduğu gibi sorular yer alıyor. Toplanan verilerin ilçeler üzerinden birleştirilerek il müdürlüğüne raporlanması talep ediliyor.
Veliler ve Eğitim Sendikalarından “Fişleme” İtirazı
Söz konusu uygulama, okullardaki eğitim kalitesi, temizlik, güvenlik ve beslenme gibi temel sorunların gölgesinde kalması nedeniyle yoğun eleştiriler alıyor. Birçok veli, çocukların ibadet durumlarının kayıt altına alınmasının bir tür “fişleme” olduğunu ve bu durumun eğitim ortamında ayrımcılığa yol açabileceğini savunuyor. Günün özeti gelişmelerini takip eden vatandaşlar, okul yönetimlerinin önceliklerinin çocukların temel ihtiyaçları olması gerektiğini vurguluyor.
Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, okul yöneticilerinin dini faaliyetlerin hesabını istemesinin hukuki dayanağını sorguladı. Rona, eğitim sistemindeki eksikliklere dikkat çekerek, “Bir eğitim yöneticisinin öncelikli gündemi cuma namazının nerede kılındığı değil; okullardaki temizlik, güvenlik, öğretmen açığı ve beslenme sorunları olmalıdır,” ifadelerini kullandı. Rona ayrıca, Anayasa’nın 42. maddesine atıfta bulunarak, eğitimin çağdaş bilim esaslarına ve Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini hatırlattı.
Laiklik ve Eşitlik Vurgusu
Eğitim sendikaları, laikliğin sadece anayasal bir metin değil, farklı inançlara sahip veya hiçbir inanca sahip olmayan tüm çocukların eşit koşullarda eğitim görmesini sağlayan bir güvence olduğunu belirtiyor. Bu tür veri toplama süreçlerinin, okul iklimini bozabileceği ve öğrencilerin inançları üzerinden kategorize edilmesine neden olabileceği endişesi dile getiriliyor. Eğitimciler, hukuki süreçlerin ve mevzuat güncellemelerinin yakından takip edilmesi gerektiğini belirterek, eğitimin dini temelli takip mekanizmalarına dönüştürülmemesi çağrısında bulunuyor.
İstanbul Örneği ve Bakanlık Açıklamaları
Tartışmaların odağındaki bu durum, İstanbul’da geçtiğimiz dönemde yaşanan benzer süreçleri de akıllara getiriyor. İstanbul Valiliği tarafından tüm okullarda mescit oluşturulması yönünde gönderilen genelge, Meclis gündemine de taşınmıştı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, daha önceki açıklamalarında, öğrencilerin cuma namazı için okul dışına çıkmalarının güvenlik riski oluşturduğunu, bu riskin önlenmesi amacıyla mescit imkanlarının değerlendirildiğini ifade etmişti.




